Yasal zorunluluklara rağmen, yıllık kontrol ve denetimleri yapılmayan çok sayıda asansör, ne yazık ki kullanıcılar için tehlike saçmaya devam ediyor. Geçtiğimiz aylarda başkent Ankara’da ve ülkemizin çeşitli yerlerinde gerçekleşen asansör kazalarında, çok sayıda vatandaşımız yaralanmış ve yaşamını yitirmiştir.
Oysa bilindiği üzere "Asansör Bakım ve İşletme Yönetmeliği" hükümlerine göre; bina yöneticileri, kullanıcıların can ve mal güvenliğinin sağlanması amacı ile yılda en az bir kere asansörlerin kontrolünü yaptırmaktan sorumludur. Yine aynı yönetmelikte ilgili idareler, sınırları içerisindeki her asansörün, 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren yılda bir kez A tipi Muayene Kuruluşu tarafından kontrol edilmesini sağlamaktan ve yıllık kontrolünün yapılıp yapılmadığını denetlemekten sorumlu kılınmıştır. Ancak ülkemizin kronik sorunu “kamusal denetim eksikliği” sebebiyle, asansör kazalarının önüne bir türlü geçilememektedir.
Asansör Bakım ve İşletme Yönetmeliği kapsamındaki yıllık kontrollerin, kamusal denetim anlayışıyla, tekniğine uygun olarak, uzman makina mühendisleri tarafından yapılması ve bina sorumlularının asansörler konusundaki yükümlülükleri hakkında bilinçlendirilmesi, kazaların önüne geçebilmesinde oldukça önemlidir. Şubemiz yetkilileri, her yıl düzenli olarak Ankara’daki tüm İlçe Belediyelerini ziyaret etmekte, duyarlı davranan belediyelerle, halka
açık bilgilendirme toplantıları gerçekleştirmenin yanı sıra, “asansör denetim protokolleri” imzalamaktadır.
ASANSÖRLERİN YÜZDE 80’İ KUSURLU
Bu kapsamda 2012 yılında Ankara’da, A tipi Muayene Kuruluşu olan Odamızla protokol yapan belediyelerin sınırları içinde, 6990 asansörü denetimden geçirmiş bulunuyoruz. Deneyimli kontrol mühendislerimiz tarafından denetlenen asansörler, 24 ana başlık altında 124 alt başlıkta kontrol edilmiş, büyük çoğunluğunda; imalat, montaj, yetersiz bakım ve işletmeden kaynaklanan önemli eksiklikler tespit edilmiştir.
Başkentte denetim yaptığımız asansörlerden 5200 adedi hataların giderilmesine kadar kullanılması sakıncalıdır anlamına gelen "Kırmızı Etiket," 220 adedi eksik ve hataların ivedilikle giderilmesi gerektiği anlamına gelen "Sarı Etiket," 1570 adedi ise kullanılmasında teknik ve güvenlik açısından sakınca bulunmadığını belirten "Yeşil Etiket" almış bulunmaktadır. Yaklaşık 50 bin asansörün var olduğu bilinen başkente yönelik bu tablo; asansörlerdeki denetimsizlikte Türkiye ortalamasının tahmini/takribi oranlarına ilişkin önemli bir veri sunmaktadır. Özetle ülkemizdeki asansörlerin büyük bölümü denetlenmiyor, denetlenebilen asansörlerinde yüzde 80’i kusurlu ve kullanılması tehlike içeriyor.
MESLEK ODALARI DENETİM SÜRECİNDE ETKİN KILINMALI
TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI, Anayasa' nın 135. maddesinde tanımlanan 66 ve 85 sayılı KHK ve 7303 sayılı yasa ile değişik 6235 sayılı yasaya göre kurulmuş kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur.
Güvenli, sağlıklı, çağdaş, planlı yapı ve kentlerin oluşumunda olduğu gibi asansör sistemlerinin de bilimsel, teknik proje ve uygulamalara gereksinimi vardır. Ülkemizde bina asansörlerinin avan ve uygulama projelerine uygun olarak yapılmasını denetleme ve yapı kullanım izinlerini verme yetkisi, yapı denetim kuruluşlarına, yerel yönetimlere ve mücavir alan sınırları dışında valiliklere verilmiştir. Ancak ülkemizde çok sayıda iskânsız bina bulunmakta ve bu binaların asansör denetimleri yapılamamaktadır. Bu durum, birçok binada can ve mal güvenliği açısından risk taşıyan asansörlerin çalışması anlamına gelmektedir. Bu tür risk taşıyan çok sayıda önemli kamu kurumu binası bulunduğu da göz ardı edilmemelidir.
Ayrıca yasal boşluklar nedeniyle yerel yönetimler, yetkili mühendis istihdamı yapmadan dahi asansörlere ilk ruhsat verebilmektedir. Bu süreçlerde meslek odaları dışlanmakta, Odalarımız yapılan protokoller çerçevesinde, ancak ruhsatlandırma süreçlerinde devreye girebilmektedir. Bu nedenlerden dolayı, bütünlüklü bir denetim yapılamamakta ve bunun bedeli asansör kazaları ile ödenmektedir. Asansörlerin bilimsel teknik esaslara göre “aylık ve yıllık periyodik kontrollerinin” düzenli olarak yaptırılıp denetlenmesini sağlamak amacıyla; yerel-merkezi yönetimler, üniversiteler ve meslek odalarının koordineli çalışabilmesini sağlayacak yeni yasal düzenlenmeler yapılması şarttır. Bu kapsamda birçok sorun ve eksiklikleri olan “İmar Yasası” ve “Yapı Denetim Yasası” mutlaka yeniden düzenlenmelidir.
Herkesi üzen asansör kazalarının bir daha yaşanmaması için kaderci yaklaşımlardan vazgeçilmesi ve “kamusal denetim”in işletilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatarak, tüm kamuoyunu duyarlı davranmaya ve vatandaşlarımızı, bulundukları mekânlarda kullanılan asansörlerin denetimlerinin yaptırılması konusunda takipçi olmaya davet ediyoruz.