Tersanelerde örgütlenen LİMTER-İş Sendikası’nın Genel Başkanı Kamber Saygılı’ya göre, patronlar ve devlet işçiyi, “baretle demir uçlu ayakkabının arasına sıkıştırılmış bir nesne” olarak görüyor. “Bu durumda, işçiye değer verilmez” diyen Saygılı, çalışma yaşamı için de, “düşük yoğunluklu savaş alanı” tanımını yaptı. Tuzla tersaneler bölgesinde yürüttükleri mücadele ve 2008 yılında gerçekleştirdikleri iki büyük grev sonrasında patronların iş cinayetlerine karşı önlem almak zorunda kaldığını belirten Saygılı, “İşçi sağlığı ve işgüvenliği, ne patronların ne de hükümetin vicdanına bırakılmayacak kadar önemli bir sorun. Ancak örgütlü mücadele ile durdurabiliriz. İş cinayetlerinin panzeri örgütlü mücadele” dedi.
Saygılı, emekçiler için çalışma yaşamının “düşük yoğunluklu savaş alanı” anlamına geldiğini belirtti, “Bu alana girdiğiniz andan itibaren her an ölebilirsiniz, hastalanabilirsiniz, sakat kalabilirsiniz ya da sürece yayılmış ölüm anlamına gelen meslek hastalığına yakalanabilirsiniz” dedi.
İş cinayetlerine karşı sendikaların yanı sıra toplumun diğer kesimlerinin mücadelesinin de çok önemli olduğunun altını çizen Saygılı, son olarak “İşçi sağlığı ve işgüvenliği, ne patronların ne de hükümetin vicdanına bırakılmayacak kadar önemli bir sorun” dedi.