8 işçiye mezar olan Kozlu'daki madende yeterince sondaj olmadığı tespit edildi. Yeterli sayı ve uzunlukta sondaj olsaydı, metan gazı kontrollü olarak dışarı çıkarılacaktı ve gaz püskürmesi yaşanmayacaktı. Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Kaymakçı, yeraltındaki hazırlık işlerinin neden taşeron firmalara verildiğini soruyor, "Maliyet mi fazla? Maliyetin yüksek olduğu düşüncesiyle taşeron firmaya veriliyorsa geldiğimiz nokta ortada, onlarca insanı bir kazada kaybediyoruz" diyor.
Türkiye Taş Kömürü Kurumu'na ait Kozlu Müessesi'nde meydana gelen metan faciasına, iş güvenliği önlemlerinin alınmamasının neden olduğu ortaya çıktı. İlk tespite göre taşeron şirket yeterli sayı ve uzunlukta sondaj yapmamış. 8 işçinin yaşamını yitirdiği, bunlardan 3'ünün cesedine hala ulaşılamadığı kaza, yeterli önlemler alınsaydı önlenebilirdi.
Kazadan hemen sonra bölgeye giderek incelemelerde bulunan Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı, ETHA'ya yaptığı açıklamada, kazanın, degaj ismi verilen ani gaz püskürmesi sonucunda, binlerce metreküp gazın ve onunla beraber kömür parçalarının ortama yayılması sonucunda meydana geldiğini hatırlattı.
"Her türlü ihmalin olduğu apaçık ortada" diyen Kaymakçı, gaz içeriği yüksek kömür damarında ani gaz püskürmesini önlemek için metan gazının kontrollü olarak boşaltılması gerektiğini, bunun için de yeterli oranda ve uzunlukta sondaj yapılması gerektiğini söyledi. Kaymakçı, "Tüzüğe göre sondaj uzunlukları en az 25 metre olmalı. Ve her bir metrekarede bir sondaj yapılması gerekiyor. Sondajlar yapılmış ama yeterli sayı ve uzunlukta değil. Bu bir ihmal olarak karşımızda" dedi.
SONDAJ SAYISI VE UZUNLUĞU YARI YARIYA AZ
Bu madende en az 14 sondaj yapılması ve boylarının en az 25 metre olması gerektiğine dikkat çeken Kaymakçı, ancak sondajların boyunun 10 metre olduğunu ve 7 sondaj yapıldığı bilgisini verdi.
Maden kazalarının yüzde 98'inin önlenebilir kazalar olduğuna dikkat çeken Kaymakçı, Kozlu'daki kaza için de "önlenebilirdi" dedi ve ekledi: "Yeterli sayıda ve uzunlukta sondaj yapılsaydı, belki de patlamanın önüne geçilecekti. Resmi kurumlarda duyarsız çalışma şekli, bilhassa taşeron firmalarda devam ediyor. Bunun kesinlikle önlenmesi gerekiyor. Bunun için gerekli tedbirlerin bir an evvel alınması gerekiyor. Şartnamelerde buna göre kuralların konulması gerekiyor."
TAŞERON FİRMALAR KURALLARA UYMUYOR
Çalışma Bakanı Faruk Çelik'in "Asıl işveren, alt işveren netice itibariyle hepsi işveren. Asıl olan kurallara uygun üretim" şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine ise Maden Mühendisleri Odası Şube Başkanı Kaymakçı şunları söyledi: "Tabi ki taşeron firma da olsa, ana firma da olsa kurallara uyulması gerekiyor ama maalesef uyulmuyor işte. Taşeron firma, bir şekilde, alınması gereken önlemleri ihmal edebiliyor. Bunun örnekleri geçmişte çok sık yaşandı. Dolayısıyla taşeron marifetiyle çalışmanın önüne mutlaka geçilmesi lazım. Siz Türkiye Taş Kurumu olarak yer altında, deniz yüzeyinden 630 metre derinlikte bu çalışmaları yapıyorsunuz. Riskli bir bölge. Gaz içerikleri yüksek olan kömür damarları var burada. En azından gaz püskürmesinin önüne geçilmesi için yeterli sayıda ve uzunlukta sondaj yapılması gerekiyor. Ama taşeron firmalar bu kurallara uymuyor. TTK kendisi yer altında hazırlık işlerini yapamıyor mu? Yıllarca yaptı bu işi. Şimdi hangi gerekçeyle siz bu işi taşeron marifetiyle yaptırıyorsunuz? Bunun da sorgulanması lazım. TTK'nın yüz yıldan fazladır geçmişi var. Yer altında taşeron firmanın yaptığı işi yaparak mı bugüne gelmiş. TTK bu işi yapmıyor? Neden, hangi gerekçeyle? Maliyet mi fazla? Maliyetin yüksek olduğu düşüncesiyle taşeron firmaya veriliyorsa geldiğimiz nokta ortada, onlarca insanı bir kazada kaybediyoruz. Şart mıdır yani, TTK kendi işini niçin kendisi yapmıyor, niçin başkasına yaptırıyor? Bunların sorgulanması lazım."