Çan-Norm Ortak Girişimi işçileri Tuzla Birlik Organize Sanayi'deki fabrikasında askeri elbiseler dikiyorlardı. Çalışma ortamında işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin alınmasını sağlamak amacıyla Petrol İş Sendikası'nda örgütlenen işçiler bir süre sonra işten atıldılar. Direnişe geçen işçiler 59. günde Çan-Norm Ortak Girişimi'nin Ataşehir'deki Genel Merkezi önünde basın açıklaması yaparak çalışma şartlarını ve direniş sürecinde yaşadıkları baskı, tehdit ve darp olayını protesto ettiler.
Eyleme Petrol İş Sendikası yönetici ve üyeleri, Tütmtis Yönetici ve üyeleri, Dev Sağlık İş ve Basın İş üyeleri de katılarak destek verdi.
Çan-Norm Ortak Girişimi'nin Genel Merkezi'nin bulunduğu binaya yakın araçlarla gelen Petrol İş üyesi işçiler ve emek dostları “Sendika Haktır Engellenemez”, “Atılan İşçiler Geri Alınsın”, “Direne Derene Kazanacağız”, “Yaşasın Sınıf Dayanışması”,”Baskılar Bizi Yıldırımaz”, “Susma Haykır Sendika Haktır”, “Çan İşçisi Yalnız Değildir”, “Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz” sloganları atarak bina önünde pankartlarını açtılar.
Petrol İş Sendikası Genel Mali Sekreteri İbrahim Doğangül, Çan-Norm Fabrikası'nda 2007'den bugüne kadar Türk ordusu için kimyasal silahlara karşı korunaklı askeri kıyafet diken işçilerin sendikalaşma girişmlerinin işyeri yönetimi tarafından ardı ardına yapılan saldırılarla engellenmeye çalışıldığını belirtti.
Bir süre önce sendikalaşma faaliyetlerinin başladığı işyerinde, Petrol İş Sendikası'nın çoğunluğu sağlamasına arğmen işverenin çoğunluk tespitine itiraz edip, süreci yargıya taşıdığını söyleyen Doğangül üyelikten istifaya zorlanan, ardından işten atılan 3'ü kadın 13 işçinin direnişe başladığını ve 59 gündür direnişlerini fabrika önünde sürdürdüğünü hatırlattı.
Çan-Norm yönetiminin işçilerin toplu sözleme ve pazarlık hakkını gasp etmek için, çalışan üyeler üzerinde yoğnu baskıyı arttırarak işçileri işyerinden ayrılmaya, üyelikten istifa etmeye zorladığının belirten Doğangül, “Bunlarla kalmayan işverenler, fabrika önünde eylemlere devam eden işçileri, özellikle kadın üyemizi hedef alarak tehdit etti. Patronar Nurettin ve Celal Öğütoğulları dışarına bekleyen işçilerin yanına gelerek üyelerimize fiili müdahalede bulundu. Üyemiz Fikriye Akgül'ün ayağına sıkmakla tehdit edecek kadar ileri gitmiştir” dedi.
Patronların tehdik ve saldırıları nedeniye işyeri önünde tekrar işbaşı yapmak ve sendikal haklarının tanınması için mücadele eden işçilerin can güvenliğinin kalmadığını belirten Doğangül, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınmadığı için işçilerin çeşitli mesleki hastalık ve kazalara açık bir şekilde çalışmaya zorlandıkları bir işyerinde insan onuruna yakışır bir çalışma ortamı için yola çıkan işçilere, Çan-Norm sanayi yönetiminin yasa dışı tutumlarını, işçileri ölümle tehdit etmesini protesto ettiklerini ifade etti.
Doğangül sözlerini “Çan Norm işverenlerini yasalara uymaya, sendikayı tanımaya, atılan işçileri bir an önce geri almaya, Milli Savunma Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nı da yaşanan hukuksuzluğa karşı harekete geçmeye çağırıyoruz” diyerek tamamladı.
