Muğla Güllük’te özel bir şirkete ait atık temizleme tesisinde bir iş cinayeti meydana geldi. Resmi merciler ve burjuva basın “ iş kazası “ diyor ama bu iş kazası değil. Özel bir şirkete ait atık su terfi istasyonunun deposunu temizlemek için depoya giren toplam 7 işçi zehirlendi ve öldü.
Türkiye’nin tekellerinden olan ve Atatürk Havalimanı ve daha bir çok havalimanının işletmeciliğini de yapan TEPE – AKFEN tekeline ait atık su terfi istasyonuna temizlik için giren işçiler yanlarında maske, oksijen tüpü, ilk yardım ve acil müdahale olanakları olmadığı için zehirlendiler ve öldüler.
İşçiler taşeron sisteminin amacına uygun olarak, alınması gereken iş güvenliği önlemleri işveren tarafından yük olarak görüldüğü için, hiçbir önlem alınmadan depoya indirildiler. Ve toplam 7 işçi öldü.
Soruyoruz; Bir işçinin hayatının karşılığı kaç liradır? Nasıl bir mantık işçilerin hayatlarına bedel biçebilir? Acaba bu tekeller kendilerinin hayatları, sağlıkları için de aynı şekilde mi düşünüyorlar? Başları ağrıdığında Amerika’ya koşanlar bizim hayatlarımız için karar veriyor.
Daha birkaç gün önce Başbakan Erdoğan “… Şimdi bu iş kazalarına iş cinayetleri diyorlar…” dedi. Evet, iş cinayeti diyoruz. Çünkü bunlar iş kazası değil iş cinayetleridir. Bu iş cinayetlerinin birçoğu gerekli önlemler alındığında engellenebilecek kazalardır. Ama işverenler alınması gereken ve zorunlu olan bu önlemlere ekonomik yük olarak bakmaktadır. İşverenler için önemli olan karlarının artmasıdır. Karlarının ne kadar arttığına bakarlar. Bizim hayatlarımızın onlar için zerre kadar önemi yoktur. Çünkü biz onlar için “ çapulcuyuz”.
Maden ocağında katledilen işçiler için “… Güzel öldüler… “ diyen AKP’nin Enerji Bakanıdır. İş kazalarında ölenleri suçlayan AKP’dir. Maden ocağında iş cinayetlerinde işçiler öldüğünde “…çok borçları var, o yüzden öldüler…” diyen AKP’dir. Yani iş cinayetlerinde ölümlerden herkes suçlu ve sorumlu ama bir tek AKP sorumsuz!
Son olarak Muğla – Güllük’teki iş cinayetinin savcılık soruşturmasına bakın ve izleyin. İş cinayetinin olduğu işletme tekellerden birine ait. Şimdi AKP’nin ne yapacağını izleyelim ve görelim! Bakalım Tepe – Akfen’e ne yapacaklar? Tepe – Akfen tekeline dokunabilecekler mi? Tek bir yöneticisini gözaltına alıp tutuklatabilecekler mi? Hayır! Çünkü AKP tekeller ve emperyalizm adına ülkemizi yönetmektedir. Tekellerin önündeki engelleri düzlemek için çalışmaktadır. Tekeller ve AKP’ye göre işçilerin hakları, işçi güvenliği önlemleri düzlenmesi gereken engellerin başında gelmektedir.
Çözüm AKP ya da düzenin diğer partilerinde değildir. Çözüm ellerimizdedir. AKP ya da ondan sonra gelecek bir parti aynı politikayı uygulamaya devam edecektir. Çünkü bu politikalar AKP’ye değil tekellere aittir. Bu nedenle iş cinayetlerinin temel sorumlularından olan ve taşeron sistemine karşı mücadelemizi işçi meclislerinde büyütelim. İşçi meclisleri sorunlarımızın temel çözüm aracıdır. İşçi meclislerinde örgütlenerek sorunlarımızı çözebiliriz.