1- KIDEM TAZMİNATI NEDİR?
Kıdem tazminatı;
Kıdem tazminatı, işçilere ‘hizmet olsun’ diye verilen ek bir ödeme değildir. İşçiler, ücretlerinin bir bölümünü çalışırken alırken; SSK prim kesintisi, işsizlik sigortası kesintisi gibi ödemelerin karşılığından ise daha sonra yararlanırlar. Kıdem tazminatı da ödenmesi sonraya bırakılmış bir ücrettir.
2- NE ZAMANDAN BERİ KULLANILIYOR?
Kıdem tazminatı, 1936 yılında kabul edilen ve 1937 yılında yürürlüğe giren ilk iş kanunu olan 3008 sayılı Kanunda yer aldı. Tazminat hakkı, 5 senelik çalışma karşılığı 15 günlük ücret olarak belirlendi. Sonraki yıllarda, dönemin iktisadi ve siyasal gelişmelerine, işçi sınıfının mücadelesine bağlı olarak kıdem tazminatından yararlanmada çeşitli değişiklikler yapılarak bugüne gelindi.
Kıdem tazminatının fona dönüştürülmesi ilk olarak 1954 yılında 2. Çalışma Meclisi’nde gündeme geldi. İlki 1976 yılında olmak üzere çok sayıda tasarı ve taslak hazırlandı. Gerek işçi sendikalarının gerekse de işveren örgütlerinin farklı gerekçelerle karşı çıkmaları nedeniyle değişiklik gerçekleştirilemedi. Kıdem tazminatı devlet, sermaye ve işçi sınıfı arasındaki mücadelenin en önemli konularından birisini oluşturdu.
3- KANUNDAKİ YERİ NEDİR?
Kıdem tazminatı hakkı 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak sigortalı çalışanları kapsamaktadır. Ancak, 854 sayılı Deniz İş Kanunu ile 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’a göre çalışan işçileri kapsamamaktadır.
Halen;
4- NE ZAMAN HAK EDİLİYOR?
Kıdem tazminatı işçinin aynı işverinde en az bir yıllık çalışma süresi sonunda hak ediliyor ve her bir çalışma yılı için işçiye brüt ücret tutarının 30 günlük karşılığı olarak ödeniyor.
5- KIDEM TAZMİNATINDA TAVAN UYGULAMASI NEDİR?
12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Milli Güvenlik Konseyi tarafından çıkarılan yasa ile işçi ücretleri ne kadar yüksek olursa olsun kıdem tazminatlarının en yüksek devlet memurunun bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemeyeceği hükmü ile kıdem tazminatlarına tavan getirilmiştir. Tavan miktarı 6 ayda bir memur maaş katsayısına göre yeniden hesaplanıyor.
6- KIDEM TAZMİNATINA ESAS TUTAR ARTIRILABİLİR Mİ?
1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesine göre kıdem tazminatına esas tutar, çalışılan her bir yıl için işçinin 30 günlük ücreti tutarı olarak belirlenmiştir. Bu tutar asgari tutar olup bu tutarın altında kıdem tazminatı ödenemez. Ancak, iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleriyle kıdem tazminatına esas süre artırılabilmektedir.
7- YENİ SİSTEMLE NE YAPILMAK İSTENİYOR?
Henüz ortada bir yasa tasarısı yok. Ancak, basına yansıyan ve hükümet yetkilileri tarafından yalanlanmayan çok sayıda açıklama var. Basına yansıyan, yansıtılan haberler yapılmak istenilen konusunda bir fikir vermektedir.
Yeni model, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) olarak tanımlanmakta ve konuyla ilgili 2 formül önerilmektedir.
Birinci Model:
İkinci Model:
8- YENİ SİSTEMİN SONUÇLARI NE OLACAK?
Mezarda Tazminat
Yeni sistem ile yüzde 3’lük kesintinin kıdem tazminatının bir kısmının emeklilik ikramiyesi olarak alınması, bir bölümünün emeklilik maaşına yansıtılması hedefleniyor. Fonda birikecek paranın tamamı 75 yaşına gelindiğinde alınabilecek. Kıdem tazminatı bir anlamda emeklilik ikramiyesine dönüştürülüyor. Türkiye’de ortalama yaşam süresi ise 78. Üstelik emekli olmanın ne kadar zor olduğu, özellikle iş yaşamına yeni giren veya girecek işçiler için neredeyse imkânsız olduğu ortada. Örneğin, bugün 25 yaş altında çalışanlar işçi sınıfının yaklaşık yüzde 20’si. Üç milyona yakın bugünün genç işçisinin emekli olması hayal.
