İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, bugün gerçekleştirdiği toplantıda OHAL süreciyle iş cinayetlerinin geldiği durumu ve referandum tutumunu açıklamak için toplantı gerçekleştirdi.
İstanbul Tabip Odası’nda gerçekleştirilen toplantıda ilk sözü İSİG Meclisi’nden Murat Çakır aldı.
OHAL’le geçen 7 ayda 1180 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini belirten Çakır, toplantıda başkanlık sisteminde işçileri nelerin beklediğini tartışacaklarını belirtti.
“OHAL ve KHK rejimi başkanlık sisteminin bir başlangıcı” diyen Çakır, istatistiki verilerle OHAL sürecinde iş cinayetlerinin tablosunu ortaya koydu.
OHAL ilanıyla birlikte Eylül ayı dışında her ay iş cinayetlerinin bir önceki yıla nazaran daha da arttığını belirten Çakır, sanayi sektöründe başta metal işkolu olmak üzere gıda tekstil, sağlık, ağaç ve çimento işkollarında da iş cinayetlerinin arttığına dikkat çekti.
28-55 yaş arasındaki işçi grubunda ölümlerin OHAL’de arttığını vurgulayan Çakır, daha önce bu grupta iş cinayetlerinin daha az olduğunu ifade etti.
Sermayedarların “sendikaları işçi severler derneği işlevine döndürmeye” çalıştığını ifade eden Çakır, gelinen yerde sendikaların iş cinayetlerine karşı hiçbir şey yapamaz duruma getirildiğini söyledi.
Erdoğan’ın “Türkiye’yi 3 kat büyüteceğiz” sözlerinin işçilerin koşularının 3 kat daha ağırlaşması anlamına geldiğini vurguladı.
Çakır, raporlarının büyük oranda hazır olduğunu ancak bugün yapılan son tartışmaların da eklenmesiyle Pazartesi günü açıklanacağını belirtti.
OHAL’de özellikle işçi hareketi hedef alındı
İSİG Meclisi’nden Erkan Arslan ise OHAL’le Erdoğan AKP’sinin kendisinden olmayan herkesi hedef aldığını, özel olarak ise işçi hareketinin hedef alındığını belirtti. Binlerce kamu emekçisinin ihraç edilmesini hatırlatan Arslan, vergilerin, fonların sermayeye peşkeş çekilmesini teşhir etti. İşçiler kendi sorunlarına sahip çıkmadıkça yaşadıkları iş cinayetleri vb. sorunların uzmanlar vs. tarafından bir çözüme kavuşturulamayacağını söyledi. OHAL ile iş cinayetlerinin artacağını ve referandumda da OHAL’in süreklileşmesinin oylanacağını ifade eden Arslan, İş cinayetlerine, KHK’lara, OHAL’e hayır diyelim. OHAL’de hayır diyelim” dedi.
Arslan’ın ardından söz alan Özgür Müftüoğlu ise evet-hayır tartışmasının insanların günlük yaşantısından kopuk ele alınmaması gerektiğini ifade etti. Bugün hayır diyen milliyetçiler olduğunu ancak bunların bir anda evet diyebileceğini söyledi. Krallık döneminde tek elde toplanan yetkinin 800 yıl önce paylaştırıldığını bugün ise 800 yıl öncesine dönülmek istendiğini belirtti.
Toplantının devamında İstanbul’da, Kocaeli’de, İzmir’de, Trakya’da süren İSİG Meclisi’nin çalışmaları üzerine konuşmalar yapıldı.