Pazar gününü sadece alışveriş sayfaları ve magazin haberleriyle geçirmek isteyenler bu yazıyı okumasın!
İşçiler ölüyor, devlet izliyor! Türkiye işçi cinayetlerinde Avrupa 1’incisi, dünya 3’üncüsü. Cinayet diyorum, öyle çünkü! Devletin verileri gerçeği yansıtmayınca sendikacılar, akademisyenler, işin uzmanları, aktivistler doğru çeteleyi tutmak için meclis kurdular 2011’de. O tarihten beri onların verileri esas alınıyor. Adı, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi).
Emekçilerin meclisi 2013 yılında en az 1235 işçinin iş kazalarında öldüğünü açıkladığında nutkumuz tutulmuştu. “En az” diyorlar çünkü çalışanların yarısının kayıt dışı olduğu bir ülkede gerçek rakamlara ulaşmak zor! 2014’ün ocak ayı da kanlı başladı. “En az” 82 işçinin işyerlerinde öldüğü açıklandı. En az!
Şubat ayında da art arda cinayet haberleri geliyor. Önce Adana’da SGK binası inşaatı çöktü, 1 işçi öldü, 3’ü yaralandı. Sonra Ankara’da kentsel dönüşüm alanındaki yıkım sırasında bir kişi çöken binanın altında kalarak can verdi. Çocuk işçilerin hali ise içler acısı. Kayıtlarda yoklar... Ölüm istatistiklerinde bile yer almıyorlar ama ocak ayında ölen 82 işçinin 5’i çocuktu maalesef!
“Taahhütlere rağmen meslek hastalıkları yok sayılıyor”
Meslek odalarına göre iş cinayetlerinin asıl sorumlusu, gerekli tedbirleri almayan işverenler ve onları denetlemeyen devlet kurumları... Geçtiğimiz yıl Muğla’nın Güllük Beldesi’nde kanalizasyon şebekesinde 7 işçi gazdan zehirlenerek hayatını kaybetmişti. Bilirkişi raporu bu hafta açıklandı. Meğer bozuk makine 4 yıldır onarılmadığı için (maliyeti 2 bin lira imiş) işçiler kuyuya inerek pislikleri elleriyle temizliyormuş. İhmal mi, cinayet mi siz karar verin.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Uzmanı Nuran Gülenç, Petrol İş Sendikası’nda örgütlenme uzmanı... Bir sordum, bin ah işittim...
Diyor ki: “Türkiye de resmi kurumlar doğru istatistik tutmuyor. Uluslararası arenada verilen taahhütlere rağmen meslek hastalıklarını yok sayıyorlar. İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda AB’ye uyum çerçevesinde birçok düzenleme yapıldı ama denetim olmadığı için ne işe yarar! Özellikle çocuk işçiler ile kadın işçiler görmezden geliniyor. Devlete göre 2012’de 9 kadın işçi ölmüştü. İSİG Meclisi ise 61 ölüm tespit etti. Ev işçilerinin durumu çok vahim. Kayıt dışı çalışıyorlar. Geçen kasım ayında cam silerken düşerek yaşamını yitiren Rukiye Şimşek gibi onlarca kadın var.... 2013’te 103 kadın işçi ölümü tespit edildi. İSİG Meclisi çatısı altında Kadın Meclisi kurduk. Kadın işçilerin durumunu kayıt altına alıyoruz. Tüm kadın işçileri 22 Şubat Cumartesi günü Tekirdağ-Çerkezköy Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştireceğimiz çalıştaya bekliyoruz.”
Kadın işçiler çalıştayı geçen yıl eylül ayında, çalıştığı temizlik firmasında kullandığı press makinasına başı sıkışarak hayatını kaybeden Satiye Gür’e adandı.
İstanbul’daki savaş mültecileri
Daha ne kadar görmezden geleceğiz çoluk çocuk sokaklarda dilenen Suriyeli savaş mültecilerini? Çeşitli sebeplerle kamplardan kaçıp büyük şehirlere gidiyorlar. Aç, yorgun, umutsuzlar... Bir kısım medyamız mülteci kamplarına methiyeler düzerken gerçek trajedi görünmüyor, bilinmiyor!
Gürcan Öztürk, İstanbul’da yaşayan, haberi belgelemek adına tüm dünyayı evi sayıp sürekli seyahat eden, serbest çalışan bir foto muhabiri. Başarılı bir fotoğraf sanatçısı aynı zamanda. Hak odaklı işlerde, kitap çalışmalarında rastlayabilirsiniz fotoğraflarına ya da belgesellerde... Son olarak imzasını The New York Times ile The Wall Street Journal’da gördüm. AFP adına İstanbul’daki Suriyeli mültecilerin fotoğraflarını çekti; o fotoğraflar dünyanın en önemli gazete ve dergilerinde yayımlandı.
Böyle Don Kişot foto muhabirleri olmasa dünya nasıl öğrenecek bu insanlık dramını? Ellerine sağlık Gürcan Öztürk. Bizi habersiz-fotoğrafsız bırakma!