DİSK Gaziantep Bölge Temsilcisi Nihat Necati Bencan, 4. Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Güneydoğu Galvaniz fabrikasında meydana gelen patlamada meydana gelen iş cinayetinde ölen iki kişinin Suriye uyruklu olmasını hatırlatarak kayıt dışı çalışmaya dikkat çekti. Bencan, Türkiye’nin iş kazalarında ölümlerde Avrupa birincisi, dünya ikincisi olduğunu ifade ederek, bu ölümlerin nedeni olarak işverenlerin küçük rakamlarla çözebileceği iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili harcamaları yapmamasını gösteriyor ve ekliyor, “Fazla çalıştırma, işverenin denetimsizliği sonucunda ölümler yaşanıyor. Denetimlerin arttırılması için Çalışma Bakanlığının daha dikkatli çalışmasını istiyoruz.”
'SURİYE'DEN GELENLER DAHA KÖTÜ KOŞULLARA MAHKUM'
Bencan Antep’te kayıt dışı işçi istihdamının çok yüksek olduğunu hep dile getirdiklerini ama yetkililerin bunu devamlı olarak inkar ettiğini vurgulayarak, “Fabrikada örgütlü bir sendika yoktu. Tamamen örgütsüz bir fabrika. Orta ölçekli bir işletme ve ortalama 200 kişinin çalışıyor olduğunu tahmin ediyoruz ama kaç kişinin çalıştığını söylemiyorlar. Valilik, Emniyet, fabrika yöneticilerine gazeteciler de sordu ama onlar da cevap alamadı. Bu da kayıt dışı çalıştırmanın çok yüksek olduğunun kanıtı diye düşünüyoruz. Suriye’den gelen insanlar sağlıksız ortamlarda çok daha ucuza çalıştırıyorlar” dedi.
Antep’te genel olarak kayıt dışı çalıştırma oranının yüzde 46-47’lerde olduğunu, hatta bu oranın mevsimsel olarak yüzde 60’lara kadar çıktığını söyleyen Bencan, “Dört tane organize sanayi bölgesi var. Buralarda toplamda 175 bin işçi çalışıyor. Ancak sigorta kurumundan aldığımız verilerle uyuşmuyor. 175 bin kişinin istihdam edildiği yerlerde 100 bin sigortalı var. Neredeyse yarısı sigortasız, yani kayıt dışı çalışıyor” diye konuştu.
7 işçiye mezar olan patlamanın meydana geldiği Güneydoğu Galvaniz, patlamanın ana sebebi olarak buhar kazanını gösterdi. Açıklamada, iş yeri güvenliği ve işçi sağlığı mevzuatlarının gerektirdiği şartlara uygun olduğu öne sürülürken "Patlamanın ana sebebi buhar kazanıdır. Doğal gazla çalışan kazandan elde edilen buhar yaklaşık 1300 dereceyle galvanizleri ısıtıyor. Patlayan buhar kazanını Gaziantep’te özel bir doğalgaz şirketine yaptırmıştık. Galvaniz kazanı yeni montaj yapılmıştı. Montajı yapan şirketin elemanlarının da patlama esnasında olay yerinde olduğu ve kazanda yaptıkları bir hata veya eksikliğin patlamaya neden olabileceğini düşünüyoruz. Tabii kesin sonuç olay yerinde yapılan detaylı incelemeler sonrasında netleşecektir” denildi.
FABRİKA, SABIKALI ÇIKTI
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, patlamanın olduğu fabrikanın yeni taşındığını söyleyerek, küçük bir işyeri iken son bir yılda büyüyen fabrikanın, iş sağlığı güvenliği konusunda sabıkalı olduğunu dile getirdi. Çelik, “2011 yılında iki kez teftiş görmüş, idari para cezasına çarptırılmış. Belli ki iş sağlığı ve güvenliği konusunda eksikleri olan bir iş yerimiz.” dedi.
İş yerlerine her kazadan sonra “Bir daha olmasın” temennisinde bulunduklarını söyleyen Çelik, “Ama bunlar yaşanıyor. Ben buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bütün çalışanlarımızın koşullara uygun bir şekilde çalışması gerekiyor, çalıştırmanız gerekiyor. Eğer sizin teçhizatınız, donanımlarınız sağlanmadan çalıştırılıyorsanız, bu konuda bize bir telefon kadar yakınsınız, lütfen bize bildirin” dedi.
TÜZEL: ÖLEN İŞÇİLERİN SORUMLUSU HÜKÜMETTİR
İstanbul Milletvekili Levent Tüzel Meclis’te yaptığı konuşmada, Gaziantep Güneydoğu Galvaniz Fabrikasında çıkan patlamada 7 işçinin ölümü ve iş cinayetlerini hazırlayan ortamdan hükümetin ve işverenin sorumluluğu olduğunu, ölenlerden ikisinin Suriyeli olmasının, savaştan kaçan Suriyelilerin bu kez de patronların aç gözlülüğüne kurban olduğunu gösterdiğini söyledi.
Tüzel, Antep’te 7 içinin ölümüne yol açan patlamanın, işveren, sermaye ve hükümet cephesinin işçi güvenliği konusunda parmak kımıldatmadığını gösterdiğini söyledi. Tüzel, 2008’de 21 işçinin ölümüne neden olan Davutpaşa’da maytap atölyesinde çıkan patlamanın yıl dönümü nedeniyle Mecliste yaptığı konuşmada, üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen, Danıştay kararında, Çalışma Bakanlığının ve BEDAŞ’ın sorumluluğunu ortaya koyduğu halde, hâlâ adalet sağlanmadığını söyledi. 3 Şubat 2011’de Ostim OSB’de 19 işçinin öldüğü patlamada benzer kayırma ve adaletsizliklerin yaşandığını kaydeden Tüzel, atölyelerden, ocaklardan, fabrikalardan iş cinayetlerine yol açan patlamalar istemediklerini söyledi. Tüzel, iş cinayetlerine, ocak göçüklerine, doğal gaz felaketlerine dur demek için yurttaşların ve vekillerin sesini yükseltmesini istedi.