CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 3. havalimanı inşaatı şantiyesinde çalışan Mehmet Aytaç’ın yakılarak öldürülmesini meclis gündemine taşıdı. Tanrıkulu, Mehmet Aytaç’ın çalıştığı süre zarfında iş yerinde çeşitli baskı ve tehditlere maruz kaldığını, Diyarbakırlı olduğu için etnik kökeni nedeniyle iş yerinde dışlandığını ailesine ve yakınlarına anlattığını hatırlatarak, bütün bunların cinayeti nefret suçu kılabileceğini söyledi.
36 yaşındaki Aytaç’ın şantiyede uyurken iş arkadaşı tarafından odasına benzin dökülerek yakılması basına da yansımış, inşaat şirketi olayın duyurulmaması için işçilere uyarıda bulunmuştu.
Tanrıkulu, olayın açığa kavuşturulması için TBMM’ye verdiği önergede “Mehmet Aytaç’ın öldürülmesinden sonra taşeron firma tarafından tüm işçilere hitaben yapılan ‘olayın üçüncü kişilere aktarılmaması’ yönündeki uyarının amacı soruşturulacak mıdır? Cinayete giden süreçte, böylesi bir şiddetin meydana gelebileceği riski, tam da olayın ‘hafife alındığı’, ‘olayın üçüncü kişilere aktarılmaması’ uyarı yazısında olduğu gibi şirket tarafından sorumsuzlukla mı karşılanmıştır? Bu konuda yetkililer ile ilgili soruşturma başlatılmış mıdır ya da başlatılacak mıdır? Başlatılmışsa, akıbeti nedir?” diye sordu.
Tanrıkulu TBMM’ye verdiği önergede şunlar yer aldı:
1.Mehmet Aytaç ve katil zanlısı arasında bir husumetin varlığı çalışma arkadaşları ve firma yetkilileri tarafından bilinmekte miydi?
2.Mağdur ve maktul arasında mevcut olduğu bilinen, eskiye dayanan bir husumet var ise, firma yetkililerinin bu konuda önlem alıp almadığı soruşturma sürecinde göz önünde bulundurulacak mıdır?
3.Mehmet Aytaç, baskı ve dışlanmalara maruz kaldığını kendi üstlerine ve yetkililere yazılı veya sözlü olarak bildirmiş midir? Çalıştığı yerde (şantiyede) bir şikayet ve kontrol mekanizması var mıdır ve düzgün bir biçimde işletilmekte midir?
4.Mehmet Aytaç’ın öldürülmesinden sonra taşeron firma tarafından tüm işçilere hitaben yapılan “olayın üçüncü kişilere aktarılmaması” yönündeki uyarının amacı soruşturulacak mıdır? Cinayete giden süreçte, böylesi bir şiddetin meydana gelebileceği riski, tam da olayın “hafife alındığı”, “olayın üçüncü kişilere aktarılmaması” uyarı yazısında olduğu gibi şirket tarafından sorumsuzlukla mı karşılanmıştır? Bu konuda yetkililer ile ilgili soruşturma başlatılmış mıdır ya da başlatılacak mıdır? Başlatılmışsa, akıbeti nedir?
5.Cinayetin bir nefret suçu olup olmadığı, Mehmet Aytaç’ın doğduğu yere ve etnik kökenine yönelik hakaret veya aşağılamaya maruz kaldığı söylemlerin çalışma arkadaşlarınca bilinip bilinmediği de soruşturulacak konular arasında mıdır?