16 Mayıs saat 17.30 itibarıyla Soma’da yaşanan madenci katliamına dair bazı satırbaşlarını paylaşıyoruz...
1- Yangının nedenin özü üretim zorlamasıdır. Ocakta muhtemelen TKİ’nin eski imalatına girilmiştir. Burada toprak daha gevşek ve kızışma çoktur. Esasen maliyetin TKİ’nin başka ocaklarında 130 dolar civarında iken burada 24 dolara inmesi ile övünülmesi yaşananların habercisi olmuştur.
Kömür yangını takiben göçük ve karbonmonoksit zehirlenmesi meydana gelmiştir. Burada çok açık suçlu özelleştirme politikaları, rödovans sistemi ve güvencesizleştirme politikalarıdır.
İhmaller zinciri ortadadır. Fakat en net şekilde dayanacağımız husus önümüzdeki günlerde Maden Mühendisleri Odası’nın açıklayacağı rapor olacaktır.
2- Can veren madenciler Manisa, Kütahya, Balıkesir ve Zonguldak madenci köylülerinden oluşmaktadır.
3- Şu an 284 işçinin yaşamını yitirdiği ve 18 işçiye de ulaşılamadığı açıklanmıştır. Bizler önümüzdeki hafta işçilerin ismini ve yaş bilgilerini açıklayacağız. Acele ederek hatalı bir bilgi paylaşmak istemiyoruz.
4- Katliamın meydana geldiği ocak sendikalı, sigortalı işçilerin çalıştığı yani görece en güvenceli işçilerin çalıştığı büyük bir işletmedir. Bu durumun işçi sınıfının çalıştığı koşulları ortaya koyması bakımından önemli olduğunu düşünüyoruz. Unutmayalım 2013 yılında da tespit edebildiğimiz kadarıyla en az 1235 işçi yaşamını yitirmişti. Ülkemizde her gün 8-10 işçinin öldüğünü düşünüyoruz...
5- Unutmayalım Yatağan’da özelleştirmeye karşı yine aynı sendikaya üye olan işçiler aylardır direnişteler. Direnişlerinin de sebebi bugün daha iyi anlaşılabileceği gibi Yatağan’ın Soma olmamasıdır...
6- Başta 4857 Sayılı İş Kanunu olmak üzere çalışma yasaları işçi lehine yeniden düzenlenmeli ve sendikal örgütlenmenin önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır.
7- Yönetişim mekanizmaları, ümmetçi yardım politikaları ve kaderciliği örmek için görevlendirilen imam ordusu teşhir edilmeli sınıfımız, halkımız boyun eğmemeye ve mücadele etmeye çağrılmalıdır.
8- Bakan Hüseyin Çelik bugün yaptığı açıklamada 1 Mayıs’ta Taksim’e çıkan sendikaları suçladı ve işçi sağlığı talepleri yoktu dedi. Oysa biz 5 Mayıs’ta paylaştığımız raporumuzda şu ifadelere yer vermiştik: “Malum herkes kendi mensup olduğu sınıfın çıkarları için konuşur. Biz kendi sınıfımızın dilini konuşuyoruz. İş cinayetleri küresel rekabetin sonucudur ve sermayenin daha fazla kâr güdüsünün ürünüdür. Asıl sorumlu sermaye ve gerekli denetimi yapmayan devlettir. İşte tam da bu noktada başta Taksim olmak üzere 1 Mayıs’ta emekçiler alanlara çıktı ve bu yıl uzun zamandan sonra ana talebi iş cinayetlerine karşı mücadele oluşturdu...” 3 gündür Soma katliamını protesto eden coğrafyamızın dört bir yanındaki onbinlerce insana polis şiddetle saldırdı.
9- Bu yaşananların bir numaralı sorumlusu TKİ ve hala madeni işletmeye devam edeceklerini söyleyen Soma Holding’tir. TKİ ve şirket sorumluları en ağır şekilde cezalandırılmalıdır...
10- Yaşananların sorumlusu özelleştirme ve güvencesiz çalıştırma politikalarını yaşama geçiren AKP’dir. Madenin Soma Holding’e geçişinde de boy gösteren Enerji Bakanı Taner Yıldız, “Türkiye’nin refahını bozmak isteyenler Türkiye’nin siyaset tarihinde her zaman olabilir, olacaktır. Takmayın kafanızı. Kafanız karışmasın, gönlünüz bulanmasın. Bizler Allah’ın izniyle sizden aldığımız desteklerle beraber Türkiye’nin nasıl 10 yılda GSMH’sini üç katına çıkardıksa önümüzdeki 10 yılda da sizlerle beraber bunu daha yükseğe çıkaracağız” demiştir. İstifa etmelidir...
11- 5-7 Mayıs tarihleri arasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca İstanbul’da 7. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı öncesi tanıtım toplantısı düzenlenmişti. İş kazaları ve işçi ölümlerinde Türkiye’de olumlu gelişmeler yaşandığını ileri süren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, işçi sağlığı konusunda hükümetin ve patronların sorumluluğuna değinmezken mücadele eden sendikaları suçlamıştı. Faruk Çelik istifa etmelidir.
12- Hükümet politikalarının bütününden sorumlu olan ve her zaman olduğu gibi yaşanan katliam karşısında yine “Bunlar sürekli olan şeyler, bu işin fıtratında bu var” diyen, halka saldıran Başbakan Erdoğan’dır. Başbakan istifa etmelidir.
Hükümet derhal istifa etmeli, güvencesiz çalıştırmayı derinleştirmeyi amaçlayan ve gündemde olan taşeron yasası iptal edilmeli, taşeron çalıştırma yasaklanmalı ve tüm madenler kamulaştırılmalıdır...