Limter-İş Sendikası Genel Başkanı Kanber Saygılı, Ada Tersanesi’nde yaşanan patlamada Ali Sardıç ve Recep Özdal adlı işçilerin hayatını kaybettiğini hatırlattı, tersanelerde toplamda 149 işçinin öldüğünü ifade etti. Dün yaşanan ölümlerden sonra tersane önüne gittiklerini ancak patronun adamlarının saldırı ve tehditlerine maruz kaldıklarını ifade eden Saygılı, tehditlere boyun eğmeyeceklerini, ne şartlarda olursa olsun tersane işçilerinin haklarını savunmaya devam edeceklerini vurguladı.

Yıllardır bekletilen “İş sağlığı ve güvenliği yasa tasarısı”nın Meclise geldiğini sözlerine ekleyen Saygılı, bu yasanın ölümleri durdurmayacağını, yapılması gerekenin varolan yasa ve yönetmeliklerin uygulanması olduğunu, meclisteki yasanın ise iş sağlığı ve güvenliğini pazara açmak anlamına geldiğini söyledi.

'TERSANE PATRONLARI ADAM ÖLDÜRMEKTEN YARGILANMALI'

Saygılı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Tuzla tersanelerinde yaşanan ölümlerden işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini almayan tersane patronları sorumludur. Ölümlere sebebiyet veren tersane patronları taammüden adam öldürmekten yargılanmadıkları müddetçe tavırlarında hiçbir değişiklik olmayacak. İşçi arkadaşlarımızı bile bile ölüme götürmeye devam edeceklerdir. Esenyurt’ta ölen inşaat işçileri için ‘kader’ diyen Çalışma Bakanı Faruk Çelik ve madencilerin ölümüne ‘ölüm bu işin doğasında var’ diyen Başbakan Erdoğan başta olmak üzere, AKP Hükümeti de işçi ölümlerinden sorumludur. Çalışma Bakanı istifa etmelidir.”

Erzurum’da yaşamını yitiren 5 enerji işçisini hatılatarak konuşmasına başlayan Enerji-Sen Genel Başkanı Kamil Kartal, ölümlü iş kazalaırının önüne geçmenin örgütlenerek ve birlikte mücadele ederek mümkün olacağını söyledi. HDK adına konuşan Havali Mengi ise, “İşçilerin ölmediği, insanca çalışma ve yaşama koşullarının olduğu bir düzen istiyoruz. Öfkemiz her geçen gün büyüyor. Sorumlular istifa etmeli, patronlar yargı önüne çıkarılmalıdır” dedi.

Eylemde, “Kaza değil bu bir cinayet”, “Artık ölmek istemiyoruz”, “İşçiler birleşin ölümleri durdurun”, “İşçilerin birliği patronları yenecek” sloganları atıldı.

2 TUTUKLAMA

Öte yandan dün Ada Tersanesi'nde meydana gelen ve 2 işçinin ölümü, 5 işçinin de yaralanmasıyla sonuçlanan olayla ilgili 2 kişi tutuklandı. Tutuklamalarla ilgili bilgi veren Limter-İş Genel Başkanı Kanber Saygılı, Ada Tersanesi Genel Müdürü Murat Erzail ile tersanenin İş Güvenliği Mühendisi Turkay Aslan'ın tutuklandıklarını bildirdi. Saygılı, 7 kişinin gözaltına alındığını, bunlardan 4'ünün tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildiklerini söyledi.

 

ETHA

 Patronlar öldürüyor, Hükümet seyrediyor…

Çalışma Bakanı İstifa!

5 Nisan Perşembe günü öğlen saatlerinde Tuzla Tersaneler Bölgesi’nde bulunan Ada Tersanesi’nde bir patlama meydana geldi. “Sıfır gemi” olarak tabir edilen yeni yapım bir petrol araştırma gemisinde sıcak çalışma yani tavlama yapan tersane işçisi arkadaşlarımız Ali Sardıç ve Recep Özdal hayatını kaybetti. Ali Kaya, Hüsamettin Döneryüz, Özkan Çoban, Samet Doğan, Fikret Yılmaztürk ve Beytullah Ateş de yaralandı. Böylece Limter-İş Sendikası olarak tersanelerde tespit edebildiğimiz 148 ve 149’uncu iş cinayetleri yaşandı. Başta ailelerinin ve tersane işçilerinin olmak üzere tüm işçi sınıfının başı sağolsun…

