OSTİM ve İvedik’te 3 Şubat 2011’de meydana gelen ve 20 kişinin ölümüne yol açan patlamaların ardından açılan davanın 14. duruşması bugün Ankara Adliyesinde görüldü. Duruşma, patlamanın ardından takipsizlik kararı verilen şüphelilerin dosyasının Sincan Ağır Ceza Mahkemesinden istenmesi ve mağdur ailelerin bilirkişi raporuna itiraz etmesi nedeniyle 5 Eylüle ertelendi.
Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada mahkeme heyeti, patlamanın hemen ardından Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin bazı şüpheliler hakkında takipsizlik kararı vermesine karşın, bahsi geçen kişilerin dosyasının incelenmesine karar verdi. Mağdur aileler ise İstanbul Teknik Üniversitesinin hazırladığı bilirkişi raporuna itiraz ederek yeni rapor hazırlanmasını talep etti. Mahkeme Başkanı da şüphelilerle ilgili dosyanın gelmesi ve taleplerin değerlendirilmesi için duruşmayı 5 Eylüle erteledi.
BİLİRKİŞİ RAPORU TATMİN EDİCİ DEĞİL
Duruşma sonrasında adliye önünde basın açıklaması yapan aileler, bilirkişi raporunu eleştirirken daha önce dile getirdikleri taleplerini yineledi. Patlamada hayatını kaybeden Mükremin Atmaca’nın eşi Azize Atmaca aileler adına basın açıklamasını okurken, iki yıldır süren duruşmalarda herkesin olaydan birbirini sorumlu tuttuğuna şahit olduklarını söyledi. Kamu kurumları tarafından görevleri olan denetimlerin yapılmayıp, göz ardı edildiğini belirten Atmaca, bazı kimya mühendislerinden denetimsizlik itirafı duyduklarını, bunun da kendilerini yaraladığını ifade etti.
Atmaca, “Davamızın geldiği aşama itibarıyla, tanık-sanık ifadeleriyle gaz şirketinin, patlamanın yaşandığı iki işyerinin ve denetimle sorumlu olan kurumların ‘hukuki ve cezai sorumluluğu’nun yeterince ortaya çıktığına inanmıyoruz. Dosyadaki bilirkişi raporunun yeterli olmadığını düşünüyoruz. Mahkemenin, bütün sorumluların eksiksiz yargılanmasına yarayacak bilirkişi raporu oluşturulması için karar vermesini istiyoruz” dedi.
Atmaca, daha önce dile getirdikleri OSTİM ve İvedik’teki patlamalarda hayatını kaybeden ve yaralananların anısına park yapılması talebine yönelik girişimlerin olmamasını da eleştirdi. Atmaca taleplerinin hâlâ geçerli olduğunu söyledi. Atmaca ayrıca 28 Nisanın, diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de “İş cinayetlerinde hayatını kaybedenler için anma günü” olması talebini hatırlattı.
BİLİRKİŞİ RAPORLAR YETERSİZ
Aileler bilirkişi raporunun neden yetersiz olduğunu şöyle sıraladı:
* Mahkeme tarafından meslekleri tanımlanarak oluşturulması istenen heyet, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından belirtilen özellikte oluşturulmadı,
* Tanık ve sanık ifadelerinde yer alan “İşçi ve iş güvenliği tedbirlerinin alınmadığı -eğitim verilmediği- beyanları dikkate alınmalı,
* Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından bilirkişi heyetine yöneltilen sorulara tatmin edici cevaplar verilmedi,
* Rapor sonuçları itibariyle sadece gaz şirketi sorumlu tutuldu. Üstelik raporun içeriğinde Özkanlar ve Metsan işverenlerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı-İş Teftiş Kurulu Başkanlığı, Sanayi ve Ticaret Odası Başkanlığı, OSB Yönetimi, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Yenimahalle Belediyesinin dolum yapan firmalara kontrol yetkisi bulunan EPDK’nın, EMRA adlı gaz dolum şirketinin yanlışlıklarından, eksikliklerinden ve yasal mevzuatı göre sorumluluklarından bahsetse de kusurlu görülmedi,
* Bu bilirkişi raporu, eksik olan ikinci bilirkişi raporu ile aynı.