Eski sendikacı Çetin Uygur, madencilerin çalışma koşullarını anlatırken "Günde bir işçinin 10-12 saat çalışması ve bir gün sonra gelip tekrar aynı işi yapması, kazma sallaması, sarma kaldırmasını düşünürseniz, bir gün sonra işe geldiğinde en az 1600 kalori alması gerekir. Ama domates ekmek yiyerek belki 1 yumurta yiyerek karnını doyurmaya çalışıyor" dedi.
Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi'nde yönetmenliğini Metin Kaya'nın yaptığı 1990-1991 Büyük Madenci Grevi ve Ankara Yürüyüşü'nü konu alan "Yüzbin Kişiydiler" belgesel filminin gösterimi yapıldı. Gösterimin ardından eski Yeraltı Maden-İş Başkanı Çetin Uygur ve Araştırmacı yazar Erol Çatma'nın katılımıyla "Maden Emekçilerinin Örgütlenmesi ve Mücadele Tarihi" konulu söyleşi düzenlendi.
Araştırmacı yazar Erol Çatma, Sanayi Devriminin ardından işçilerin toprağa ve madene bağlı kaçamayacak şekilde çalıştırıldığını, çalışmadığında suçlu bulunduğunu ve cezalandırıldığını söyledi. Çatma, 1840'lı yıllardan 1990 büyük madenci yürüyüşüne kadar süren madenci grevlerini ve direnişlerini anlattı.
Hürriyet Demir ise Zonguldak haricindeki diğer illerde madencilerin durumunun çok daha kötü olduğunu söyledi. Demir, maden işçilerinin örgütsüzlüğü nedeniyle direnişler gerçekleştiremediklerini ifade etti.
'SİYASİ İKTİDARLAR KONTROLÜ ELDE TUTUMAYA ÇALIŞMIŞ'
Çetin Uygur ise Sanayi Devrimi sonrası buharlı makineler ve elektriğin üretilmesiyle madenlerdeki sömürünün başladığını söyledi.
"Köy kökenli işçiler madenlerde çalıştırılmaya başlatılır. Ancak işletilemediği için o dönemde Fransız, İngiliz ve Galatalı sermayedarlara kalmıştır üretim" diyen Uygur, madenleri ilk işletenlerin sömürücüler olduğunu söyledi.
Sendika eylemlerinin önderlerinin maden teknisyenleri olduğuna belirten Uygur, işçilerle teknisyenlerin, mühendislerin bir arada örgütlülüğünü dile getirdi. Uygur, böyle bir işçi kitlesinin örgütlenmesinin siyasi iktidarlar için tehlike olarak görüldüğünü söyledi ve şöyle devam etti: "Örgütlenme ve ne yaptıklarını kontrol etmek amacıyla öyle bir teşkilat kurmuştur ki devlet, işçilerin ve mühendislerin içine kendi denetmenlerini koyarak gidişatı ele almaya çalışmıştır. Dolayısıyla dışarıdan katılan işçilerin önderliğinde nitelikli, düşünen kadroların yol göstericiliğiyle zaman zaman başkaldırılar olmuştur."
Madencilerin besin yetersizliği ile çalıştırıldığını anlatan Uygur, "Günde bir işçinin 10-12 saat çalışması ve bir gün sonra gelip tekrar aynı işi yapması, kazma sallaması, sarma kaldırmasını düşünürseniz, bir gün sonra işe geldiğinde en az 1600 kalori alması gerekir. Ama domates ekmek yiyerek veya 1 yumurta yiyerek karnını doyurmaya çalışıyorlar" diye konuştu.