Wan merkeze bağlı Kurubaş ve Kerepet köylerinin sakinleri, geçimlerini taş satarak sürdürüyor. Gire Mezin bölgesinde bulunan taş ocağında toprağın 2 metre altındaki taşları toprak yüzeyine çıkaran yurttaşlar, bu taşları konut süslemeleri ya da mezar taşı olarak işliyor. Oldukça ağır ve tehlikeli olan bu işte çalışanlar çoğu zaman ciddi sağlık sorunları ile karşı karşıya kalıyor.
‘Üvey evlat mıyız’
Taş çıkararak geçimini sağlayanlardan Savaş Kasap (22), “Birçok kişinin birlikte yapacağı işi bazen tek başımıza yapmak zorundayız. Sıcaklıklar bunaltıyor. Başka bir geçim kaynağımız olmadığı için bu işi yapmak zorundayız” diyor. Bölge halkına üvey evlat muamelesi yapıldığını belirten Kasap, çalışma koşulları olmadığı için tıpkı babası gibi bu işi sürdürdüğünü söylüyor.
Kim istemez düzenli geliri
Bu işe 15 yaşından itibaren başladığının altını çizen Naif Çaksu (20), kazandığı 3-5 kuruşla 7 nüfusa baktığını söyledi. İş kol ve beden gücüne dayalı olduğu için bel ağrılarından şikayetçi olan Çaksu, “Ben de sigortalı düzenli geliri olan bir iş yapmak isterdim. Ama buna mecbur kaldık” dedi. Ahmet Kasap ( 26) da, taş ocağında çalışmadan önce 6 yıl boyunca İstanbul’da bir tekstil fabrikasında çalıştığını aktardı. Kasap, bu zorlu işte niye çalıştığını şu sözlerle anlatı: “Daha önce 6 yıl İstanbul’da bir tekstil işinde çalışıyordum. Orada Kürt işçilere ikinci sınıf insan muamelesi yapıyorlar. Kaçıp evime geri döndüm. Çünkü bizleri dışlıyorlar, ötekileştiriyorlar. Ben de ‘Açlıktan ölsem de kendi topraklarımda ölmek istiyorum’ diyerek memleketimin yolunu tuttum.” Hiç kimsenin çalışmak istemeyeceği bu koşullarda çalışmak zorunda olduklarını ifade eden Kasap, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Bin bir zorlukla toprağı kazıyıp, metrelerce toprağın altından balyoz, taşkıran vb. malzemelerle taşları çıkarıp, ayıklıyoruz. Bütün amacım evime sıcak bir ekmek götürebilmek.”