2 yıl önce Gaziantep’te görevi başındayken bir hasta yakınının silahlı saldırısıyla öldürülen ve sağlıkta şiddetin simgesi haline gelen Dr. Ersin Arslan sağlık kurumlarında gerçekleştirilen törenlerle anıldı. Hekimler ve sağlık çalışanları Dr. Ersin Arslan’ın öldürüldüğü gün olan 17 Nisan’da, saldırıya uğradığı saatte, 12:45’te 1 dakikalık saygı duruşunda bulundular ve TTB ve sağlık örgütlerinin ortak imzasıyla hazırlanan açıklama metnini okudular.
Tüm Türkiye’de olduğu gibi İstanbul’daki pek çok hastanede ve sağlık kurumunda da gerçekleştirilen anma etkinlikleri hem gencecik yaşta aramızdan alınan Dr. Ersin Arslan’ı unutmayacağımızın, unutturmayacağımızın ifadesi oldu hem de sağlıkta yaşanan şiddete karşı tepkinin.
İstanbul’daki etkinliklerin merkezi Süreyyapaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi oldu. Yönetim Kurulu Üyelerimizin de katıldığı anma töreni hastane C Blok binası önünde gerçekleştirildi.Saatler 12:45’i gösterdiğinde Dr. Ersin Arslan ve sağlıkta şiddet olaylarında kaybettiğimiz meslektaşlarımız anısına 1 dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi.
Törende İstanbul Tabip Odası imzalı “Sağlıkta Şiddete Son! Dr. Ersin Arslan’ı Unutmayacağız” pankartı açılırken, hekimler ve sağlık çalışanları siyah kurdeleler ve yaka kokartları taşıdılar.Anma Töreninde konuşan İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Ali Çerkezoğlu; "Bugün sağlık ortamında hepimizi üzen bir günün yıldönümü. İki yıl önce bu gün Gaziantep’te görevi başında, çalıştığı hastanede genç bir meslektaşımız olan Dr. Ersin Arslan ne yazık ki bıçaklanarak öldürüldü. Yıllardan bu yana var olan ancak son dönemde nedense çok ciddi artış gösteren sağlık ortamındaki şiddeti kabullenmediğimizi, doğru bulmadığımızı ve bunu sıradanlaştırmayacağımızı, olağanlaştırmayacağımızı buradan tüm kamuoyuna ilan etmek istiyoruz..." dedi.
Ardından söz alan İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Taner Gören; "Dün gibi hatırlıyorum ve acısı o gün hissettiğim düzeyde içimde duruyor. Bu ölümün nedenlerini çok çeşitli boyutlarıyla araştırdık. Ne yazık ki neden olarak, sağlıkta dönüşüm programı dediğimiz sürecin sonunda geldiğimiz noktada, bu tür olayların olmasının çok kolaylaştığı bir zeminin, çok önemli bir rol oynadığını söylemek zorundayız." dedi.
Prof. Dr. Taner Görenin ardından söz alan Süreyyapaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Dr. Gül Dabak da;, "Dr. Ersin Arslan'ın öldürülmesinden sonra çok çeşitli eylem ve etkinlik yapıldı. Hatırda tutulması gereken bir olaydır ve 17 Nisan günü dünyada ‘Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddeti Önleme Günü’ ilan edilmelidir" şeklinde konuştu. Konuşmasının ardından Dr. Gül Dabak Türk Tabipleri Birliği, Türk Diş Hekimleri Birliği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası, Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği, Türk Hemşireler Derneği, Türk Ebeler Derneği, Radyoloji Teknisyenleri/Teknikerleri Derneği, Türk Medikal Radyoteknoloji Teknisyenleri Derneği, Hizmet Uzmanları Derneği, Psikologlar Derneği adına hazırlanan ortak basın açıklamasını okudu.Anma töreni sonunda beyaz balonlara bağlanmış “Sağlıkta Şiddete Son! Ersin Arslan’ı Unutmayacağız-İstanbul Tabip Odası” yazılı pankart gökyüzüne bırakıldı.
