İş cinayetleri, taşeronlaştırma ve sendikalı işçilerin işten atılmasıyla gündem olan Samsun’da, işçiler sorunların çözümü için kurultayda bir araya geldi. Birlik ve mücadele çağrısı yapılan kurultayda, işçilerin siyasete de müdahale etmesi gerektiği vurgulandı.
Belediye-İş Sendikası toplantı salonunda gerçekleştirilen kurultaya başta Eti Bakır ve BAT Sigara Fabrikası olmak üzere değişik işkollarından ve fabrikalardan 60’ın üzerinde işçi katıldı. Divanın oluşturulmasının ardından açılış konuşmasını, Kurultay Düzenleme Komitesi Üyesi ve BAT işçisi Hasan Hüseyin Yılan yaptı. Ülkeyi yönetenlerin emekçilere yönelik saldırılarının, iş cinayetlerinin ve hak gasplarının arttığı bir dönemde kurultay düzenlediklerini dile getiren Yılan, işçi ve emekçilerin örgütsüzlüğü nedeniyle saldırıların arkasının kesilmediğini belirtti. İşçilerin aydınlatılması, birleştirilmesi ve saldırılara karşı koyulmasına hizmet etmesi için kurultayı düzenlediklerini ifade eden Yılan, kurultayın verecekleri mücadele için başlangıç olacağını vurguladı.
YARIN NE YAPACAĞIMIZI BİLMELİYİZ
Bir turizm firmasında çalışan Mustafa Erkenet, yıllarca sendikalı ve sendikasız pek çok işyerinde çalıştığını dile getirdi. “Birileri yıllardır bizim adımıza konuştu” diyen Erkenet, bu “birilerinin” kendilerini 774 liraya mahkum ettiğini ifade etti. Yasaların patronlardan yana olduğunu, Meclis’in de patronlar için yasa çıkarmakla meşgul olduğunu söyleyen Erkenet, işçilerin, kendilerini sömürenlere karşı ortak duruş sergilemesi gerektiğine işaret etti. Erkenet şöyle devam etti: “Bizler yarın işimize gittiğimizde acaba kapı dışına konacak mıyız diye korku içindeyiz. Artık konuşmalıyız. Üzerimizdeki ölü toprağını atmalıyız. Ya köle gibi çalışmaya, ölmeye mahkum olacağız, ya da insanca bir yaşam için birlikte hareket edeceğiz.”
Erkenet, ENKA’da çalıştığı dönemde yaşadığı deneyimi aktardı: “Ücretlerimiz ödenmeyince işçi komitelerini oluşturduk. Birliğimizi sağladık ve haklarımızı aldık. Kurultaydan çıktıktan sonra yarın ne yapacağımızı bilmeliyiz. Daha büyük birliktelikler yaratmalıyız.”
Tevfik Özpak ise “Bizler bu toplantıdan çıktıktan sonra burada konuşulanları etrafımıza anlatabilirsek amacımıza yaklaşmış oluruz” diye konuştu. Şu anda işsiz olduğunu dile getiren İsmet Uysal da halka, işçilere durum anlatıldığında birliğin sağlanabileceğini dile getirdi.
BİRLİK ÇAĞRISI
Eski market işçisi Savaş Çankaya, son gittiği iş görüşmesinde yaşadıklarını aktardı: “Patron, 14 saat çalışma olduğunu, sigorta, bir öğün yemek hakkımın olduğunu söyledi. Ben ‘14 saatte 1 öğün yemek az değil mi?’ deyince, patron ‘Ben 1 öğünle ayakta duruyorum sen de durursun’ dedi.” Samsun’da birden çok market olduğunu ve patronların birbiriyle rekabet halinde olduğu halde dernek çatısı altında toplanarak güçlerini birleştirdiklerini kaydeden Çankaya, “Bizlerin neden bir çatısı yok, neden birleşemiyoruz? Neden Türk, Kürt, Sünni, Şii, köylü, kentli diye bölünüyoruz? Artık bizim de bir çatımız olsun” çağrısında bulundu.
İnşaat işçisi Mustafa Tacer, inşaat sektörünün en örgütsüz alan olduğu söyledi. Tacer, “Bir ara inşaat işçileri birlik olabilir miyiz diye kendi aramızda tartıştık ama iki kişi biri birine sırtını dönemiyor. Aramızda rekabet çok, işlerde süreklilik yok” dedi. Samsun Büyükşehir Belediyesi İşçisi Mustafa Aydın ise yaşananlar nedeniyle sendikacıları eleştirdi. Yıllar önce Türk-İş’in Turgut Özal’a taviz verdiğini hatırlatan Aydın, “Ondan sonra ne Bakırımız kaldı, ne Azotumuz kaldı, ne TEKEL’imiz kaldı, hepsi özelleştirildi satıldı. İşçi de kalmadı. Ben bir işçi olarak patronlara, devlete taviz veren bir sendikacıyı ne ilimizde ne de merkezde istemiyorum” dedi.
YAPMALIYIZ, YAPMAK ZORUNDAYIZ
Kurultayın düzenlenmesinde işyerinden işçi arkadaşlarıyla birlikte görev aldığını dile getiren BAT İşyeri Baştemsilcisi Hüsamettin Ünal, fabrikada Tek Gıda-İş yöneticileriyle birlikte faaliyet yürüttüklerini, kimi eksiklikler olsa da yaşanan sorunlara işçilerle birlikte çözüm getirmeye çabaladıklarını dile getirdi.
