10.Kitle Örgütleri Koordinasyonu:İşçiler ve Sağlık Hakkı: İşçi Sağlığı İçin Emekçi Örgütlenmeleri

Katılan kurumlar: Deri İşçileri Derneği, Deri Kundura ve Tekstil İşçileri Derneği

Özgür Yaşam Derneği’nden arkadaşların hazırladığı “Ellerimizin Rengi” isimli film gösterildi.

Açılış Konuşmaları:

-Ömer Alpay (Deri İşçileri Derneği): Atölyelerde kullandığımız maddeler kanserojen olduğu için sağlığımızı olumsuz yönde etkiliyor. Bu maddeleri soluyan tüm işçi arkadaşlarımızın boğaz tıkanması, burun tıkanması, baş ağrısı gibi sorunları var.Havalandırma sistemi yetersiz, bazı atölyelerde yok bile. Bunun dışında yine kol, bilek ve boyun ağrısı da bu mesleğin yarattığı rahatsızlıklardan.

Son iki ay içerisinde dernekte Ege Üniversite’sinden arkadaşlar bize işçi sağlığı konusunda eğitim vermekte. Eğitim gören arkadaşlar öğrendiklerin iatölyelerinde çalışma arkadaşlarına aktarıyorlar. Hedefimiz bu çalışmayla tüm kundura, deri ve tekstil işçilerini tanıştırmak. İleride daha büyük çaplı bir seminer yaparak bu eğitime başka insanları da katacağız.

-Yalçın Yanık (Deri İşçileri Derneği): İşçi Sağlığı, İş Güvenliği toplantıları yapılıyordu, bu toplantılara katıldık. Halk sağlığından yeni sigorta sistemine kadar pek çok şey konuşuluyordu. Biz de bu çalışmayı derneğimizde yapmalarını istedik. Nitekim çalışmaya başladık.

Eğitimde aile hekimliğinden yeni sigorta sisteminek kadar pek çok mesele konuşuldu, anlatıldı. Çalışma epeyce işe yaradı. Derneğe dinamizm geldi.

Deri işçileri olarak yalnızca fiziklsel olarak değil zihinsel olarak da yıpranıyoruz. Çalışma arkadaşlarımızın birçoğu sinir hastası oldu. Üretim sürecinde yaşadıklarımız yorucu; parça başıu çalışmanın sonucu olarak rekabet var ve bu durum nedeniyle bazen insanlar neredeyse kanlı bıçaklı oluyor. Bu ortam insanları psikolojik olarak yıpratıyor; işi bırakmasına, bazen yeniden iş bulamamasına (veya aynı konumda bulamamasına), bazen ailesinin dağılmasına yahut cinnet geçirmesine dahi neden olabiliyor.

Bu sorunların tek sorumlusu işverenler değil. Bu sorunun çözümünde bize de görev düşüyor. Var olan hakların koruınması, yenilerinin kazanılması için kurumların çalışmalarını ortaklaştırarak büyütmesi gerekiyor. Aksi halde var olan haklar kaybediliyor, işçilerin işveren tarafından daha çok ezilmelerine neden oluyor.

İzmir’de şu anda iki direniş var: Birisi Savranoğlu Deri işçilerinin, diğeri de Billur Tuz işçilerinin direnişi. Bir fizibilite raporu çıkarılmış işçilerin sağlık sorunlarıyala ilgili. Bu raporU kullaNarak hukuksal yolları deneyebiliriz veya uluslar arası organlara kadar götürebiliriz işi.

Tabakhanelerin hiçbirinde –atölyelerde de- lkullanılan maddelerin zararı veya bunları kullanırken nelere dikkat edilmesi gerektiği hususunda hiçbir yazılı belge, ibare yok. Bu konularda bizi aydınlatacak bir çalışma yok.

Bir de sigorta meselesi var. Yukarıdaki sorunlarla birlikte bunun da ele alınmasında fayda var. Tüm işçi örgütlerinin bu sorunları çözmek üzere birleşerek mücadele etmeliler. Ortak bir çalışma programı gerekli.

-Ömer Alpay (Deri İşçileri Derneği): İzmir’de ayakkabı sektöründe çalışan 30000 işçiden %90’ı sigortasız çalışıyor. Bu işçiler oldukça zor koşullarda, sağlığa zararlı solüsyonları solumak zorunda kaldıkları küçük odalarda kalıyorlar.

Forum:

-Eylem Şen (Özgür Yaşam Derneği): İşçi Sağlığı, İşçi Güvenliği Meclisleri yalnızca İzmir’de değil, başka illerde de var. Sağlık sorunlarıyla ilgili çalışmalar ve eylemler yapıyorlar. 50’den fazla çalışanın olduğu her işyerinde İşçi Sağlığı İşçi Güvenliği komisyonları oluşturulacak.

