Milli atlet Murat Karabaş, göçük altında kalarak yaşamını yitirdiği kazada bilirkişi tarafından kusurlu bulundu. Bilirkişi raporunda Karabaş’ın “Ehliyetli ve yeterli bir kişi olmamasına rağmen tedbirsiz ve dikkatsiz çalışması” tali kusur nedeni sayılırken, asli kusurun ise iş güvenliği tedbiri almayan inşaat sahibinde olduğu belirtildi.
İnşaat sahibinin Karabaş’ın öldüğü çukurda çalışmak için çağırdığı bir izolasyon firması sahibinin ise ‘güvenlik tedbiri yok’ diyerek çalışanlarını çukura indirmediği de ortaya çıktı.
Tüm yük onun omzundaydı
Murat Karabaş, bin 500, 5 bin ve 10 bin metrede Türkiye şampiyonlukları olan ve birçok kez milli formayı giymiş başarılı bir atletti. Beden Eğitimi mezunu Karabaş, öğretmenlik için KPSS’ye girmişti. Sınav sonuçları açıklanana kadar geçici işlerde çalışmak zorundaydı. Hayat şartları onu, ‘gariban’ sporcuların birçoğunun yaptığı gibi ek iş yapmaya mecbur kılmış, o da çareyi inşaatlarda çalışmakta bulmuştu. 29 yaşındaki sporcunun yükü ağırdı. Ölen ağabeyinin 9 ve 11 yaşındaki iki çocuğuyla birlikte eşi, annesi ve babasının bakımı onun omuzlarındaydı.
Ölüm, Karabaş’ı, Bodrum TED Koleji’nin nem alan bina temeli için izolasyon çalışmaları yapılmak üzere kazdığı çukurda yakaladı. Binanın temelinde yapılacak izolasyon çalışmaları için metrelerce derine kazılan çukurun çevresinde hiçbir güvenlik önlemi alınmamış, nemli toprak kayarak göçmüş, bu sırada çukurda çalışan Karabaş, toprak yığınının altında kalarak feci şekilde can vermişti.
Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olaya ilişkin yürüttüğü soruşturmada geçtiğimiz günlerde bilirkişi raporu hazırlandı. Raporda, atletin hayatını kaybetmesine neden olan iş kazasından Karabaş da sorumlu tutuldu.
Aile avukatı tepkili
Karabaş, “Ehliyetli ve yeterli bir kişi olmamasına rağmen tedbirsiz ve dikkatsiz çalışması” nedeniyle tali kusurlu sayılırken, kazı çalışması mahalinde, göçük riskine karşı koruyucu herhangi bir önlem alınmadığı gerekçesiyle kolej müdürü Erdem Erken’in asli kusurlu olduğu tespiti raporda yer aldı. Erken’in işi teknik bir ekip oluşturmadan, eğitimsiz, deneyimsiz ve işle ilgili bilgi ve becerisi bulunmayan vasıfsız kişilere yaptırması ve bu kişilere eğitim verilmediği gibi koruyucu baret, gözlük gibi ekipmanların kullandırılmadığı, olayın da bu nedenle meydana geldiği belirtilen rapora, Karabaş ailesinin avukatı tepki gösterdi.
‘Hukuken ve ahlaken anlaşılır bir şey değil’
Avukat Özgen Çifçi, “Atletin ‘yetişkin bir kişi olması’ ve ‘ehliyetli ve yeterli bir kişi olmamasına’ rağmen ailesinin geçimini sağlamak için inşaat işlerinde çalışıyor olmasını kusur gerekçesi yapmak hukuken, ahlaken ve aklen anlaşılır bir şey değil. Tedbirsiz ve dikkatsiz çalıştığı yönündeki bir açıklama, rapordaki genel tespitler ve yaklaşımla uyumlu değil” dedi.
‘Tedbir alınmadan çukura inmeyeceğiz’
Soruşturmaya yansıyan bir diğer ilginç nokta ise, okulun izolasyon işini yapan Akyüz İzolasyon şirketinin sahibi ve çalışanı Erol Akyüz’ün savcılığa verdiği ifade oldu. Akyüz, ifadesinde “O gün okul müdürü beni aradı. ‘Çukur hazır, işlemlere başlayabilirsin’ dedi. Çukurda iş güvenliği tedbirleri alınmadığı için çalışmayı reddettim. ‘Tedbirler alınmadan ben ve çalışanlarım çukura inmeyeceğiz’ dedim ve olay yerinden ayrıldım” dedi.