Fabrikada farklı statülerde ve farklı ücretlerle çalışan işçilerin olduğunu anlatan Ünal, “İşyerimizde kendi aramızda yaptığımız sohbetlerde işçiler şirketin öz evladı, üvey evladı, piç evladı diye parçalanmış durumda. Bizler tüm işçileri birleştirmek için elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Bizler sadece BAT işçilerini değil, değişik iş yerlerindeki işçileri bir araya getirerek birleştirmeyi başarabiliriz. Bunu biz yapacağız, yapmak zorundayız. Biz bu kurultayı yaparak büyük bir iş başardık, bunu biraz daha yukarı çıkarmak için çaba göstermeliyiz”diye konuştu.
BAT’ta taşeron firmadan mahkeme yoluyla kadroya geçen bir işçi yaşadıklarını anlattı: “Asıl firmaya geçince sendikalı olduk. Bizler asıl firmadaki işçilerle aynı işi yaptığımız için ücretlerimizin yükseltilmesini istedik. Patron bize o ücreti diğer işçilerden kesinti yaparak verebileceğini söyledi ve bizleri karşı karşıya getirdi. Bundan dolayı aramıza ikilik girmiş oldu” dedi.
İKTİDARI DA KANUNLARI DA BİZ BELİRLERİZ
BELEDİYE-İŞ Samsun Şube Başkanı İlyas Yiğit, işçi sınıfının en önemli sorununun örgütlenme olduğunu belirterek “Sendikalaştıkları için işten atılan ve 2 yıldır işe geri dönmek ve sendikalarını kabul ettirmek için Gazi Devlet Hastanesi önünde kurdukları çadırda direnişlerini sürdüren sağlık işçileri aramızda, yine sendikaya üye oldukları için işten atılan ve 196 gündür işe geri dönmek için mücadele eden Eti-Bakır işçilerinin mücadelesi var.
Ayrıca TEKEL’in özelleşmesi sonucu fabrikayı satın alan BAT sigara şirketi ve taşeron şirketlerde mücadele eden sigara işçileri aramızda. 4-5 yıl önce Belediye-İş kolunda taşeron şirketlere karşı binlerce işçinin vermiş olduğu mücadeleler dün gibi hafızamızda.
Çarşamba Belediyesinde 126 işçi işten atıldı ve 3.5 trilyon lira tazminat ödenerek işçiler işe geri alınmadı. Oysa işçilere 10 yılda ödenecek toplam para bu ödenen tazminata eşit, ancak amaç sendikalı işçiyi çalıştırmamak. Mücadele ettik, hukuksal olarak mücadeleyi kazandık ama işimize geri dönemedik. Buradan da anlaşılıyor ki, sadece mahkemeyi kazanmak yetmiyor” diye konuştu.
Şu an var olan partilerin hiçbirinin özelleştirmeye karşı olmadığını anlatan Yiğit, Türkiye’de 11 milyon işçi olduğunu, eşleriyle birlikte bu rakamın 22 milyona çıktığını dile getirerek, “Bu kadar insan kendini savunan partiye oy verirse bu iş biter” dedi. Belediye-İş Samsun Şube Başkanı İlyas Yiğit, işçi ve emekçilerin birleşmesi halinde iktidarı da, kanunları da kendilerinin belirleyeceğine dikkat çekti.
SİYASETTE ETKİLİ OLUNMALI
Nakif Yılmaz (Tes-İş Şube Başkanı ve Türk-İş İl Temsilcisi): İşin içinde siyaset var, mahkemeyi kazanıyorsunuz işe geri dönemiyorsunuz. Demek ki siyasette de etkili olmak zorundayız. Bildiğiniz gibi TEDAŞ özelleştirildi ve Çalık Grubu’na satıldı. Burada patron sendikaya karşı işçiye diyor ki ‘Sendikalı olursan seni işten atarım, Saathane Meydanı’nda işe girecek işçi çok.’ Birlik burada lazım. Burada işçi sendikalı olurken işten atıldığında tüm işçiler işi bırakmalı, onun yerine Saathane’den de işçi gelmemeli. Kendimizi de eleştirmeliyiz. Sendikacılık hangi düzeye gelmiş bunları tartışmalıyız.
Yüksel Arslan (Dev-Sağlık-İş Samsun Temsilcisi): Taşeron çalışma kuralsız bir çalışmadır. İşçiye kaybettiren, patrona kazandıran bir sistemdir. Sendika olarak “Eşit işe eşit ücret” talebiyle yola çıktık ve mücadelemizi sürdürüyoruz. Bizler işimize geri dönmek ve sendikalı olmak için son çare olarak direnmeyi seçtik. Ezen ve ezilenin olmadığı bir dünyayı yaratmak da işçilerin birliğinden geçmektedir.
KARARLAR
* Son dönemlerde Samsun iş kazalarının arttığı bir ildir. Bu nedenle iş yerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği raporlarının hazırlanması. 19 Mayıs Üniversitesi’nde araştırma yapan akademisyenlerle söyleşiler düzenlenmesini sağlamak.
* İşyerlerinde ambulans ve diğer sağlık önlemlerinin alınması için mücadele edilmesi.
* Taşeron çalışmaya karşı bilinçlendirme yapılması ve taşeron sisteminin kaldırılması için mücadele edilmesi.
* Sendikaların çağrısıyla daha geniş katılımlı bir işçi kurultayının düzenlenmesi için çalışmaların başlatılması.
* İnşaat işçilerine dernek veya sendikada örgütlenme çağrısı yapılması.
* Kurultay sonuç bildirgesinin geniş işçi kesimine dağıtılması.
* İşçilerin haklarını anlatan broşür hazırlanması ve işçilere dağıtılması.
* Direnişte olan işçilere destek ziyaretleri yapılması.