Uzunca bir dönem Yeraltı Maden-İş Sendikası'nın yöneticiliğini yapan ve maden ocağında ateşçi ustası olarak çalışan Kamil Kartal, Soma'daki izlenimlerini ANF'ye anlattı: Kartal “katliam, kömürün içten yanması sonucu meydana geldi. Bu önlenebilirdi. Şirkette, gizli taşeron uygulaması var. Yaşam odası olsaydı daha çok işçi hayatta kalacaktı” dedi.
Yeraltı Maden-İş Sendikası'nın eski yöneticisi ve maden işçisi Kamil Kartal, 4 gün bulunduğu Soma'daki izlenimlerini ANF'ye anlattı.
Madencilik sektöründe iş güvenliği ve işçi sağlığı açısından en ufak bir eksikliğin bile hiç tahmin edilmeyecek sonuçlara yol açtığını hatırlatan Kartal, "Her zaman 'Kaza geliyorum' der. Soma'da da 'Geliyorum' demiş. İşçi arkadaşlarımız içeride bir sıcaklık hissiyatı olduğunu söylüyorlar. Olay ilk meydana geldiğinde yapılan 'trafo' açıklaması hiç gerçekçi gelmemişti. Nitekim, trafo patlamasından olmadığı gerçekleşti" dedi.
KÖMÜRÜN İÇTEN YANMASI ENGELLENMEMİŞ
Madenlerde içten içe yanma olasılığının her zaman var olduğunu ve bunun tespit edilerek önlenebildiğini belirten Kartal, şöyle konuştu: "Topuk kömürleri dediğimiz kömürler vardır. Ana galerilerin çevresinde üretim panoları var. Ana cadde düşünün, o caddeye çıkan sokaklar var ve her sokakta üretim yapılıyor. Her sokağın yan taraflarında büyük kütleler tavanı tutar. Bu kömür kütlelerine topuk kömürü denilir. Topuk kömürlerinin üzerine yük binince yumuşama olur ve oksijenle birleşince yanma gerçekleşir. Ancak bu içten yanma hissedilir. Geçtiğimiz yıl da içten yanma tespit edilmiş, absorbe edilerek küçük hasarla atlatılmış. Bu durumda yangın olan bölgenin çeşitli sistemlerle hava ile ilişkisi kesilir, yangın söndürülür. Ancak Soma'da içten yanma belli bir noktaya geldiğinde çökme meydana geliyor. Yangın büyüyor. Hava ile karışınca, her yere yayılıyor ve ardından da karbonmonoksit gazı her yeri kapsıyor. 200'ün üstünde cenazenin ocaktan çıkartılmasına tanık oldum. Yanık hiç görmedim. Büyük bir kısmı boğulma, bir kısmı da zehirlenerek ölmüştü."
GİZLİ TAŞERON
Soma Holding'in patronu ve müdürleri, dünkü basın toplantısında taşeron çalışma iddiasını reddetti. Ancak, Kartal, maden ocağında "gizli taşeron" çalışmanın var olduğunu belirtti. Kartal, "gizli taşeron" yönteminin işleyişini şöyle anlattı:
"Yasal anlamda taşeron uygulaması gözükmüyor. Daha önce Park Holding döneminde çeşitli üretim birimleri taşeronlara verilmiş. Ancak, maden ocağı Soma madenciliğe devredilince, şirket bunları kaldırmış. Yasal olarak SSK primlerinin tamamı Soma madencilik üzerinde. Ama uygulamada gizli taşeronluk var. Deneyimli birikimli ya da emekli olmuş maden çavuşlarının, üretimde deneyime sahip 'yeraltı ustası' diye tabir edeceğimiz ustalar ve yardımcılardan oluşan ekipler kuruluyor. Bu pozisyondaki bir insan, bir üretim panosunda üretilecek kömür miktarı üzerinde şirketle anlaşma yapıyor. Üretilen kömürden bir miktar para alıyor ve işçilere bu aldıkları para üzerinden ödeme yapılıyor. Bu işçileri de köylerinden getirenler maden çavuşları yada ustalar. Ağırlıklı olarak çok genç işçilerden oluşan 50-60 kişilik ekiplere nezaretçi olarak bulunuyorlar."
YAŞAM ODASI HAYAT KURTARACAKTI
Madene ilişkin tartışmaların başında da "yaşam odası"nın bulunup bulunmadığı geliyor. Şirket yetkilileri, dünkü açıklamalarında, ilk önce "Bir tane var" dedi. Sonra olmadığı açığa çıktı.
Kamil Kartal da, maden ocağı özelleştirilmeden önce 400-500 kişinin kalabileceği bir odanın yapıldığını ancak donatım yetersizliği nedeniyle kullanılmadığını anlattı ve ekledi: "Ayrıca Soma holding, bu odanın çevresindeki kömür alımlarını bitirince, yeni bir proje yaptığını söylüyor. Ancak bu proje hayata geçmemiş. Avrupa'da ya da gelişmiş maden ocaklarında belli sayıda -18/20- işçiler için yapılır. Üretim panolarına yakın ve işçilerin kaçma güzergahına yakın yerlere, çokça yapılır. Kömürün dışındaki ana kayalara yerleştirilir. Tavanında da bir giriş ve bir çıkış deliği vardır. Temiz hava verilir, kirli hava çekilir. Hatta işçiler uzun kalacaklarsa, yemek ve su gönderilir. Şili'deki altın madeninde işçilerin kaldıkları yer böyle bir yerdi. Sonuçta, yaşam odalarının, hayat kurtardığına dair sayısız örnek var."