Biz mücadele deriz!

13 yaşında başını pres makinasına kaptıran Ahmet Yıldız’ın anısına!

Biz 13 yaşındayız! 13 yaşında ortaokul 7. sınıf öğrencisiyiz. Anne ve babamız işçidir, emekçidir. Patronların kasaları dolarken saatlerce çalışırlar! Akşamları görürüz anca yüzlerini…Yine de yetmez masraflara çalıştıkları…

Öğreniriz ki bu sistemde alınteriyle kazanılan para yetmez… 7. sınıfta okuyan biri olarak işe gireriz. Yasalarla sağlanmıştır bu hak bize. Adına “staj” bile denir. Haftalık 100 liraya, üstümüzde ADANALI yazan kazağımızla iş, okul ve ev yollarını arşınlarız. Yine de 13 yaşında olduğumuz için olsa gerek hayat güzeldir.

Neşelidir!

İlk zılgıtlarla hırpalanır neşemiz işyerinde. Yoruluruz. Küçüklükten proleterleşir bedenlerimiz. Ve haftalık 100 liraya kiralanan bedenlerimiz okumak için makinalarla haşır neşir olur. Belki de ilk yalanları öğreniriz. Çay getir götür derken makina başına geçiriliriz.

Aklımızda okul, aklımızda kitap, aklımızda oyunlar, aklımızda arkadaşlarımız, aklımızda hafta sonu ve verilecek 100 lira ve önümüzde makina!

Öğretilenler kaynar kafamızda. Şaşırırız.
Aklımızdakilerle birlikte bedenimizi de kaptırırız makinaya. Bir plastik fabrikasında başımızı kaptırırız pres makinasına!

Ve ölürüz! Yalanlar sürer. Ölü bedenimizi hastaneye götüren patron, “Plakasını alamadığımız bir araba çarptı” der.

Aklımızda oyunlar, aklımızda arkadaşlar, aklımızda haftalık 100 lira bırakırız bayrağı yaşayanlara!

Biz artık 13 yaşında çocuk değilizdir. Biz artık 13, 15, 17, 20, 21 yaşındayızdır. Biz binlerce, milyonlarca proleter gencizdir. Öğrenci gençlik, liseli gençlik!

Tek bir vücut olacağımız, ücretli kölelik düzenine demir bir balyoz gibi sosyalizmin yumruğunu indireceğimiz günleri özlemleriz!

Aklımızda özgürlük, aklımızda sınıfların ve sömürünün ortadan kalktığı bir dünya! Aklımızda sosyalizm. Bekleriz! Sokakları dolduracağımız, yoldaşlarla kucaklaşacağımız günleri!

Biz mücadele deriz!

Öğrenci Birliği