(7) Boğaziçi Eğitim ve Danışmanlık Firması’na Yanıt

“İşten Çıkartma Stratejileri” eğitiminin düzenleyicisi Boğaziçi Eğitim ve Danışmanlık, işten çıkartma eğitimine yönelik protesto çağrıları üzerine bir açıklama yaptı. Firmanın açıklamasını ve yanıtımızı aşağıda bulabilirsiniz.

Önemli Not:

Seminerimiz işverenlere çalışanlarını işten çıkarmaları gerekliliğini değil, aşağıda detaylı kapsam özetinde de görüleceği üzere insan kaynakları yöneticilerine, işe personel alımları, departman atamaları, kadro transferleri, istifalar, emeklilikler v.b. Gibi çalışma hayatının doğal bir süreci olan, olası işten çıkış süreçlerinde izlenmesi gereken hukuksal, yönetimsel, etik, psikolojik, insani, hakkaniyet (hakkaniyet= hak yememek ve aynı paralelde hak yedirmemek) kurallarının gerekliliğini içermektedir.

Maalesef kapsam bazı taraflı basın kuruluşlarınca çarpıtılmakta ve işçi nasıl atılır ibaresiyle yayınlandığı yönünde kara mizahi yalan haberler çıkmaktadır. Nasıl “çevre” konulu bir sempozyumda çevre kirliliğini artırma yolları’nı, “insan hakları” konulu bir konferansta insan haklarını hiçe sayma pratikleri’ni dinlemiyorsak, programımızda da iş hayatının doğal bir süreci olan iş ilişkilerinin sonlanması sürecinde izlenmesi gereken etik kuralları ve hukuksal kriterleri konunun uzmanları ile paylaşmak istedik. Programımıza da özellikle konuşmacı olarak işverenleri davet etmedik. Davet ettiğimiz konuşmacılar iş hukuku konusunda uzmanlar, akademisyenler ve bürokratlarla, davranış bilimciler ile yönetim danışmanları oldu. Ancak yine aynı basın çevrelerince nedenini tahmin etmenin güç olduğu şekliyle eleştirildik.. Çarpıtılan bu tarz spekülatif haberleri esefle kınıyor ve “iyi ki “İş Hayatında Mobbing” konulu bir seminer planlamamışız, kimbilir seminerde konuşulacaklar hakkında ilgili acemi basın temsilcileri neler tahmin edeceklerdi” esprisiyle gülüyoruz. Ayrıca Arapça kökenli “Fesih” kelimesini kullanmak yerine, güzel Türkçe’mizdeki karşılığı olan “İşten Çıkış” ismini kullanmak istememizin de “nedense” yine aynı basın çevrelerince eleştirilmesi de ayrı bir ironi olarak hatıralarımızda yer alacaktır.

Benzer konularda yirmi yıla yakın bir süredir kurumumuzca çeşitli dönemlerde “işe alım ve personel seçimi”, “çalışma hayatında yeni düzenlemeler ve işletmelere etkisi”, “ücret yönetimi”, “çalışan bağlılığı ve motivasyon” konularında da seminerler ve konferanslar yapılmaktadır. Yapılan hiç bir konferans ya da seminerde davet ettiğimiz konuşmacılarımız çağdaş insan kaynakları yönetiminin gerektirdiği bilgi, strateji ve uygulama deneyimlerinin dışında bir konuşma yapamazlar.”

Etkinlik İddia Edildiği Kadar Meşru ise Kamu Görevlileri Niye Çekildi?

Etkinliği düzenleyenler işleri gereği işverenlerin taleplerine odaklandıkları için bir anlamda körleşmişler, düzenledikleri etkinliğin meşru olmadığının farkında değiller. Bürokratlar ise sadece işverenlerle değil, sendikalar ve işçi dinamikleri ile de temas ettikleri için etkinliğin savunulacak bir yanının olmadığının farkında. Panelistler arasında yer alan ve protesto çağrıları üzerine ismi listeden kaldırılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Genel Müdürü Ali Kemal Sayın’ın Evrensel gazetesi muhabirine söyledikleri ortada: “Ben başlığın düzeltilmesini istedim. Bu başlık altında bakanlık olarak böyle bir toplantıya katılmayacağımızı kendilerine ilettim. Bu durum bizi rahatsız eder.”

Sorun şu ki, firma yetkilileri bu durumu idrak edebilmiş değil ve inatla düzenledikleri etkinliği savunmaya devam ediyor.

Mobbing Paneli Benzetmesi Üzerine

“İş Hayatında Mobbing” adlı bir etkinlik düzenlemekle “İnsan Kaynaklarında İşten Çıkartma Stratejileri” adlı bir etkinlik düzenlemek aynı şey değil. Kaldıki panelin başlığı ne olursa olsun alt başlıkları arasında “Etkin İşten Çıkartma” olan bir panel protesto edilmeyi hak eder. Firmanın diğer etkinliklerini değil de bu etkinliği protesto etme nedenimiz, kullanılan dilin aymazlığı. Bu ülkede insanların; “yeni bir iş bulma” vaadiyle, “referans vermem”, “siciline işletirim” korkutması ile nasıl hukuk dışı yöntemlerle işten çıkartıldıklarını biliyoruz. Kendi sektörümüzde her gün bunun onlarca örneğini yaşıyoruz. Hal böyleyken birilerinin çıkıp açık açık “İnsan Kaynaklarında İşten Çıkartma Stratejileri” adlı bir paneli yapmasına seyirci kalamayız.

Fesih ve İşten Çıkartma Aynı Anlama Gelmez

“Fesih” ile “işten çıkarma” aynı anlama gelmiyor. Fesih bir sözleşmenin ileriye dönük sona erdirilmesi anlamı taşıyor. Dolayısıyla sadece işveren değil, işçi de sözleşmeyi feshedebilir. İşten çıkartma ise işverenin işçiyi işten çıkartması anlamına geliyor. Ayrıca etkinliğin başlığındaki “İşten Çıkarma” kavramını protesto eden, “Fesih” kavramını ise kabul edilebilir bulan bir kurum da yok ortada.

Danışmanlık ve eğitim firması adı altında etkinlik düzenleyip, etkinliğe dair en temel kavramları yanlış kullanan bir polemik metni üretmek, girişimci ruh bu olsa gerek.

Sonuç Olarak

Firma, emekten yana haber yapan özgür basının mesleki yeterliliğini sorgulatmaya çalışırken, kendi mesleki yeterliliğini ele veren, ne biçim ne de içerik olarak bir danışmanlık firmasından beklenmeyecek kadar kötü bir metin üretmiş. Firmanın özgün Türkçesiyle ifade edecek olursak “kara mizahi” bir durum oluşmuş.

27.04.2013′te Maslak’ta görüşmek üzere…