(3) Soma Holding önünde eylem

Levent Soma Nöbeti, Soma Holding’in Karanfil Sokaktaki ofisi önünde eylem yapıldı.

Ofisin önüne demir parmaklık çekildiği görüldü. Parmaklıklara dövizler asıldı. Plaza Eylem Platformu da eylemde yer aldı.

Levent Soma Holding önünde okunan basın açıklaması metni:

Soma’da ipleri kendi ellerine almayı denemedikçe “hadi hadi” sisteminin yarattığı tahribattan kurtulmanın zor olduğunu çok iyi bilen maden işçileri, bugün hepimize bir ders veriyor. Bugün Soma’da kendi talepleri için sokağa çıkacak olan işçilere, sadece destek olmak için değil, onların dertlerinin bizim de dertlerimiz ve mücadelelerinin bizim mücadelemiz olduğunun farkında olduğumuzu, bu yüzden Soma’yı unutmayacağımızı ve unutturmayacağımızı söylemek için toplandık.

Maden işçisinin talepleri açık ve nettir. Bunlar, sermayenin azgınca büyümesi adına, istisnasız tüm işyerlerinde karşılaştığımız, madenler gibi tehlikeli iş kollarında ise katliam boyutuna ulaşan acı ve tahribat rejiminin ve her yönüyle giderek artan emek sömürüsünün modern biçimleri altında ezilen emekçilerin ortak talepleridir.

Katliamın sorumluları yargılanmalıdır. Sadece Soma’daki yangının acısıyla değil; Güllük’te, Ağaoğlu İnşaat’ta, daha dün Şırnak ve Mardin’deki maden ocaklarında kaybettiklerimizin ve sadece Mayıs ayında sayısı artarak 414′e ulaşan, bir yılda binleri aşan kayıplarımızın acısıyla da buradayız. Katliamın idari ve siyasi muhatapları da dahil tüm sorumlularının yargılanması bu nedenle öncelikli talebimizdir.
Taşeron ve dayıbaşılık sistemi yasaklanmalı, taşeronlaştırmanın daha da yaygınlaştırılmasına yönelik politikalardan derhal vazgeçilmelidir. Gündeme getirilen sömürüyü patronlar lehine daha da arttıracak yasal düzenlemeler, plazalardan ofislere, üniversitelerden tekstil ve inşaat sektörüne hepimizin ortak sorunlarıdır.

Özellikle madenler gibi tehlikeli iş kollarında, iş güvenliği önlemleri ve çalışma koşullarına ilişkin diğer tüm konularda işçilerin doğrudan denetimini sağlayacak mekanizmaların oluşturulması gerekmektedir. Bu denetimler, doğrudan madenlerde çalışan işçilerinin kontrolünde olan sendikalar ve iş koluyla ilgili meslek odalarından bağımsız uzmanların içinde yer alacağı bir heyet tarafından yapılmalıdır. Bizzat denetlediği işyerinin tasarruf ve denetiminde olan bir denetleme organı nasıl bağımsız ve adil karar alabilir? Hükümet resmi gazetede daha geçen hafta yayınlanan “Ulusal İstihdam Stratejisi” ile işçiyi değil “istihdamı” güvence altına alacağını açıkça itiraf etmektedir. Soma katliamının hemen ertesinde hiç utanmadan yayınlanan bu politika metni, ancak işçilere karşı açılmış bir savaşın stratejisini ifade edebilir. İşçinin kendi güvenliği ve kendi geleceğini kendi ellerine almasının vakti gelmiştir.

Diğer yandan yaşanan katliam Soma’daki işçilerin tüm madenlerin kamu eliyle çalıştırılması yönündeki taleplerinin son derece haklı ve yaşamsal öneme sahip olduğunu göstermiştir. Devletin kar etmediği gerekçesiyle işletmesini özel sektöre devrettiği ve üretilen kömür için alım garantisi verdiği madenlerdeki Rödovans sistemiyle, üretimin en üst düzeyde tutulması adına işçilerin katledilmesine davetiye çıkartılmıştır. Madenlerde ve diğer sektörlerde çalışan işçilerin hayatı, manevi ve bedensel bütünlüğü, masaldaki Kral Midas gibi kar hırsına mahkum olmuş patronların insafına terk edilemez.

Soma’daki işçilerin talepleri, hepimizin talepleridir. Onlar burada toplanan bizler için de mücadele ediyorlar bugün. Biz de onlar için mücadele ediyoruz. Burada, Soma Holding’in ve onu koruyan polis gücünün önünde olduğu gibi, sermayenin ve devletin gözleri önünde, hepimizin hakkı olanı hepimiz için, hep beraber isteyecek ve eninde sonunda alacağız.
Soma işçisi yalnız değildir.