KESK Şubeler Platformu Kuğulu Park’ta Özgürlük ve Adalet Forumu gerçekleştirdi. Yöneticiliğini Birgün Gazetesi yazarı L.Doğan Tılıç’ın yaptığı forumda konuşmacı olarak; “İhsan Eliaçık (Antikapitalist Müslümanlar/Taksim Dayanışma Üyesi), İlhan Cihaner (CHP Denizli Milletvekili), Fatih Polat (Evrensel Gazetesi Yazarı) ve Mustafa Sarısülük (Ethem Sarısülük’ün Ağabeyi) yer aldı.
Konuşmaların ardından serbest foruma geçildi. Genel söylemlerden farklı olarak söz alan Ostim İşçi Sağlığı Meclisinden bir işçi arkadaş, son günlerde onları rahatsız eden, özellikle yaygın olarak metrolarda asılı Diyanet İşleri Başkanlığı’nın afişlerini gündeme taşıdı. Diyanetin afişinde, fonda maden işçisinin peynir, zeytin ve ekmekten oluşan”mütevazi” sofra fotoğrafının üstünde şu yazıyordu: Az Olsun, Zor Olsun, Helal Olsun! Buna karşılık Ostim İşçi Sağlığı Meclisi imzalı patron sofrasının üstünde yazan Çok Olsun, Çalışmadan Olsun, Zehir Zıkkım Olsun! yazılı hazırladıkları afişleri oldukça dikkat çekti, bunun ardından aşağıdaki metin okundu;
Biz işçiler zaman yoksunlarıyız.
Zamanımıza patronlar el koydu. Biz işçiler için zaman yoksunluğu patronlar için daha bol, yayarak keyifle lüks otellerde yemek yemek, viskilerini yudumlamak ve rüyalarımızda bile göremeyeceğimiz yerlerde tatil yapmaktır. Patronlar için bol boş zaman, biz işçiler için daha fazla zamansızlık ölüm yarışı daha uzun çalışma, zaman köleliği demektir. Kas ve sinirlerimizi dinlendirmeye bile zamanımız yoktur. Ölü gibi uyumak için zaman bulsak bile bu kendimiz için değil bir sonraki gün için patronlar tarafından sömürelecek emekgücümüzü yeniden üretme zamanı olarak yine patronlara aittir.
Biz işçiler mekan köleleriyiz.
Yaşamımız dört duvar arasında geçer. İşten eve, evden işe. Soluk alacağımız toplumsallaşacağımız bütün yerlere sermeye ek koyar ve bizim kapısından adım dahi atamayacağımız AVM’ler rezidanslar inşa ederler. Ve o inşaatlarda yine bizler burunlarımızdan kan gelinceye kadar çalışır, barakalarda yanarak, iskeleden düşerek ölürüz. Bir an soluklanmak için dursak kapı önüne konuluruz.
Biz işçiler makinaların bir parçasıyız. Yaşamın öznesi değil, nesnesiyiz.
Biz işçiler kararlarımızın bize yabancı,dışımızda ve üstümüzde bir güç tarafından değil, bilinçli öz irade ve eylemimizle, kendi kararlarımızı kendimizin aldığı ve özgürce gerçekleştireceğimiz, yetenek ve gereksinme, ve ilişkilerimizi tüm yönlerden zenginleştireceğimiz , bütün hücrelerinden özgürlük fışkıracak yeni bir dünya istiyoruz. Bunun için mücadele edecek ve kazanacağız.