Onlarca gazetecinin tutuklu olduğu Türkiye'de bugün 51. kez Çalışan Gazeteciler günü kutlanıyor. Gün dolayısıyla yapılan pek çok açıklamada Türkiye'de gazetecilerin sorunlarına dikkat çekildi.
Gazetecilerin haklarını ''fikir işçisi'' olarak düzenleyen 212 sayılı Yasa, 10 Ocak 1961'de yürürlüğe girdi.
GAZETECİLER İÇİN TARİHİ GÜN: 10 OCAK 1961
''Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkındaki 5953 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun'' başlıklı düzenleme, Milli Birlik Komitesi'nce 4 Ocak 1961'de kabul edildikten sonra, 10 Ocak 1961'de Resmi Gazete'de yayımlandı.
GAZETE SAHİPLERİNE RAĞMEN ÇIKTI
Türk Basın Tarihi'ne ''Babıali'de Dokuz Patron Olayı'' olarak da geçen gelişmelerde; gazete sahipleri, yasanın önce ''çıkmaması'', sonra da ''değiştirilmesi'' için çalıştı.
Okurlar, 10 Ocak sabahı gazetelerini aldıklarında, ''Gazetemizi Üç Gün Kapatıyoruz'' başlığı ile karşılaştı. Bu başlığın altında ise ''Akşam, Cumhuriyet, Dünya, Hürriyet, Milliyet, Tercüman, Vatan, Yeni İstanbul, Yeni Sabah'' patronlarının ortak bildirisi yer alıyordu.
İSTANBUL GAZETECİLER SENDİKASI PATRONLARA RAĞMEN GAZETE ÇIKARDI
İstanbul Gazeteciler Sendikası (İGS) bir bildiri yayımlayarak, kapanma kararının gazete sahipleri tarafından verildiğini ve asla benimsenemeyeceğini duyurdu. Gazeteciler, aynı gün sendikadan başlayan ''Simidimiz ve Hürriyetimiz İçin'', ''Çalışan Gazeteciye Cop, Patrona Hazırlop'' gibi dövizler taşıyarak, sessiz yürüyüş yaptı. Sendika, üç günlük boykot sırasında ''Basın'' adlı bir gazete yayımladı. 11 Ocak 1961 günü çıkarılmaya başlanan Basın gazetesi, 100 bin tiraj gibi o gün için önemli bir noktaya ulaştı. Boykot, 14 Ocak 1961'de sona erdi ve gazeteler yayına başladı. İGS, başarıya sahip çıkmak amacıyla 1962 yılında 10 Ocak tarihini Çalışan Gazeteciler Bayramı olarak kutlama kararı aldı ve Park Otel'de tören düzenlendi.
TGC MECLİSİ GÖREVE ÇAĞIRDI
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle yaptığı açıklamada "Gazetecilerin çalışma koşullarının yanı sıra, ifade özgürlüğü düzeyinin de her yıl biraz daha geriye gittiğini" belirtti, TBMM'yi göreve çağırdı.
TGC, gazetecilerin sosyal ve ekonomik haklarında önemli iyileştirmeler sağlayan 212 Sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarih olan 10 Ocak'ın gazeteciler tarafından "Çalışan Gazeteciler Bayramı" olarak kutlandığını hatırlattı.
Yasanın yürürlüğe girdiği 1961'den bugüne çalışan gazetecilerin koşullarının hergün biraz daha zorlaştığını vurgulayan TGC, yaşanan sorunları sıraladı:
GAZETECİLERİN SORUNLARI NELER?
-Sendikasızlaştırma girişimleri: Uzunca bir süredir bu önemli yıldönümünün 'Çalışan Gazeteciler Günü' olarak anılmasıyla sınırlı kalınması gazetecilerin içinde bulundukları koşulların da düzeltilmek bir yana ağırlaşarak sürdüğünü simgelemektedir. Uygulanmasını zorunlu kılacak etkili yaptırımların bulunmaması ve sendikasızlaştırma girişimleri nedeniyle yasa, genelde yok sayılır bir düzeye indirgenmiştir.
-Yıpranma payı kaldırıldı: Bilimsel olmayan gerekçelerle yıpranma payının da kaldırılmış olması gazetecilik mesleğinin sürdürebilirliğini daha da zorlaştırmıştır.
-Gazetecilik faaliyetinin terör suçu kapsamında değerlendirilmesi: Gazetecilik faaliyetlerinin özellikle Terörle Mücadele Yasası'nın son dönemdeki yorumlarla "Terör Suçu" kapsamında değerlendirilmesi, demokratik ülkelerde benzerine rastlanmayan bir durumunda yaşanmasına yol açmıştır.
-70 gazeteci hapiste: 2008 yılından bu yana tutuklandığı belirlenen 190 gazeteciden 70'i gazetecilik faaliyetleri nedeniyle bu yıl da 10 Ocak'ı cezaevlerinde geçirmek zorunda kalmışlardır.