İşçilerden Fikriye Akgül, pek çok işyerinde ücret talebi üzerinden örgütlenme çalışması yapılırken Çan-Norm işçileri olarak işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini alınmasının sağlanması amacıyla sendikal örgütlenmeyi başlattıklarını ifade etti. Türk ordusuna kimyasallardan koruyan askeri elbiseler ürettiklerini fakat çalışma havalandırması olmayan pis bir ortamda işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinden yoksun olarak çalışmak zorunda bırakıldıklarını söyleyen Akgül, ihtiyaçları dile getirdiğimizde bize kapı göstermelerini önleyecek bir güç gerekliydi, biz de bize bu gücü sağlayacak gücün sendikal örgütlenme olduğunu düşünürek Petrol İş Sendikası'nda örgütlendik, patronların işçileri bir başka şirkete geçirmesine rağmen çoğunluğu sağlayarak yetkili sendika olduk, fakat bir süre sonra işçilere çok yoğun saldırıların başladığını, özellikle de kadın işçilerin hedef alındığını söyledi. Özellikle İnsan Kaynakları Müdürü Süleyman Yetişgin tarafından hakaretlerde, sözlü tacizlerde bulunulduğunu, tek tek depolara, odalara çağırılan işçilerin, hakaretlere, tehditlere maruz kaldıklarını, e-devlet şifrelerinin alınarak sendikadan istifaya zorlandıklarını söyleyen Akgül,işten atılan işçilerin direnişe geçmelerinin ardından baskı, saldırı ve tehditlerin arttığını, kendilerine özellikle kendisine daha önce başka bir işyerinde direnişte bulunmuş olması nedeniyle terör örgütü üyesi denildiğini ve bu yolla işçilerin mücadelesinin engellenmeye çalışıldığını ifade etti.
Çan-Norm Ortak Girişimi patronları Nurettin ve Celal Öğütoğulları tarafından, kendisinin ve işçilerden İbrahim Gümüşsoy'un ayaklarına sıkmakla, öldürülmekle tehdit edilip tartaklandıklarını belirten Fikriye Akgül, “Bizler anayasal haklarımızı kullandık ve sendikalı olduk, tehditleri ve saldırıları bizleri yıldıramayacak ve biz sendikal haklarımızla birlikte işlerimize dönünceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
Suruç'taki katliamı protesto için Gülsuyu'nda bir cenaze törenine katılmalarını da örgüt üyeliği şeklinde yansıtılmaya çalışıldığını da ifade eden Akgül, “Biz bu ülkenin insanlarıyız ve nerede bir can yanarsa yansın, buna sessiz kalamayız. Kimsenin bunu bizi karalamak için malzeme yapmasına da izin vermeyeceğiz. Bizler sendikal haklarını isteyen Çan-Norm Ortak Girişimi işçileri olarak haklarını arayan, direnişte olan tüm işçilerin haklarını savunmaya onların yanında olmaya, katliamlara karşı sessiz kalmamaya, barış ve demokrasi ortamının yaratılması için mücadele etmeye ve buna destek vermeye devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı. Eylem sırasında Çan-Ortak Girişim'inden bir kadın yöneticinin cep telefonuyla sürekli kayıt alması dikkat çekti. İşçilerin yakından kayda alınmasına tepki olarak sosyalist basın çalışanları da kadın yöneticiyi rahatsız edecek şekilde zaman zaman kayda aldılar. Doğangül'ün konuşması sırasında sözlü tacize kalkışan bir yöneticiyi ise işçiler sloganlarla protesto ettiler.
Tümtis Sendikası Gebze Şube Başkanı Ali Rıza Atik, son yıllarda sendikalı olmanın neredeyse suç sayılmaya başladığını ve her 100 işçiden ancak 5'inin sendikalı olduğunu belirtti. Anayasal haklarını kullanarak sendikalı olan işçilerin yasadışı örgüt üyesi muamelesi gördüğnü söyleyen Atik, sendikalı olmak isteyen işçilerin ağır bedeller ödemek zorunda kaldıklarını, Çan işçilerinin de tek suçunun Türkiye Cumhuriyeti anayasasına güvenmek olduğunu belirterek “Nerede hükümet, nerede muhalefet partileri, nerede demokrasi, bu ülkede demokrasi bir hikaye olmuştur, demokrasi parası olanın kullanabildiği bir hak haline getirilmiştir. Bu nedenle de Çan-Norm işçilerinin mücadelesi de çok önemli onurlu ve bir o kadar da zor bir mücadeledir. Onların bu mücadeleden vazgeçmeyeceklerini biliyoruz ve Tümtis Sendikası olarak elimizden her ne geliyorsa vermeye devam edeceğimizi belirtiyor ve arkadaşlarımızı kutluyoruz”diyerek sözlerin tammladı.
İşçiler tehditlere, baskılara rağmen işlerine geri dönme mücadelesini sürdüreceklerini belirterek sloganlarla eylemi sonlandırdılar.