İzmir’de meclisin 15 günde bir toplantıları oluyor. TMMOB ve KESK ve DİSK gibi pek çok sendika toplantılara katılıyor, ayrıca bu işi finanse ediyorlar. Özgür Yaşam Derneği ile Deri İşçileri Derneği katılıyor. Bireysel katılanlar da var.

Eğitim-Sen sendikalı işçilerin haklarını daha fazla öne çıkartıyor, biz güvencesiz işçilerden bahsediyoruz çoğunlukla. Yani katılan herkesin muradı farklı bu işten. Bu farklılıklar nedeniyle değişik komisyonlar oluşturuldu.

Biz bu platformdan bağımsız olarak meslek hastalıklarına yönelik bir çalışma yapmak gibi bir yönelime girdik. Bu çalışma işçilerinin kendisinin bu konuda eğitici olmasına varan bir çalışma. Katılanlar çalıştıkları atölyelerde çalışma arkadaşlarıyla bu eğitim faaliyetini devam ettiriyorlar.

Eğitimlerde iş hastalıklarına karşı somut çözümlerde üretiliyor. Örneğin çalışırken masanın boyutunu ayarlama veya oturma biçimi gibi neleri değiştirerek meslek hastalıklarının etkisinden uzakta kalınabileceği anlatılıyor.

-Yalçın Yanık (Deri İşçileri Derneği): Esas sorun çalıştığımız, ilgilendiğimiz konularla ilgili bizden önce çalışma yürütmüş kurumların, insanların deneyimlerinden faydalanamamak. Bu nedenle hep sıfırdan başlamak durumunda kalıyoruz.

-Çağdaş (Özgür Yaşam Derneği): Bir ay içerisinde 70’e yakın işçi iş kazasında öldü. İşçilerin sadece emeklerinin değil can güvenliğinin bir anlamı kalmadı gibi görünüyor.

Hiçbir mücadele yok değil tabii. Tersane işçilerinin, kot taşlama işçilerinin mücadelesi var tabii ki. Amacımız bu ve buna benzer çalışmaları birleştirmek için ortak bir zemin yaratmalı ve bu zeminden ortak taleplerin doğmasını sağlamalıyız.

-Engin (Mayısta Yaşam Kooperatifi): İnşaat işçisiyim. İnşaat alanında iş güvencesi de iş güvenliği hakkında bir eğitim çalışması da yok. İnşaattaki iş kazaları basında pek yankı bulmuyor ama sık gerçekleşiyor, genelde de ölümle sonuçlanıyor. Genelde inşaat işçisinin sigortası olmaz – Hele ki haftalık yahut aylık, geçici olarak çalışıyorsanız. Ama bu sorunları önüne koyup çözmeye çalışacak, gündem edecek bir dernek yok.Bu işli sorun edinmiş dernekleri bulup gerekli kanalları oluşturmak gerekiyor.

Eylem Şen (Özgür Yaşam Derneği): Özgür Yaşam Derneği’ndeki öğrencilerin bir kısmı zaten işçi, diğerleri de işçi ailelerin çocukları. Dolayısıyla eğitim çalışması yürüten bir kurum olarak işçi sorunları da bizim gündemimize giriyor. Örneğin Limontepe’de inşaat işçilerine dönük çalışmalar yapmayı düşünüyoruz.

Ali Öztürk (Deri Kundura ve Tekstil İşçileri Derneği): Güngören’de ve Esenyurt’ta deri ve tekstil işkolunda çalışanlar arasında çalışma yürütüyoruz. Her ay bir etkinlik düzenliyoruz. Bu etkinliklerde genel sağlık sigortası, kıdem tazminatı gibi konuları konuşuyoruz.

Bu çalışmayı (meslek hastalıkları konusunda verilen eğitim çalışmasını) bulunduğumuz yerlerde nasıl başlatıp yaygınlaştırabiliriz, beraber yapabiliriz; bunu düşünmek gerekiyor.

-Yalçın Yanık (Deri İşçileri Derneği): İnşaat sektöründe çalışan çok insan var – günübirlik çalışanlar da oldukça çok. Kum taşımak falan gibi ayrı bir beceri ve nitelik gerektirmeyen işlerde günübiirlik çalışan birçok inşaat işçisi var. İş güvenliği falan yok zaten. Sigortaları yok. Ücretleri asgari ücretin üzerinde, buna dayanarak sigorta yapmıyorlar. Ama bununla birlikte inşaat işçilerinin haklarını savunacak bir dernekleşme de yok.

Koordinasyon