Set işçilerinin, kamera önü ve arkasıyla, oyuncudan, yönetmene kadar çalışan herkesin yapımcıya bağlı işçiler olduğunu söyleyen Ayden, “Biz bunların hepsine sinema emekçileri üst başlığını kullanıyoruz. Dizilerin ve sinema filmlerinin üretim sürecine baktığımızda hazırlık, çekim ve çekim sonrası aşamalardan oluşan bir süreç. Bu sürecin tamamında son yaşadığımız kimilerinin kader dediği, iş cinayetinin temelinde bu süreçten kaynaklanan çalışma koşullarının vahşiliği yatıyor. Birçok set işçisi sosyal güvenlikten yoksun olarak çalışıyor. Yasalara göre günde maksimum sekiz saat, haftada da 45 saat çalışması gereken arkadaşımız hiçbir ek ücret ödenmeden günde ortalama 17-18 saat çalıştırılıyor” diye konuştu.
Ücret alamıyorlar
Ayden, yasalar gereğince ücret ödemelerinin en fazla 20 gün geciktirilebileceğini, ancak çalışanların ödemelerinin haftalarca, aylarca geciktiğinin altını çizdi. Bu koşulları “Vahşi çalışma koşulları” diye adlandırdıklarını kaydeden Ayden, çalışma koşullarının bu kadar ağır olmasının uzun çalışma süreleri, uykusuzluk, yorgunluk, dikkatini toplayamama gibi durumlara yol açtığını ve ölümle sonuçlanan kazalara neden olduğunu kaydetti.
İş taşerona havale ediliyor
Yapımcı firmaların işçilik ücretleri ve nitelikli eleman çalıştırılmasını maliyet unsuru olarak gördüğünü belirten Ayden, bu maliyeti karşılamak istemeyen işverenin, nitelikli eleman çalıştırmaktansa bu işle hiç ilgisi olmayan, daha önce bu işi hiç yapmamış taşerona havale ettiğini belirtti. Bu uygulamanın Türkiye’de uygulanan emek politikalarından bağımsız olmadığını ifade eden Ayden, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sağlık sektöründen eğitim sektörüne, inşaat sektörüne kadar her alanda siyasi iktidarın yani paranın sahiplerinin ve parayı yönlendirenlerin ulusal istihdam stratejisi diye nitelendirdiği bu uygulama, özel olarak bizim alanımızda da devreye giriyor. Bunun temelinde de ucuz iş gücü ve aşırı kar hırsı yatıyor” Ayden sorunun çözümünü ise, set işçilerinin bir an önce sendikallaşarak mücadele etmesinde görüyor.
Son zamanlarda set işçilerin yaşamış olduğu ölümlü iş kazaları, gözleri bu sektöre çevirdi. Daha önce set işçisi Selin Erdem’in ve en son Eflatun Film Şirketi’nin yapımcılığını üstlendiği dizinin setinde çalışan Ertaç Sevim, Ömer Pektaş ve Abdullah Pektaş’ın çekimden dönerken trafik kazası geçirerek hayatını kaybetmesi set işçilerinin çalışma koşullarını gündeme getirdi. Sinemacılar Sendikası (SİNE-SEN) Genel Başkanı Zafer Ayden, kamuoyuna kaza olarak yansıtılan ölümlerin aslında kaza değil iş cinayeti olduğunu söyledi.