Gazeteci Dayanışması’nın çağrısıyla bir araya gelen yüzlerce gazeteci, basın üzerindeki baskıları, polis şiddetini, işten atmaları protesto etti. “Kimse bizi susturamaz” diyen emekçiler, patronlara, polise ve hükümete seslendi: “CoplaMA, hedef gösterME, tutuklaMA, bırak işimizi yapalım. Penguenler kutupta güzeldir.”
Gazeteciler, Gezi direnişi sırasında kendilerine yönelik şiddet, baskı, tehdit, gözaltı ve tutuklamalar ile sansür ve otosansürü protesto etmek için sokağa çıktı.
Gazeteci Dayanışması’nın çağrısıyla Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen gazeteciler, “Penguenler kutupta güzeldir” pankartı ve “‘Satılık medya’ dedik TMSF yanlış anladı”, “Medyası köle olanın devleti faşist olur”, “Sansür, baskı, kovulma hep aynı hava” yazılı dövizler taşıdı.
Taksim’e yürümek isteyen gazetecilerin önüne TOMA ve çevik kuvvet polisleriyle barikat kuruldu. Gazeteciler, engellemeyi protesto etmek için polis barikatı önünde oturma eylemi yaptı.
Ellerinde fotoğraf makineleriyle oturan gazeteciler, “Susma haykır özgür basın haktır”, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Zindanlar boşalsın basına özgürlük”, “Penguen medyası istemiyoruz”, “Gördüm, duydum, yazacağım”, “Direnişe selam yazmaya devam”, “AKP elini medyadan çek” sloganlarını attı.
‘Bırakın işimizi yapalım’
Gazeteciler adına açıklama yapan Birgün gazetesi çalışanı Gülşah Karadağ, her gazetecinin ilk mesleğe başladığı günü çok iyi hatırladığını ve gerçekleri yazmak, gizlenenleri açığa çıkarma heyecanı ile başladığını söyledi. Karadağ, “Görüneni ortaya çıkarmak bir tarafa, zahir olanı dahi yazamıyoruz” dedi.
Gezi direnişi sırasında basına uygulanan sansürün son noktaya ulaştığını ifade eden Karadağ, şöyle devam etti: “Vahim bir süreç yaşandı. İnsanlar öldürüldü, yaralandı, gözaltına alındı biz bunun haberini yaptık ama kuruluşlarımız penguenleri, yemek programlarını yayınladı. Biz gerçekleri yazdık ama halkı yalan habere mahkum ettiler. Türkiye halkları yalanla aşağılandı” dedi.
“Savaşta olsaydık her iki tarafta dokunulmazlığımızı gözetirdi” diyen Karadağ, şöyle devam etti: “Ama kendi ülkemizde polisin şiddetine maruz kaldık, yaralandık, ‘gazeteciyim’ dediğimiz halde dövüldük.”
Sansür ve otosansürün yanı sıra çok sayıda gazetecinin işten çıkarıldığını ya da çıkmak zorunda bırakıldığını hatırlatan Karadağ, her şeye rağmen haber yapan kuruluşlara cezalar verildiğini kaydetti. Karadağ, medya patronlarına, polise, hükümete seslendi: “CoplaMA, hedef gösterME, tutuklaMA, bırak işimizi yapalım. Penguenler kutupta güzeldir.”
Ardından Gezi direnişi sırasında polisin şiddetine, tacizine maruz kalan, gözaltına alınan gazeteciler yaşadıklarını anlattı.
Gezi direnişi nedeniyle ETHA, Atılım gazetesinin polis tarafından basıldığını, Atılım Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Şenoğlu ve Özgür Radyo çalışına Selvi Coşar’ın gözaltına alındığını hatırlattı. Baskın sırasında ETHA Haber Müdürü Derya Okatan ile birlikte fiili olarak gözaltında tutulduklarını söyleyen Demir, “Cinsel işkenceye maruz kaldık. Avukatlarımız beklenmeden onlarca polis bürolarımızı aradı, yatak odalarımızda bize çıplak arama dayattı, cinsel tacizde bulundu. Basın kartlarımıza, ses kayıt cihazlarımıza, mavi kartlarımıza dahi el koydular” dedi.
Demir, “Direnişe selam, yazmaya devam” sloganını hatırlattı ve ekledi, “Bundan sonrada dünyanın dört bir yanındaki halkların isyanını yazmaya devam edeceğiz, kimse bizi susturamaz.”
”Sokakları size dar edeceğiz’ mesajı verildi’
Polis tarafından darp edilerek gözaltına alınan İMC TV çalışanı Gökhan Biçici, gazetecilere yönelik baskı, saldırı ve gözaltıların ilk kez yaşanmadığını söyledi. Metin Göktepe gibi gazetecilerin mücadelesi ile sokakların en azından gazeteciler bakımından biraz daha iyi hale geldiğini, ancak Gezi direnişi sırasında polisin ve yetkililerin uygulamaları ile bunun ortadan kalktığını söyledi.
İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun yaptığı açıklama ile gazetecileri hedef gösterdiğini hatırlatan Biçici, ondan sonra polislerin daha da pervasızlaştığını belirtti. Biçici, Gezi direnişi sırasında gazetecilere yönelik saldırı, gözaltı, tacizlerle “‘Size sokakları yeniden dar edeceğiz” mesajı verilmek istendiğine işaret etti.
Polisin hedef alarak sıktığı gaz bombası fişeğinin yüzüne isabet etmesi sonucu yaralanan Evrensel gazetesi çalışanı Özcan Yılmaz, polis saldırısının tesadüf olmadığını belirtti.
Gazeteciler açıklamanın ardından, “Direnişe selam, yazmaya devam” sloganıyla eylemlerini sonlandırdı.