'Meslek hastalıklarını görmeme politikası uygulanıyor'

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi üyesi Aslı Odman, dünyadaki işçi ölümlerinin büyük kısmının iş kazalarından çok meslek hastalıklarından dolayı yaşandığını belirterek, Türkiye'de meslek hastalıklarına karşı aktif görmeme politikasının uygulandığını söyledi.
 
Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve emekçileri tarafından düzenlen Emek Haftası etkinlikleri "İş güvenliği" başlıklı panelle devam etti. Panelde konuşan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi üyesi Aslı Odman, "beyaz yakalı", "mavi yakalı" ayrımı olmadan her sektörden çalışanların sağlığını kaybettiğini belirterek, "Sadece sigara içmek değil, olağan bir hal olan insan organizasyonu çalışma da sağlığa zararlıdır" dedi. 

'Her 15 saniyede bir işçi yaşamını yitiriyor'

"Dünyada her 15 saniyede bir insan çalışmadan kaynaklı ölüyor. Dünyada iş kazalarında ölen insan sayısı meslek hastalıklarından ölenlerden daha az. Meslek hastalıkları uzun sürede etkisini gösteriyor. Dünyadan, ani ölümlerde 400 bin, 2,5-3 milyon insan ise meslek hastalıklarından ölüyor" diyen Odman, ani ölümlerde, Tuzla Tersaneleri'nin Türkiye'de simge haline gelmiş durumda olduğunu hatırlattı. Türkiye'de bin 700 işçinin SGK kayıtlarına göre iş kazalarında yaşamını yitirdiğini bilindiğini belirten Odman, meslek hastalıklarında ölenlerin sayısının ise 10 kişi olarak gözüktüğünü ifade etti. Odman, "Görmediğimize 'yok' diyoruz. Tanısı koyulmuyor çünkü bu Türkiye'de sigorta meselesi olarak algılanıyor. Buna aslında aktif görmeme politikası diyebiliriz. AB'nin baskısı ile bu tanıların arttırılması için bazı girişimler gösteriyor, ama hala tanı konulmadığı, yokmuş gibi görüldüğü bir noktadayız" diye konuştu. 

'Türkiye'de iş yeri intiharları bireysel eğilimlerle açıklanıyor'

Ofis içi şiddet kavramının ise, Türkiye'de tamamen tanım dışı olduğunu belirten Odman, Fransa'da görülür olduğunu söyledi. Odman, "2008'den bu yana Fransız Telekom'unun büyük bir kısmı özelleştirildi. Özelleştirilmeden sonra performans sistemleri geldi. Tüm bu gelişmelerden sonra 56 tane salgın arz edecek şekilde intiharlar gözlendi. Büyük bir kısmı işyerinin merdivenlerinden kendisini attı" diyerek, Türkiye'de ise işyeri intiharı dendiğinde durumun "eşiyle anlaşamıyordu, alkolikti" gibi bireysel eğilimlerle açıklandığını belirtti. Odman, "Aslında ötekilerin meselesi olarak görülen iş güvenliği meselesinde bütün insanlığın ortaklığı var. O yüzden bu kavramların tanımlanma süreci önemli" dedi. Odman, her ayın ilk Pazar günü tutulan Vicdan Nöbeti'nin bu ortaklığı önemli bir şekilde ortaya koyduğunu dile getirdi. 

Slikozis tehlikesine dikkat çekildi

Odman'ın ardından ise İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan, söz aldı. Kılıçaslan, tarihte sınıf mücadelesinin slikozis hastalığı üzerinden yükseldiğini ifade ederek, bu hastalığın madenci hastalığı olarak bilindiğini söyledi. Tekstilde kullanılan kot kumlama yöntemi ile slikozis hastalığının ülkede yaygınca görüldüğünü belirten Kılıçaslan, kumlamanın aslında tüm sektörlerde yasak olduğunu söyledi. Kılıçaslan, slikozis hastalığının gündeme gelmesi ile tekstilde yasaklandığını; ama cam sektörü gibi sektörlerde hala yaygınca kullanıldığını belirtti. "Normalde yüzde 2'den fazla slikozis riski bulunan kumlar kullanılamaz ancak yüzde 70'lerden olan kumlar kullanıldı" diyen Kılıçaslan, özellikle koruculuk sisteminin yaygınlaşması ile zorunlu göçe maruz kalan Kürt işçilerin hastalık mağduru olduğuna dikkat çekti. Kılıçaslan ayrıca, büyük kot firmalarının kot kumlama işini küçük atölyeler aracılığıyla yaparak, denetimlerden kaçtığını ifade ederek, "Küçük görünen işletme aslında global bir şirketin atölyesi" diye konuştu.