(13) Orası cinayet mahali

11 Mart Pazar günü İstanbul Esenyurt’taki Marmara Park AVM’nin inşaatında 11 işçi yanarak can verdi. O AVM’nin açılışı yarın yapılacak. İnsanlar, harcında yanan 11 işçinin kanı ve canı bulunan AVM’de eğlenecek.

Dördü Ordu’dan, ikisi Sêwaz’’tan, biri depremin yıktığı Wan’dan, diğerleri Bedlîs, Tokat, Muğla ve Bartın’dan gelmişti. Aynı çadırın içinde ekmek derdine düşmüşken yakaladı onları ölüm... O korkunç cinayetten geriye ise AVM kaldı. O yangında hayatını kaybeden Hakim Alican’ın kardeşi Reşit Alican tepkisini şu sözlerle dile getiriyor: “Orası bir cinayet yeridir, insan baktığı zaman acılarını yeniden yeniden hatırlıyor. Buna kader olarak bakılamaz.”

İşte tam orada tutuştu bedenimiz

Dördü Ordu’dan, ikisi Sêwaz’dan, biri depremin yıktığı Wan’dan, diğerleri Bedlîs (Bitlis), Tokat, Muğla ve Bartın’dan gelmişti. Aynı çadırın içinde ekmek derdine düşmüşken yakaladı onları ölüm. Sıradan bir ölüm değildi; kayıtdışı bir çalışma, taşeron futursuzluğu, insan emeğine el koyma, aşırı kâr hırsıydı 11 insanı diri diri ölüme gönderen. Hükümet yetkilileri bu cinayette “kader” diyerek geçiştirmişti tıpkı diğerleri gibi... 11 Mart Pazar günü İstanbul 
Esenyurt’ta Marmara Park AVM’nin inşaatının şantiyesinde işçilerin yatakhane olarak kullandığı çadırlarda çıkan yangından bahsediyoruz... Şimdi bu AVM’nin inşaatı bitti ve yarın açılışı var. Ölen 11 işçi mi? Onlar toprak altında ve 5 kişinin tutuklu olduğu bir dava kaldı geride.

Burada yatan canları var

Marmara Park’ın içerisinde Boyner Büyük Mağazacılık, Zara, Saturn, Sinema, Eğlence Merkezi, Yanı başında Real Hipermarket, Bauhaus, Mado v.s Mekanları bulunmaktadır.. Tabii bir de açılış reklamları var: “Burada kendini filmin içinde bulacaksın!, Burada tattığın lezzetin bekçisi olacaksın!, Burada gezegenin tüm renklerini bulacaksın!” Bu reklamları soruyoruz yakınlarını kaybeden ailelere: “Orada 11 işçinin cesedi yatmakta” diyorlar.

Yoksulluğun gözü kör olsun

O yangında hayatını kaybeden Hakim Alican’ın kardeşi Reşit Alican’la gelinen süreci konuşuyoruz: “Aileler yoksulluktan dolayı firmalarla anlaşmak zorunda kaldı. Abimin üç çocuğu var; biri özürlü, diğerleri daha küçük. Babam bunları gördüğünde daha fazla yoksulluk yaşamasın diye bir miktar parayı almayı kabul etmek zorunda kaldı.” Bu işin peşini bırakmayacağını belirten kardeş Alican, “Orası bir cinayet yeridir, insan baktığı zaman acılarını yeniden yeniden hatırlıyor. İnanılmaz acı veren bir his. Büyük bir ihlalden dolayı yaşamını yitiren 11 can. Buna kader olarak bakılmaz” diyor.

Her gün gözümün önünde...

Yaşamını yitiren Seyfettin Topal’ın abisi İdris Topal ise, her gün önünde geçmek zorunda kaldığı AVM için şunları söylüyor: “Evimin tam karşısı. Her sabah kalktığımda gözümün önünde. Her gün görüyorum orayı. Gelin bana sorun bu acıyı, karşımda yükselen o inşaatı. Acımız bizimle kaldı, bak bayram geliyor, biz kendimizle kaldık.”

İşçinin kanı harca karıştı

Yaşamını yitiren işçilerin avukatlığını yapan Nermin Kaplan, 23 Kasım’da davanın duruşması olduğunu hatırlatarak, süren davaya ilişkin şu bilgileri veriyor: “Davada sadece 5 tutuklu var. Oysa çok fazla taşeron firma var, liste çok kabarık, bundan dolayı yeni sorumluları tespit etmeye çalışıyoruz. Taşeron firmalar ile ilgili bazı evrak ve sözleşmelerin gelmesi bekleniyor, ondan sonra soruşturma dosyası genişletilebilinir. Biz ek suç duyurusunda bulunacağız.”

Marmara Park’ın açılışına ilişkin duygularını da aktaran Av. Kaplan, “Her işkolunda iş kazaları vardır ancak inşaat sektöründe inanılmaz derecededir. Çok fazlaca hızlı bir büyüme var. ‘İnşaat ya Resulullah’ olarak adlandırılan bu söktör; işçilerin kanlarıyla yükselmeye başladı. Bu inşaatların harçlarına insan kanları karışmıştır. Bundan sonrasına dair isteğimiz, bunlar yaşanmasın. Emekçilenin canları pahasına bu binalar yükselmesin. Bu AVM’ler yapılmasın.” Ailelerin ortak talebi ise açılışı yapılan AVM’nin herhangi bir yerine yaşamını yitiren insanların anısına anıt dikilmesi.