(1) Beyaz örtülü tarlaların emekçileri

İşsizlik günümüzün en büyük sosyo-ekonomik sorunu. Bir yandan üretimi artıracak çözümler düşünülürken, diğer yandan işsiz ordusunun her geçen yıl artıyor oluşu derin bir çelişkiyi ortaya koyuyor. Kuşkusuz bu çelişkinin pek çok nedeni var. Kadın iş gücünün ekonomik faaliyetlere katılımının düşük olması ise bu sebeplerden sadece bir tanesi. İşverenler tarafından ucuz iş gücü olarak görülen kadınlar aynı zamanda ataerkil toplumun biçtiği roller gereği evin ihtiyaçları ve çocuk bakımı gibi rolleri de üstlenmek zorunda kalıyor. Riha’nın (Urfa) Wêranşar (Viranşehir) İlçesi’nde düşük ücretle mevsimlik işçi olarak pamuk tarlasında çalışan kadınlar yaşadıkları zorlukları anlatıyor. Günlük 27 TL’ye 12 saat çalışan kadınlar emeklerinin karşılığını alamadıkları gibi evlerine döndüklerinde bu kez de ev işleriyle uğraşıyorlar.

Zorluklar hep bize

Pamuk tarlalarının beyaz örtüsü üzerinde iki büklüm pamuk toplarken karşılaştığımız kadınlardan 38 yaşındaki Adile Kalkan,”17 yıldır evliyim o günden beri bu haldeyim” diyerek, anlatmaya başlıyor yaşadığı zorlukları. Mevsimlerine göre pamuk, kayısı ve fındık toplamaya da gittiklerini belirten 6 çocuk annesi Kalkan şöle devam ediyor: “İhtiyaçlarımızı karşılamak için günde 12 saat, ucuz iş gücüyle çalıştırılıyoruz. Hava kararınca da eve gidip evin işlerini yapıyoruz.” Eşinin pamuk tarlasında çalışmanın yorucu olduğunu söyleyerek bütün yükü kendi omuzlarına bıraktığını söyleyen Kalkan, “Eşim kendi keyfine bakıyor kahveye gidiyor, geziyor. Bütün zorluk ve eziyeti biz kadınlar çekiyoruz. Kadın dışarıda çalışsın, evde çalışsın, bütün sıkıntının yükünü çeksin. Bütün zorluğu biz kadınlar çekiyoruz” dedi.

Kendimize ait yaşamımız yok

Qerecdax’dan (Karacadağ) Wêranşar’a göç ettiklerini belirten 50 yaşında ve 10 çocuğu olan Makbule İşlek, gün ışımasıyla kalkıp hem hayvanlara hem çoçuklara baktığını hem de mevsimlik işçi olarak çalıştığını anlatıyor. “Eşim sırtının ağrıdığını bahane ederek çalışmıyor. Sürekli bir iş yaptığı zaman hastayım diye yakınıyor” diyen İşlek, “Burda başkalarının işini yapıyoruz hastalanıyoruz yoruluyoruz. Aynı zamanda çocuklarımızla da ilgileniyoruz. Günde sadece birkaç defa yarım saatlik mola verebiliyoruz. Kendimize ait bir yaşamımız yok” diye anlatıyor yaşamlarını.

Okuldan pamuk tarlasına...

Öğrenci olduğu halde hafta sonları pamuk tarlasında çalışan 17 yaşındaki Sibel Direk, “Anadolu Lisesine gidiyorum. Okul olmadığı zamanlarda tarlaya pamuk toplamaya geliyorum. Burası bir öğrencinin yeri değil. Şimdi derslerimize çalışmazsak ileride başka alternatifimiz kalmayacak ve ömrümüzün sonuna kadar böyle işlerde çalışacağız” dedi. Pamuk tarlası yüzünden okuldan alınan ve babasının maddi durumları düzelsin diye kendisini tarlada çalıştırdığını dile getiren 18 yaşındaki Kader İşlek ise, “Babama tarlada çalışacak çocuk lazımdı. Bu nedenle okulu bırakıp tarlada çalışıyorum. Sabahın erken saatlerinden geliyoruz. Daha sonra eve gidip evdeki işlere yapıyoruz. Hayvanlara bakıyoruz. Bütün hayatımız çalışmakla geçiyor. Farklı bir hayatımız yok” dedi.