Dr. Ersin Arslan ile ilgili anma İstanbul’daki birçok hastanede aynı saatte yapılırken, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki anma programında meslek örgütümüz adına konuşma yapmayı talep eden hastane temsilcimize olumsuz yanıt verildi. Konuşmacılar tarafından sağlık ortamında giderek tırmanan şiddetin sebebi hasta ve hasta yakınlarının yaklaşımı ile sağlık çalışanlarının iletişim eksikliği olduğu ifade edilmesine karşın, uygulanan sağlık politikaları ve yöneticilerin tutumuna hiç değinilmedi.
Bunun üzerine hastane temsilcimiz Dr. Özkan Gülmez katkı yapmak için söz alarak, 1 yıl öncesinde Dr. Ersin Arslan için düzenlenen anma etkinliğine katıldığı için 15 hekim ve yakasında Dr. Ersin’in fotoğrafını çıkarmadığı için bir asistan hekim hakkında farklı gerekçeler oluşturularak soruşturma açıldığını hatırlattı ve bu durum protesto edildi.
Dr. Özkan Gülmez açıklamasında; “Meslektaşlarımı kardeş bileceğime… Mesleğimize henüz başlamadan, fakülteden mezun olurken hekimlik andında böyle söz vermiştik insanlığa ve mesleğimize…Ersin katledileli bugün tam 2 yıl oldu. Peki, o günden bu güne ne oldu? Sağlık çalışanına şiddet günden güne arttı. Sağlık çalışanları neredeyse her gün hakaretlere, tehditlere maruz kalıyor. Ülkenin dört bir yanından darp edildikleri, yerlerde sürüklendikleri, gebe olsalar dahi bu kaba şiddete maruz kaldıkları haberleri geliyor. Ne yazık ki sağlık çalışanlarının yaşanan aksaklıkların sorumlusu olarak gösterildiği, her geçen gün itibarsızlaştırıldığı ve hedef gösterildiği bir sağlık ortamında hizmet sunmaya çalışıyoruz. Uzaklara bakmayalım, hastanemiz acil kliniğinden bir arkadaşımızın parmağı kırıldı. 2 ay önce dahiliye kliniğinde bir arkadaşımız çekiştirilerek sürüklenmeye çalışıldı, engel olmaya çalışan arkadaşımızınsa boğazı sıkıldı. Çok değil 1 ay önce acil serviste bir arkadaşımıza tokat atıldı. Tutanaklar ve adli raporlar tutuldu, “Beyaz Kod”lar verildi. Peki ya sonuç? Çalışanının güvenliğini sağlamakla yükümlü olan yöneticilerimize buradan soruyorum. Yaşananlardan sadece birkaçı olan bu şiddetin sonucunda çalışanınıza ne kadar sahip çıktınız? Bu ve bunun gibi olayları önlemek için ne gibi önlemler aldınız? Yeterli önlemlerin alınmadığı açık! Gerekli önlemlerin alınması için birimizin başına bir şey gelmesi mi bekleniyor?
Bizlerin başka bir meslektaşımızın, başka bir kardeşimizin daha anmasını yapmaya tahammülümüz yok! Bundan tam 1 yıl önce de Ersin’i anmak, onu aramızdan alan bu şiddeti lanetlemek için toplanmış ve bir açıklama yapmıştık. Yöneticilerimiz ise bizlerin yanında yer almak yerine poliklinik poliklinik dolaşarak tutanaklar tutmakla meşguldü.
Belki bilenleriniz vardır. 1 yıl önce bugün aralarında benim de bulunduğum 15 hekim hakkında soruşturma açılarak uyarı ve kınama cezaları istendi. Bir arkadaşımız için ise yakasına takmış olduğu Ersin’in fotoğrafını çıkarmadığı için kılık kıyafet yönetmeliğinden soruşturma açıldı. Şimdi buradan kendimi ihbar ediyorum; öldürülen meslektaşım, kardeşim Ersin’in fotoğrafını göğsümde taşıdığım için bana da soruşturma açın! Vereceğiniz cezayı onur nişanesi olarak taşımaktan gurur duyarım. Samimiyetinize ne yazık ki inanmıyoruz! Tekrar söylüyorum biz o yemini ne bakanlığa ne yönetmeliklere ettik. O yemini mesleğimize ve insanlığa ettik.” dedi.