Bugün Ada tersanesinde inşası sürmekte olan araştırma gemisinin davlumbodunda, gaz sıkışmasının olduğu alanda sıcak çalışma yapılması sonucu maydana gelen patlamada iki işçi arkadaşımız iş cinayetine kurban gitmiş, altı arkadaşımız ise yaralanmıştır.
Arkadaşlarımız bile bile ölüme gönderilmiştir. İş cinayetine tepki gösteren duyarlı işçi arkadaşlarımız ve sendika yöneticilerimiz patronun çöplüğünden beslenen mafya bozuntularının saldırısına uğramıştır.
Yarın Ada tersanesi öünde yapacağımız basın açıklamasına gerekli önemi vermeniz ve dayanışmada bulunmanız dileğiyle…
Basın Açıklaması Tarihi: 6 Nisan Cuma
Saat: 12.30
Yer: Ada Tersanesi Önü / İçmeler Köprüsü Altı-GİSBİR Hastanesi Yanı
DİSK Limter-İş Genel Merkezi
Patlama ile ilgili açıklamalar
Limter-İş Genel Başkanı Kamber Saygılı: Patlamayla ilgili olarak EmekDünyası'na bir açıklama yaparak, yaşanan patlamanın şimdiye kadar olan bütün iş kazaları ile aynı olduğunu söyledi. Patlamanın “sıfır gemi” olarak tabir edilen yeni yapım bir petrol araştırma gemisinde meydana geldiğini söyleyen Saygılı, “Bu daha önceki patlamaların aynısı yani değişmeyen kuralı tersanelerin. Burda gazın olduğu bir alanda sıcak çalışma yapılıyor yani tavlama yapılıyor. Sıcakla gaz temas ettiği koşullarda patlama kaçınılmazdır. Nihayetinde böyle bir patlama yaşandı ve iki işçi arkadaşımız hayatını yitirdi.
“Bu patlama, 1985'lerden beri tersanelerde yaşanan iş cinayetlerinin geldiği aşamayı gösteriyor” diyen Saygılı, Tuzla tersanelerinde yaşanan ölümlerden işçi sağlığı ve güvenliğini almayan tersane patronlarını sorumlu tuttu: “Buna sebebiyet veren tersane patronları; tahammülden adam öldürmekten, bile bile işçi öldürmekten yargılanmadıkları müddetçe bunların tavırlarında hiçbir değişiklik olmayacak. İşçi arkadaşlarımızı bile bile ölüme götürmeye devam edecekler” dedi.
Has Parti İstanbul İl Başkanı Mehmet Bekaroğlu: Patronun yaşanan patlamadan işçileri kusurlu tuttuğunu söyledi. Patronun işyeri olarak gereken önlemleri aldığını öne sürdüğünü, işçilerin dikkatsizlikten kaynaklı öldüğünü belirttiğini aktaran Bekaroğlu, Türkiye'de son dönemde iş cinayetlerinin arttığını, bu durumun "işçilerin hatası" denilerek geçiştirilemeyeceğini söyledi ve bunun bir sistem sorunu olduğunu belirtti. Asıl sorumlunun hükümet olduğunu söyleyen Bekaroğlu, hiçbir hükümet yetkilisinin durumdan rahatsız olmadığının görüldüğünü ifade etti. Bekaroğlu, "her gün yüzlerce helikopter dağları bombalamaya gönderiliyor ama Erzurum'da buza tutunarak yaşam savaşı veren işçiler tam 2 saat bekledi" dedi.
Deri-İş Genel Başkanı Binali Tay: Bu ölümlerin kader olmadığını söyleyerek "Çalışma Bakanı derhal istifa etmeli" dedi. Yol İş Şube Başkanı Erdem Ercan ise "Patron herkesle görüşüyor ama sendikacılarla görüşmüyor. Bizler duyarlı sendikalar olarak burada işçi arkadaşlarımızın yanında olacağız. İşçilerin ölümlerini bu kadar basitleştiren hükümet derhal istifa etmelidir" dedi.
Yaşamını yitiren işçilerden Ali Sağdıç’ın abisi Mesut Sağdıç: Kardeşinin cenazesini almak için tersaneye girip çıktıktan sonra sinir krizi geçirdi ve kısa süreli bir baygınlık geçirirdi. Boynu kopan kardeşinin cenazesini almak için tersaneye giren Mesut Sağdıç çalışma koşullarına tepki gösterirken “Göz göre göre gözümün içine baka baka yalan söylüyorlar” ifadelerini kullandı.
Tersane bölgesinde faaliyet yürüten GEMAK’ta çalışan işçi Mehmet Narin: Ada Tersanesi’nde çalışan 250 işçinin alacağı olduğunu ve 12 yıllık tazminatı olan işçilerin olduğunu dile getirdi. Kazada resmen ihmal olduğunu iddia eden Narin, kendi çalışma alanının da aynı olduğunu belirterek “Gelsinler de GEMAK’ta, Tuzla’da nasıl çalışıyorlar, görsünler” dedi.
Kazanın meydana geldiği Ada Tersanesi yanında bulunan DERSAN’da çalışan Hakan Çelik: Daha önce söz konusu tersanede iki hafta çalıştığını fakat kötü çalışma koşullarına tepki gösterdiği gerekçesiyle işten attıklarını söyledi.
Çelik “İş koşullarına tepki gösterdim beni iki haftada kovdular. Ada tersanesinde böyledir. Dili uzun olanları kovuyorlar, barındırmıyorlar. Emniyet diye bir şey yok bu tersanede. Sistemleri çok bozuk. Çoluk çocuğumuza ekmek götürmek için çalışıyoruz canımızdan oluyoruz. Şuraya bak. Buradaki patlama sesi çok uzaktan bile duyuldu. Bize de yazık. Nerde bu devlet, hani nerde? Çıksın piyasaya! Bu bir değil, iki değil, üç değil!” şeklinde konuştu.
Komşu tersanelerden olan Nevzat İnan: Ada Tersanesi’nde çalışan işçilerin 3 aydır maaş alamadıklarını, bunu da tersanede çalışan arkadaşlarından dolayı bildiklerini belirtti. İnan ”Mesai ücretleri verilmiyor. İş koşulları çok kötü. Havalandırma sistemleri eksik. İşçi haklarını aradı mı, sendika geldi mi kovuyorlar. İşte burası böyle.” ifadelerini kullanırken 1 hafta içinde Ada tersanesi işlerin hızlı gitmesi için taşeron sisteme geçmeye hazırlandıklarını belirtti ve "Özellikler Bingöl, Erzincan, Tuncelili işçileri çalıştırmak istemiyorlar. Bir de 1 hafta içinde işleri daha hızlı gelişmesi için taşeron sisteme geçeceklerdi” dedi.
Komşu tersanelerden olan Ahmet Karahan: “Ada’dan sürekli ölü çıkacak. Kimse önlem filan almayacak. Çünkü bu tersanede de ve diğerlerinde de işçinin canı ucuz. Yevmiyesi 30 lira. Öldüğünde birkaç milyar tazminat verirler seni sustururlar sende ölüp gidersin işte bu kadar bu mesele” ifadeleriyle dile getirdi.
Ada Tersanesi'nin sahibi kimdir?
Tersanenin sahibi Adil Erkoç 2011 seçiminde MHP 15. sıra milletvekili adayıydı. Şirket ortakları arasında sahte hisse devri meselesi yüzünden gözaltına alınmış isimler de var. Erkoç, Maltepe'de de MAKSEV'in başkanı aynı zamanda MHP İstanbul İl Başkanlığı için de aday.
" />