-Türkiye hapisteki gazeteciler açısından dünya birincisi: İfade özgürlüğü konusundaki eksiklikler giderilmezken, Türkiye'nin hapisteki gazeteci sayısı yönünden dünyada ilk sırayı alması da bu yılki anmanın en üzücü yanını oluşturmaktadır. Tutukluluk sürelerinin ceza infazına dönüşmesi de Türkiye'nin bir başka ayıbını oluşturmaktadır."
METİN MEMİŞ: MEDYA GÜÇLÜ OLMALI
Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş de yaptığı yazılı açıklamada, düşünce ve ifade özgürlüğünün sağlanması ve kamuoyunun taleplerinin doğru şekilde yansıtılması açısından medyanın güçlü olmasının son derece önemli olduğunu bildirdi.
Sağlık sektörü ile gazeteciliğin ''zamanla yarışmak'' ve ''canını ortaya koymak'' gibi ortak kavramlara sahip meslekler olduğunu ifade eden Memiş, şunları kaydetti:
''Demokratik kültürün yerleşerek, çağdaş demokrasinin tüm kuralları ve kurumlarıyla işlerlik kazanması, iyi işleyen bir medya yapısıyla mümkündür. Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımızla benzer iş yükü ve yoğunluğu altında görev yapan basın mensuplarımızın daha uygun koşullarda mesleklerini icra etmelerini sağlamaya yönelik adımlar atılmalı, sosyal, mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi ile ilgili gereken yeni yasal düzenlemeler yapılmalıdır.''
"GELECEK 10 OCAKLARI ÖZGÜR HABERCİLİĞİN HAKİM OLDUĞU BİR TÜRKİYE'DE, KUTLAMAK İSTİYORUZ"
Türkiye Foto Muhabirleri Derneği Yönetim Kurulu, gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü yıpranma hakkını geri kazanmış bireyler olarak kutlamak istediklerini belirtti.
Türkiye Foto Muhabirleri Derneği Yönetim Kurulu'nca 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yapılan yazılı açıklamada, dünyada gazetecilerin hakları ve çalışma koşullarının her geçen gün daha ileriye taşınmasına karşın Türkiye'de adım adım geriye gittiği ifade edildi. Türkiye'de gazetecilerin 10 Ocak 1961'de yürürlüğe giren 212 sayılı Yasa ile elde ettikleri kazanımlar nedeniyle bu tarihi ''bayram'' saydığı belirtilen açıklamada, bugün ise gazetecilerin 1961'de elde ettikleri çalışma koşullarının neredeyse hiçbirine sahip olmadıklarının altı çizildi.
'YIPRANMA HAKKI GERİ VERİLMELİ'
Türkiye'de birçok gazetecinin, iş güvencesi ve güvenliğinden, sosyal güvenlikten, toplu sözleşme ve yıpranma hakkından yoksun ekmek kavgasını sürdürdüğü ifade edilen açıklamada, gazetecilerin mağdur milyonların sesi olurken kendi seslerini duyuramadıklarına işaret edildi. Ekim 2008'de gazetecilerin elinden alınan yıpranma hakkının bir an önce geri verilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, ayrıca 5953 sayılı Basında Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun'un günün şartlarına uyarlanarak, gazeteciler lehine yeniden düzenlenmesi istendi.
Tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması konusunda da gerekli çalışmaların yürütülmesi talep edilen açıklamada, ''Gelecek 10 Ocakları özgür haberciliğin hakim olduğu bir Türkiye'de, yıpranma hakkını geri kazanmış, tutuksuz ama sendikalı bireyler olarak, tekrar bayram olarak kutlamak istiyoruz'' ifadeleri kullanıldı.
''YENİ ANAYASA, GERÇEK ANLAMDA BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN YAŞAMA GEÇİRİLMESİ İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSATTIR''
Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD), yeni anayasanın, gerçek anlamda basın ve ifade özgürlüğünün yaşama geçirilmesi için önemli bir fırsat olduğunu bildirdi.
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla PMD Yönetim Kurulu adına yapılan açıklamada, aradan 52 yıl geçmesine rağmen basın emekçilerinin, Çalışan Gazeteciler Günü'nü yine buruk geçirdiği ifade edildi.
Gazetecilerin, gerçekleri eğmeden, bükmeden sokaktaki insana bildirme sorumluluğunun bulunduğu belirtilerek, ''Savaşlar, depremler, sel felaketleri, orman yangınları, terör eylemleri, toplumsal ve siyasi olaylar başta olmak üzere her zeminde bu yükümlülüğü yerine getirmek zorundayız. Ama bugün gazetecilerin yıpranma hakkı yok. İşsizlik sektörde giderek tırmanıyor. Sendikal haklardan ise söz bile edilemiyor. Sosyal hakları yetersiz olan gazeteciler, iş güvencesinden de yoksunlar'' denildi.