İzmir’de belediye işçileri Ege Sanati Ticaret Odası önüne tabut bıraktı. 150 kişinin katıldığı eylemde işçiler, Kozlu’da meydana gelen iş kazasını protesto etti.
Yapılan basın açıklamasında işçiler, yaşanan işçi cinayetlerinin sorumlusunun AKP hükümeti ve patronlar olduğunu söyledi. Daha Kozlu’daki iş cinayetinin dumanları tütereken, Fındıklı’da Ali Kemal Kulaber isimli işçinin hayatını iş makinesinin altında kalarak hayatını kaybettiğini, Bursa ‘da bir krom işletmesinde çalışan işçi Mehmet Işık’ın gece vardiyası sırasında işyerinde kafasına taş düşmesi sonucu hayatını kaybettiğini, bunlardan önce de İzmir’de Konak Tünelleri’nde çalışırken toprak göçüğü altında kalan Vahdettin Cengiz’in yaşamını yitirdiğini söyledi.
İşçiler, iş yaşamında son yıllarda artan taşeronlaştırma uygulamalarının, güvencesiz-sendikasız çalışma dayatmaları nedeniyle iş kazalarında ve ölümlerde büyük bir artış gözlendiğini hatırlattı.
İşçiler basın açıklamasında AKP’yi ve sermayeyi eleştirerek şöyle konuştu:
Sermayenin geleneksel kar odaklı çalışma anlayışı nedeniyle özellikle iş güvenliği konusu her zaman askıya alınmakta ve “maliyet artışı” gerekçesiyle gerekli tedbirler asla alınmamaktadır. Madenlerde özellikle taşeronlaşma nedeniyle yoğun kaza ve ölümlerin yaşandığı bilinmektedir. Çalışma ve Enerji Bakanlıkları ile TTK, madenlerdeki taşeronlaştırma uygulamalarını teşvik ederek ve iş güvenliği önlemlerinin yetersizlikleri ortada olmasına rağmen ocaklarda üretimleri durdurmayarak bu cinayete davetiye çıkarmışlardır. AKP hükümeti bu iş cinayetlerinden birinci derecede sorumludur. İşçi hayatının bu kadar ucuz olduğu çalışma yaşamında işçi sağlığı ve güvenliği alanında çıkarılan kanunların, yönetmeliklerin bu haliyle hiçbir sorunu çözemeyeceği de açıktır. Mevcut yasalar dahi uygulanmamaktadır. Çalışma Bakanlığı’nca yürürlüğe sokulan İSG kanununda iş güvenliği çalışmalarını uygulamakla ve denetlemekle yükümlü uzmanlar, bu tür kazaların birinci derecede sorumlusu haline getirilirken, işverenler kollanmaktadır. Ayrıca işletmelerde çalışan uzmanlar maaşlarını işverenden almak zorunda bırakılmakta ve bu, işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin uygulanmaması halinde uzmanların işverenleri şikâyet etmesi ve üretimi durdurmasının önünde büyük bir engel teşkil etmektedir. AKP hükümetinin işçi sınıfına dönük saldırıları artarak sürmektedir ve işçi hayatı bu dönemde hiç olmadığı kadar ucuzlamıştır. İşçiler taşeronla çalışmaya mecbur bırakılmakta ve işverenlerin daha fazla kar hırsı nedeniyle yaşamlarını yitirmektedirler. AKP hükümeti döneminde artan bu saldırganlığa ve ölümlere karşı bir kez daha haykırıyoruz: Patronların hükümetine karşı işçi sınıfının yanında olacağız. Biz işçiler cinayetlere sessiz kalmayacak ve hesap soracağız.”