İzmir Aliağa'daki iş cinayeti, gemi söküm sektöründeki denetimsizliği bir kez daha gündeme getirdi. Sektörü devlet değil, bir dernek denetliyor!
Aliağa'da iki işçinin yaşamını yitirdiği iş cinayeti, gemi söküm sektöründeki denetimsizliği tekrar gündeme getirdi.
Limter-İş’in verdiği bilgilere göre, 1992 yılından bu yana gemi söküm ve gemi inşaat işlerinde çalışan 16 işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Tersanelerde yaşamını yitiren bütün işçilerin sayısı ise 160.
Bu yıl sektörde 7 işçi öldü, bu iş cinayetlerinin 4'ü Aliağa Gemi Geri Dönüşüm Tesisleri'nde meydana geldi.
TAVUK TİLKİYE EMANET
Limter-İş Sendikası Genel Başkanı Kamber Saygılı'ya göre, bu ölümlerin başlıca nedeni, sektördeki denetimsizlik. Gemi söküm sektörü, devlet değil, bir 'dernek' tarafından denetleniyor. Bu dernek, sektördeki 21 firmanın 'patronlarının' oluşturduğu Gemi Söküm Sanayicileri Derneği.
Saygılı, durumu “tavuğun tilkiye teslim edilmesi”ne benzetiyor: “Sektörü denetleyen de patronlar, işçileri bilerek ölüme gönderenler de, çevreyi katledenler de.”
Saygılı, iş cinayetlerini engellemek için acilen denetim kurullarının oluşturulması gerektiğini belirtiyor ve şöyle diyor: “Bu kurullarda ilgili devlet kurumlarından müfettişlerin yanı sıra sendikalar, meslek odaları, üniversiteler, barolar, çevre örgütlerinden temsilciler de yer almalı.”
Saygılı'ya göre, bu denetim kurullarının oluşturulması da yeterli değil. Bu kurulların rapor hazırlamakla sorumlu kurullar olmanın ötesinde, mutlaka yaptırım gücünün olması gerekiyor.
Saygılı, Tuzla Tersanaleri'nde ölümlerin çokça gündemde olduğu 2008 yılında Çalışma Bakanlığı ve Meclis İnsan Hakları Komisyonu'yla bu önerisini paylaştığını, ancak aradan geçen 5 yıl içinde bu konuda en ufak bir adımın atılmadığını söylüyor:
“Biz o zaman da söylemiştik, Limter-İş olarak üzerimize düşen ne varsa yapacağımızı belirtmiştik. Ancak hükümet, bırakın sendikaları, çevre örgütlerini, meslek odalarını muhatap almayı, tüm bu örgütleri tasfiye etmeye çalışıyor. TMMOB'un başına gelenler ortada.”
Saygılı'nın dikkat çektiği bir diğer nokta ise şu: Yoğun çevre kirliliğine neden olan gemi söküm işi Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Türkiye gibi ülkelerde yapılıyor. Bu ülkelerin tercih edilmesinin nedeni, işçilerin örgütsüzlüğü ve denetimsizlik.
Yine bunun bir sonucu olarak, bu sektörde yaşanan iş cinayetlerinde sorumlular da çoğunlukla cezasız kalıyor . Saygılı, “Bu kadar ölüm oldu, bir tersane patronu yargılanmadı, ceza almadı” diyor, "Cezalandırılsalardı patronlar gerekli önlemleri almak durumunda kalırdı. Her ay 120'nin üzerinde işçi ölüyor. Savaş bilançosu gibi! Bu cinayetlerin çoğu önlenebilirdi."
***
Sektörde iş cinayetlerinin yanı sıra meslek hastalıklarına yakalanma oranı da yüksek. Saygılı'nın verdiği bilgilere göre, bu oran yüzde 90'ın üzerinde. En sık görülen meslek hastalığı ise kanser. İşçilerin büyük çoğunluğu, yoğun asbeste maruz kalmaları nedeniyle kanser oluyor.
Saygılı'ya göre, denetim kurullarının oluşturulması, bu hastalıkların önlenmesi için de büyük önem taşıyor.
Denetim mekanizmaları oluşturulmalı
İzmİr Aliağa Gemi Geri Dönüşüm Tesisleri'nde iki işçinin öldüğü iş cinayetiyle ilgili, Ege Çevre ve Kültür Platformu'ndan (EGEÇEP) yapılan açıklamada da, gemi söküm sektörünün devlet tarafından denetlenmeyen bir sektör olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, “Düşünün, sektörü Gemi Söküm Sanayicileri Derneği denetliyor! Devlet hem denetlemiyor hem de denetleyecek uzman görevlendirmiyor. Çünkü ilgili bakanlıklarda bu denetimi yapacak uzmanlar yok!” denildi.