(3) Kaçak madenlerde ölümle burun buruna

Soma Katliamı’nın ardından ortaya saçılanlar, işçilerin kanı ve sömürüsü üzerine kurulu kapitalizmin vahşi yüzünü açığa çıkardı. Kapitalizm, Soma’da olduğu gibi, Şırnak’taki kaçak madenlerde çalışan işçileri de ölümle yüzyüze bırakıyor.

Şırnak’ın Cudi Dağı eteklerindeki kaçak maden ocakları 2 Ağustos 2013’te devlet tarafından kapatılmasına, elektriği bile kesilmesine rağmen faaliyetlerine devam ediyor. Birçoğu ruhsatsız olan ocaklarda günlüğü 50 TL’ye çalışan 3 binin üzerindeki işçinin ne sosyal güvencesi ne de sağlıklı çalışma koşulları bulunuyor. Kuyu sistemiyle çalışan ve 80 cm çapındaki borulardan yerin 150-200 metre altına ince bir halatla sarkan işçiler adeta ölüme meydan okuyor. Hiçbir önlemin alınmadığı tamamen ilkel şartlarda çalışan yüzü kömür karası işçilerin hangisine sorsanız “Burada ölmezsek dışarıda açlıktan öleceğiz!” yanıtını veriyor.

Milliyet gazetesinden Bünyamin Aygün’ün haberine göre, Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün (TKİ) 1998’de özelleştirerek Şırnaklı işletmecilere devrettiği ve o tarihten bu yana resmi olmayan kayıtlara göre yaklaşık 200 işçinin öldüğü; Soma Katliamı’ndan sonra da beş işçinin yaşamını yitirdiği kömür ocaklarında günlük 50 TL kazanan işçiler ilk ölümcül tehlikeyi daha işe başlamadan yaşıyor. Madenciler, yaklaşık 80 cm çapındaki borulardan ince bir halata bağlanarak 150-200 metre aşağıya doğru sarkıp kömür kuyularına iniyor. Dar ve havasız olan borudan sağ salim inmeyi başaran işçiler içeride boğuk ve oksijensiz bir havayla karşılaşıyor.

Tamamen ilkel şartların hakim olduğu kuyularda can güvenliği adına tek bir önlem yok. Baretsiz, maskesiz çalışan işçilerin sarktıkları kuyuların ardından ulaştıkları galerilerin hiçbirinde tavan desteği bulunmuyor. Bu da her an göçük tehlikesini beraberinde getiriyor.

Gece mesaisi yapılıyor
 
Faaliyetleri yasaklanması ve Ramazan nedeniyle gündüzleri çalışmayan işçiler iftardan sonra 21.00 sıralarında maden sahasına hareket ediyor. İşçiler yanlarında getirdikleri kumanyalarını da bir çuvalla kuyudan sarkıtıp Sabah 06.00’ya kadar çalışıyor.

Günlük 5 liraya çocuk işçi
 
Şırnak’taki maden ocaklarında yerüstü ve yeraltında çocuk işçiler de dikkat çekiyor. Burada kaç çocuk işçi bulunduğu konusunda net bir bilgi bulunmuyor. Çocuk işçiler ailelerine katkı için tehlikeyi göze aldıklarını, yerüstünde çalışanlardan bazıları günlük 5, yeraltında çalışanlar da 30 TL kazanabildiklerini belirtiyor.

16 yaşında bir maden işçisi
 
Sayıları bilinmeyen çocuk işçilerden sadece biri olan 16 yaşındaki Y., çevredekilerin konuşmaması yönünde kaş göz işaretlerine kayıtsız kalamıyor ve soyadını bile vermiyor. Utana sıkıla konuşan Y., şunları anlattı:

“8. sınıfı bitirdim. Öğretmen olmak istiyorum. Ama önce okulumu bitirmem gerekiyor. Yaz aylarında ocakta çalışarak aileme katkı sağlıyorum. Günde 30 TL civarında kazanıyorum. Ocaklarda çalışmaktan başka çaremiz yok. Ayakkabı boyasam günde bir çift ancak iş çıkar. Ne bir karpuz tarlası ne de inşaat alanı var çalışacak. Mecburen buraya geliyorum. Tehlikeli olduğunu biliyorum ama 12 nüfuslu aileme katkı yapmazsam geçinemeyiz.”

'Bugün de ölmedik...'
 
Ocakta saatler 24.00’ü gösterdiğinde 15 dakika çay molası veriliyor. Ortaya açılan yırtık bir halının üzerine ayakkabılarını çıkararak bağdaş kuranların arasında kendine yer bulan Y., büyük bir demlikle gelen çayını ve tulumba tatlısını alıp bir kenara çekiliyor. Sahuru kuyuda yapan işçiler günün ilk ışıklarıyla aynı halatla borudan yukarı çıkarak yüzlerine yerleşen, “Bugün de ölmedik” tebessümüyle evlerinin yolunu tutuyor.

Kaç işçinin çalıştığı belli değil
 
Halk arasında “Ahmak Tepesi” adı verilen Şırnak merkeze 10 km uzaklıktaki açık ve kapalı maden sahasında 62 kuyu ve 25 açık kömür işletmesi bulunuyor. Net olarak kaç işçinin çalıştığı bilinmeyen ocaklarda dönüşümlü olarak 3 binin üzerinde işçinin çalıştığı belirtiliyor.

“Burada ölmezsek dışarıda açlıktan öleceğiz”
 
Yüzleri kömür karası insanların hangisine sorsanız aynı yanıtı veriyor; “Ağabey, yoksuluz, paramız pulumuz yok, yiyeceğimiz yok. Burada ölmezsek dışarıda açlıktan öleceğiz! Burada olduğumuz sürece dışarıdaki ailemize de bakıyoruz. En azından onlar yaşıyor, onların tehlikesi yok.”

Soma’dan sonra bölgedeki sahalarda 3 Haziran 2014’te bir işçi, 11 Haziran 20124’te üç işçi, 18 Haziran 2014’te de bir işçi göçük ve zehirlenme sonucu can verdi.