Yüz binlerce Kürt tarım işçisinin akın ettiği Ege bölgesinde, ücretler patron, Ziraat Odaları ve dayıbaşları tarafından belirleniyor. Üçlünün ortak paydası ise: En az ücretle fazla süreli çalıştırma. 2007 yılında Turgutlu’da kurulan İşçi Dayanışma Derneği ücret belirlemede taraf olmak istiyor ancak işverenler tarafından reddediliyor. İşçi Dayanışma Derneği Başkanı Cevher Özdemir, Manisa Ziraat Odası ile diyaloğa geçerek ücreti birlikte belirleme teklifinde bulunduklarını ancak reddedildiğini kaydetti.
Tuzak mı kurdular?
Manisa’nın Selendi ilçesi tarafında ırgat olarak çalışan işçilerin alacağı ücretin iş bitimine yakın bir dönemde açıklandığını belirten Özdemir, ilçede yaşanan tuzağı şöyle anlattı: “Yaklaşık 200 işiçi bizi arayıp yardım istediler. Aktardıklarına göre, işverenlerin çağrısı üzerine gelmişler. Oda taban fiyatına bağlı olarak işçilerle anlaşıyorlar. Ancak iş bitimine bir aydan az zaman kala Oda tarafından taban fiyatı açıklanıyor. İş bitme noktasına geldiği için düşük ücrete mecbur kalıyorlar.” Bu konuda Ziraat Odası’yla görüşmek istetiklerini dile getiren Özdemir, ancak “Ziraat Odası çile odasına dönüşmüştür” dedi.
‘Fiyatlar rencide ediyor’
Özdemir, “8’inci ayda taban fiyatları listesinde açıklanan yevmiyelerin çapa için 28 TL, 1 ton domates toplama için 1 işçi yevmiyesi 31 TL, domates, patlıcan, üzüm toplama için 29 TL. Tüm bunların içerisine dayıbaşı, sucu, damcı parası da girdiğinde 31 TL olarak belirlenmiş” diyerek, bu fiyatın insan onurunu rencide ettiğini söyledi. Özdemir şöyle konuştu: “Ziraat Odası Başkanı bu bölgenin en büyük çiftçisidir. Bizim bildiğimiz kadarıyla 8 bin dönüm arazisi var. Ücret belirlemede çiftçi ve işverenlerin çıkarları esas alınıyor.”
İnsan ticareti yapılıyor
DTK ve BDP olmak üzere bütün sivil toplum örgütlerine çağrıda bulunan Özdemir, burada kurulan “dayı başı sisteminin” korucu sisteminden daha tehlikeli bir boyutta olduğunu dile getirdi. Özdemir, merkezi bir çalışma ile bu dayı başı sisteminin ortadan kaldırılması için bir çalışma ve çaba içerisine girilmesi gerektiğini aktararak, “Korucu ve dayı başları insanlarımızın kanı üzerine pazarlık yapıyorlar. Bu sene Rojava’dan getirilen insanları da Türkiye metropollerinde insan ticaretine dönüştürdüler. Bu insan ticaretinin kabul edilmemesi gerekmektedir. İnsan emeği üzerinden insan ticareti yapılıyor. Çağrıda bulunuyorum, bütün il ve ilçelerde bu insanlarımızı insan tacirlerinin kanlı ellerine teslim etmeyelim” diye konuştu.