(16) Görevden alın!

ŞİLE’DE ARIZALI BOTLA ÖLÜM BELGELENDİ
 
İstanbul Şile’de 4 Aralık’ta batan Rus gemisinin mürettebatını kurtarmak için “işten atılmakla” tehdit edilerek zorla göreve gönderilen kurtarma ekibinin kullandığı botun, arızalı olduğu ortaya çıktı.
 
Cumhuriyet’in haberine göre, Kaptan Cemil Özben, Çarkçıbaşı Mehmet Genç ve Yağcı Turgay Sarıboğa ile balıkçı Mümin Akgün’ün hayatına mal olan botun otomatik pilotu arızalıydı. Kazadan bir gün önce “KEGM-7 botunun emergency akü grubunun ömrünü tamamladığı ve acil olarak değiştirilmesi” rapor edilmiştu. Yine 26 Kasım’da da botun kaptanlarından Serkan Dinç haftalık kontrollerini yapmış, botun otomatik pilot mekanizmasının çalışmadığını tespit etmiş, arızayı tuttuğu raporla Kıyı Emniyetine bildirmişti. Öte yandan ölen denizcilerin ailelerinin “tehditle göreve çıkartıldılar” iddialarının da doğru olduğu ortaya çıktı.
 
O gün bottan kayalıklara atlayarak hayatta kalan Ahmet Kasarcı, kazadan sonra verdiği ifadesinde, botun motoru durduktan sonra Kaptan Cemil Özben’in bir kişiyi telefonla arayarak, “Makine kaput. ‘İş akdinizi feshedeceğim’ demiştiniz. Şimdi biz ölüyoruz, ne biliyorsanız yapın!” dediğini söyledi.
 
‘AÇIKÇA CİNAYET’
 
Gazetemize konuşan İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi Üyesi ve Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şube Yöneticisi Zafer Güzey, “Bot arızalı olduğu halde göreve çıkartıldıysa botun batması açıkça bir iş cinayetidir” dedi. Kazada botun arızalı olmasının nasıl bir rol oynadığının araştırılması için bilirkişi heyeti oluşturulması gerektiğinin de altını çizen Güzey, “Bunun bir iş cinayeti olduğunu göz önünde bulundurularak, görev dağılımını yapan, bot arızalı olduğu halde gerekli önlemleri almayan kişiler görevden alınmalı. Çünkü bu kişiler görevde olduğu sürece bu belgeleri değiştirme şansları olacak. O yüzden delilleri karatma şüphesi göz önünde bulundurularak görevden uzaklaştırılmaları gerekir” diye konuştu.
 
SORUŞTURMANIN SEYRİ DEĞİŞMELİ

Olayın Hukuki boyutunu gazetemize değerlendiren Avukat Devrim Avcı, botun arızalı olduğuna dair rapor varken Kıyı Emniyeti’nin botu göreve  göndermesinin açıkça ihmal olduğunu söyleyerek, belgelerin hem soruşturmayı hem de açılacak davayı önemli oranda etkileyeceğini dile getirdi. İhmalde sorumluluğu olan herkesin görevden alınması ve yürütülen soruşturmanın ağır yaptırımlarının olması gerektiğini söyleyen Avcı, “Çünkü burada işçi sağlığı tedbirlerinden bahsetmek mümkün değil. Normal şartlarda İş Kanununa göre işçi sorunu bildirir ama işveren önlem almıyorsa işçinin çalışmama hakkı vardır.  Önlem alınmadığı gibi zorla gönderildiklerini görüyoruz. Böyle bir durumda daha ceza soruşturmasının daha ağır yaptırımlarının olması gerekir” dedi.
 
ARIZA OLMASA DA KAZA OLURDU

Deniz Çalışanları Dayanışma Derneği (DADDER) Genel Başkanı Vural Çağrıcı da, ihmalin faturasının yine maaşlı çalışanlara çıkarılacağını vurguladı. Kıyı Emniyetinde koordinasyon ve amatörlük sorununun  olduğunu belirten Vural Çağrıcı, “Botun arızalı olmadığını varsayalım, o fırtınada denizden adam kurtarmaya gidiyorsunuz. Bu da 52 yaşındaki bir kaptanın işi değil. Bu iş için eğitimli, donanımlı, ekiplerin gönderilmesi lazım. Kaptan Cemil Özben’in tepesinde dolaşan helikopter varken neden bot gönderiyorsunuz? Adam 10 metrede boğuldu bir şey yapamadınız! 10 mil ötede samanlıkta iğne arar gibi botla insan mı kurtaracaksınız?” sözleriyle tepki gösterdi. Çağrıcı, kazadaki sorumluluğun doğrudan devlete ait olduğunun da altını çizdi.