İşçi biriken tutarı 60 yaşına geldiğinde aylık ödemeler şeklinde de almaya başlayabilecek. Ancak fondaki parasının tamamını çekemeyecek. En fazla yüzde 25’ini toplu olarak alabilecek, kalan tutarlar ise her ay emekli maaşı ile birlikte ödenecek. Böylece oldukça düşük emekli maaşlarının bir miktar daha yükselmesi hedefleniyor. Emeklilik hakkı ve emekli ücretlerinin kamusal emeklilik sistemi ile çözülmesi yerine, bireysel tercihlerin öne çıkarılmak istenildiği görülüyor. Paralar önceki fonlarda olduğu gibi genel bir fonda toplanmayacak. Kesilen paralar işçilerin bireysel hesaplarına yatırılacak.
Kıdem Tazminatı Miktarı Azalacak
Kıdem tazminatı miktarı 2 nedenle azalacak. Birincisi, aylık kıdem tazminatının bugünkü karşılığı yüzde 8,3’tür. Oysa yeni sistemde şirketlerden sadece yüzde 5,33’lük prim kesintisine karşılık gelen kısım alınabilecek. Geriye kalan yüzde 3’lük kısmın alınması neredeyse imkânsız. Bu yüzde 3 ancak 75 yaşında alınabilecek. Öte yandan, fona aktarılacak paranın nemalanmasının bir garantisi yok. Paranın yatırıldığı yatırım aracı zarar da edebilir, yatırılan fon batabilir de.
İkincisi, tazminat hesaplamasına esas kriterler değiştiriliyor. İşçinin ayni olarak aldığı yol ve yemek bedeli, erzak gibi ödemeler kıdem tazminatı hesaplamasına dâhil edilmeyecek.
İşten Çıkarma Artacak, Baskı Yoğunlaşacak
Kıdem tazminatının önemli fonksiyonlarından birisi de işten çıkarmayı zorlaştırıcı rolü olmuştur. Kıdem tazminatı tam bir iş güvencesi sağlamaz. Patronların bir anda ödeyeceği nakit ne kadar artarsa kıdemin işten çıkarmayı azaltıcı etkisi o kadar fazla olmaktadır.
Öte yandan, işçinin, patronların çeşitli olumsuz uygulama ve davranışları nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle fesih hakkı vardır. Fonla birlikte işçinin bu hakkı da zayıflamaktadır.
Diğer yandan ücretin ödenmemesi, eksik ödenmesi ya da geç ödenmesi işçinin iş sözleşmesini derhal fesih hakkının doğumuna yol açar ve işçi kıdem tazminatına hak kazanırken, fon söz konusu olduğunda, sermayedar üzerindeki bu baskı da ortadan kalkacak, sermayedar ödemeleri keyfi olarak yapabilecek, sermayenin üretim sürecindeki egemenliği artacaktır.
Bugün Tazminat Alamayan Yarın da Alamayacak!
TES için gösterilen temel gerekçelerden birisi, bugün işçilerin önemli kısmının kıdem tazminatını alamamasıdır. Eğer işçilerin büyük kısmı kayıt dışı çalıştırılıyorsa, esnek ve güvencesiz biçimde istihdam ediliyorsa, bu biçimde istihdam edilenlerin kıdem tazminatından yararlanma olanağı yarın da olmayacaktır. Türkiye’de çalışanların yaklaşık üçte biri kayıt dışı çalışmaktadır. Bu kesimin TES bile olsa kıdem tazminatı alma hakkı söz konusu olmayacaktır.
İşveren Prim Yatırmazsa Yaptırım Yok!
İşverenin primleri yatırmaması halinde herhangi bir garanti söz konusu değil. Hileli iflas ya da işyeri kapanmasında işveren fona borçlu olacak, ancak işçi tazminatını yine alamayacak.
9- KIDEM TAZMİNATI DİĞER HAKLARIN YERİNE GEÇER Mİ?
Kıdem tazminatının kaldırılması gerektiğini söyleyenlerin gerekçeleri arasında işsizlik sigortasının bulunduğu, ayrıca iş güvencesinin olduğu ve bu nedenle ayrıca kıdem tazminatına gerek olmadığı da var.
Oysa, her üç hakka ulaşmanın, bu hakları kullanmanın şartları birbirinden farklıdır ve birbirinin yerine ikame edilmesi söz konusu değildir.
Kıdem tazminatı tek başına güvence sağlamaz. Sadece toplu işten çıkışlarda zorlayıcı, caydırıcı etkisi vardır. Kıdem tazminatı işle ilişkinin sona ermesi nedeniyle yapılan bir ödemedir. İşten ayrılma sonrası hayatta kalmak için bir süreliğine çalışırken hak edilen gelirin kullanılmasıdır.
10- NE İSTİYORUZ?
