Pandemide okullar kapanınca çocuk işçiliği arttı: İstanbul ve Gaziantep'e dikkat! - Nejat Kocabay ve Kansu Yıldırım ile söyleşi

Yarın Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü. Dünyada 160 milyon çocuk işçi bulunurken, Türkiye'de bu sayı resmi verilere göre 720 bin, sendikaların hesaplamalarına göre 2 milyonu aşıyor.

Hesaplamalar farklılık gösterse de çocuk yaşta iş gücünde olmanın en önemli nedenleri yoksulluk, yetişkin aile bireylerinin işsizliği, ucuz iş gücü talebi, kırdan kente göç ve mültecilik olarak sıralanabilir. Buna bir de pandeminin hanehalkı gelirlerini azaltması eklendi.

Haberglobal.com.tr'ye konuşan Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi Kıdemli Program Yöneticisi Nejat Kocabay, Gaziantep ve İstanbul gibi çeşitli illerden aldıkları saha bilgilerinin çocuk işçi sayılarında artış olduğu yönünde olduğunu anlattı.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nden (İSİG) Kansu Yıldırım ise, bu süreçte okulların geçici olarak kapatılmasının, çocuk işçiliğinin yaygınlaşması ve derinleşmesinde etkili olduğuna vurgu yaptı.

112 MİLYON ÇOCUK TARIMDA

Gelin isterseniz önce çocuk işçiliğindeki son durumu ortaya koyalım:

• ILO ve UNICEF'in "Çocuk İşçiliği: 2020 Küresel Tahminler, Eğilimler ve Önümüzdeki Yol” raporuna göre, dünyadaki çocuk işçi sayısı 20 yıldır ilk kez artarak 160 milyona yükseldi.

• Son 4 yılda 8.4 milyon çocuk daha çalışmak durumunda kaldı.

• Dünyada tehlikeli işlerde çalışan 5-17 yaşlarındaki çocukların sayısı 2016'dan bu yana 6.5 milyon artarak 79 milyona yükseldi.

• Dünyada çocuk işçilerin yüzde 70’i (112 milyon) tarım sektöründe, yüzde 20’si (31.4 milyon) hizmet sektöründe, yüzde 10’u da (16.5 milyon) ise sanayide yer alıyor.

TÜRKİYE'DE %36'SI AİLESİNİ GEÇİNDİRMEK İÇİN ÇALIŞTI

• TÜİK'e göre, ülkede çalışan çocukların yüzde 30.8'i tarım, yüzde 23.7'si sanayi, yüzde 45.5'i ise hizmet sektöründe yer aldı.

• Çocuk işçilerin yüzde 36'sı hanehalkının ekonomik faaliyetine yardımcı olmak için çalıştı.

• Dünyada 12 ile 14 yaş arasındaki çocukların ise yüzde 35’i eğitim dışında kalıyor. TÜİK'e göre, çalışan çocukların yüzde 34.3'ü eğitime devam edemedi.

• İSİG Meclisi'ne göre, son sekiz yılda en az 513 çocuk çalışırken hayatını kaybetti.

"OKULLAR AÇILSA BİLE GİDEMEYECEKLER"

İSİG Meclisi'nden Kansu Yıldırım, okulların geçici olarak kapanması 130’u aşkın ülkede 1 milyarın üzerinde öğrenciyi etkilediğini ifade etti.

Yıldırım, "Salgınla birlikte artan işsizlik, yoksullaşma göz önüne alındığında, okullar tekrar açılsa bile bazı aileler maddi sorunlar nedeniyle çocuklarını okula gönderemeyecek, çocuklar haneye katkı için çalışmaya devam edecektir" dedi. Yıldırım, çocuk işçiliğinin yasaklanması gerektiğine vurgu yaptı.

SON VERİLER ÜMİTSİZLİK YARATTI

Haberglobal.com.tr'ye konuşan ILO Türkiye Ofisi Kıdemli Program Yöneticisi Nejat Kocabay, sahadan aldıkları bilgilerin, çocuk işçiliğinin pandemide arttığı yönünde olduğunu söylüyor.

Dünyada da çocuk işçi sayısında 20 yıldır kaydedilen düşüşün yeniden yükselişe geçtiğini söyleyen Kocabay, "Bunda özellikle Afrika kıtasına yönelik verilerin daha net toplanması etkili olmuş olabilir. Bu durum hepimizi ümitsizliğe sevk ediyor" dedi.

TARIMDA AZALDI, HİZMETTE ARTTI

TÜİK'in çocuk işgücüne ilişkin son verisi 2019'a ait. Bu veriler incelendiğinde, tarımda çalışan çocukların oranının 2012'de yüzde 44.7 iken, 2019'da yüzde 30.8'e gerilediği gözlemleniyor. Hizmet sektöründe çalışan çocukların oranı ise yüzde 31'den yüzde 45.5'e yükseldi. Yani Türkiye'de tarımda çalışan çocuk sayısı azalırken hizmet sektöründe arttı.

Nejat Kocabay, bunun nedeninin kırsal nüfustaki azalma olabileceğine dikkat çekti. Kocabay, TÜİK'in açıkladığı verilerin ekim-aralık dönemine ait olduğunu, bu ayların tarımsal üretimin azaldığı aylar olması itibarıyla kayda geçmemiş olabileceği ihtimalinin de olduğunu söylüyor.

Birleşmiş Milletler, 2019'da aldığı bir kararla 2021'i 'Çocuk İşçiliğinin Sona Erdirilmesi Uluslararası Yılı' ilan etmişti.

MEVZUAT TAMAM, UYGULAMA EKSİK

Nejat Kocabay, bu sorunun çözümüne yönelik Türkiye'nin uluslararası sözleşmelere ve imza atıp, kendi mevzuatını da buna uyumlu hale getirdiğini ancak uygulamada eksikliklerin kapatılması gerektiğini ifade etti.

"Her sektörde bir denetim mekanizması var ama tek başına denetim sorunu çözmez" diyen Kocabay, şöyle devam etti: "Denetime bağlı yaptırım, yaptırıma bağlı olarak doğru izleme sürecinin olması gerekir. Çocukların okullaşması, kaliteli eğitime erişebilmeleri gibi yapısal değişiklikler dikkate alınmalı."

gamze.bal@haberglobal.com.tr