Ekonomi büyüyor, iş cinayetleri artarak devam ediyor…

Daha iki gün önce AKP Hükümeti, Türkiye’nin Çin ve Arjantin’den sonra dünyanın 3’üncü büyüyen ekonomisi olduğunu ilan etti. Ancak bunun bedeli işçilerin alınteri, kanı ve canıdır. 24 Şubat’ta Adana Kozan’da baraj işçisi 10 işçi arkadaşımız baraj kapaklarının su sızdırmasına rağmen önlem alınmadığı için göz göre göre hayatını kaybetmiş ve 5’inin cenazesi hala bulunamamıştı. 11 Mart’ta İstanbul Esenyurt’ta 11 inşaat işçisi çadırlarda barınma ve elektrik tesisatının kurallara uygun olmamasından dolayı diri diri yanmıştı. Bunlara rağmen Çalışma Bakanı seyretti, yaşananlara kader dedi. 2 Nisan’da Eskişehir Mihallıçık’ta yeterli tahkimat alınmadığı için 4 maden işçisi göçük altında kaldı. 3 Nisan’da Erzurum’da 5 enerji işçisi arkadaşımız göz göre göre donarak ve boğularak yaşamını yitirdi. Dün de 2 tersane işçisi arkadaşımız aramızdan ayrıldı. İşte Türkiye ekonomisi hızla artarak devam eden işçi ölümleri üzerinden büyümekte ve patronlar karlarına kar katmaktadır.

Patronların tehditleri tersane işçilerini ve Limter-İş’i yıldıramaz...

Dün patlama sonrası Ada Tersanesi önüne geldiğimizde güvenlikçiler ve tersanede resmi olarak çalışmadıkları belirlenen ‘patronun adamları’ bizlere tehditler savurmuştur. ‘Sivil giyinimli’ sözde güvenlikçilerin tehditlerine tepki gösteren Sendikamızın Yöneticilerine patronun adamları saldırmıştır. Bizleri tanıyanlar bilir ki tehditlere boyun eğmeyiz. Her ne koşulda olursa olsun tersane işçilerinin haklarını yılmadan savunduk. Bundan sonra da mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz.

1 Nisan’da Taksim Meydanı’nda bileşeni olduğumuz İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi eyleminde haykırmıştık: Kaza, kader değil bu bir katliam! Limter-İş olarak Tuzla Tersanelerinin her karışında işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin maliyet olarak görülmemesi ve gerekli denetimlerin yapılması için; güvencesiz çalıştırmaya karşı “can güvenliği” mücadelemizi yükseltme kararlılığımızı belirtmiştik. İş cinayetlerine karşı öfkemiz aramızdan ayrılan her arkadaşımızla daha da bileniyor… 

Yeni iş sağlığı yasası iş cinayetlerini önleyemez…

AKP iktidarı 3 Nisan’da yeni “İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası”nı Meclis’e getirdi. Ancak bu yasa ölümleri durdurmayacaktır. Yapılması gereken varolan yasa ve yönetmeliklerin uygulanması ve eksikliklerinin giderilmesi iken, Meclis’teki yasa önerisi işçi sağlığını ve güvenliğini piyasaya açmak amacı taşımaktadır. Devlet işçilerin sağlıklı ve güvenli çalışması sorumluluğundan kaçmakta ve bu alanı sermayenin bir kar alanına çevirmektedir. Özellikle belirtmek istiyoruz ki yeni yasa ile “işçinin çalışmama hakkı” olduğu basında dillendirilmektedir. İşçilerin örgütlenme özgürlüğünün olmadığı bir ülkede hangi işçi patrona “çalışmıyorum” diyebilir.    

Sorumlular hesap versin, Çalışma Bakanı istifa etsin!

Tuzla tersanelerinde yaşanan ölümlerden işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini almayan tersane patronları sorumludur. Ölümlere sebebiyet veren tersane patronları; taammüden adam öldürmekten, bile bile işçi öldürmekten yargılanmadıkları müddetçe tavırlarında hiçbir değişiklik olmayacak. İşçi arkadaşlarımızı bile bile ölüme götürmeye devam edeceklerdir.

Yine Esenyurt’ta ölen inşaat işçileri için “kader “diyen Çalışma Bakanı Faruk Çelik ve madencilerin ölümüne  “ölüm bu işin doğasında var” diyen Başbakan Erdoğan başta olmak üzere AKP Hükümeti de işçi ölümlerinden sorumludur. 

Çalışma Bakanı Faruk Çelik istifa etsin!

İş cinayetlerinin sorumlusu patronlar taammüden adam öldürmekten yargılansın!

İnsanlık onurumuzu ayaklar altına alan ve ölü bedenlerimiz üzerinden saltanat sürenlere karşı tek yumruk tek barikat!

DİSK Limter-İş Sendikası

" /> (16) İş cinayetlerinin hesabını soracağız! - İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

(16) İş cinayetlerinin hesabını soracağız!

Limter-İş Sendikası, siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri, iki işçinin yaşamını yitirdiği Ada Tersanesi önünde düzenledikleri eylemde, Çalışma Bakanı’nı istifaya davet etti... Limter-İş Sendikası’nın çağrısıyla Tuzla Tersaneler Bölgesi’nde iki işçiye mezar olan Ada Tersanesi önünüde protesto eylemi düzenlendi. Eyleme, HDK, ESP, DAF, EMEP, BDP, Deri-İş, Enerji-Sen, Kampana direnişçi işçileri ile tersane işçileri katıldı...