Davutpaşa’da sanayi sitesindeki patlamaya ilişkin karar duruşması öncesinde basın açıklaması gerçekleştirilerek iş cinayetleri ve yargı sürecine dikkat çekildi.
Davutpaşa Katliamı'nda karar duruşması aşamasına gelindi. Yakınlarını Davutpaşa Katliamı'nda kaybeden aileler, Adalet Arayan İşçi Aileleri, dava avukatları ve destekçileri yaptıkları basın toplantısı ile davada gelinen aşamayı aktararak, görüşlerini dile getirdiler. 14 Temmuz Pazartesi yapılacak dava duruşmasına çağrı yaptılar.
İstanbul Taksim'de Bir Umut Derneği binasında gerçekleştirilen toplantıda, ilk olarak Adalet Arayan İşçi Aileleri'ne hukuksal destek sunan hukukçular adına Avukat Erbay Yucak, dava sürecini özetledi.
Davutpaşa emsal olacak
Av. Erbay Yucak, 7 yıldır süren bir mücadele olduğunu ve ceza davası süreci açısından karar aşamasına gelindiğini, bu kararın iş cinayetleri davalarında emsal teşkil edeceğini ifade etti. Davutpaşa ile ilgili olarak tazminat davasının sonuçlandığını, Danıştay'ın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Zeytinburnu Belediye Başkanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve İşyeri sahiplerini tazminata mahkum ettiğini belirtti.
Yucak, yargılama sürecinin zamana yayma, takipsiz bırakma ile bir hakkın kullanımının engellemesine yönelik tutumlar ortaya konulduğuna dikkat çekerek, savcının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Zeytinburnu Belediye Başkanlığı hakkında beraat istendiğine, cezaların üst sınırdan istenmediğine, ceza oranı gibi suçu paylayan bir yaklaşım olduğuna, olayın “Bilinçli taksir” ile değerlendirilmediğine vurgu yaptı. Savcının verdiği mütalaayı bu noktalardan ötürü doğru bulmadıklarını belirten Yucak, ailelerin 35 hafta Taksim'de adalet nöbeti tuttuğunu, bu noktaya hem fiili hem de hukuki mücadele ile gelindiğini dile getirdi.
Davutpaşa Katliamı kararının emsal değeri taşıdığını, bu konuda kamuoyunun duyarlılık göstermesinin önemli olduğunu belirtti.
“Mahkeme bir sınavdan geçiyor”
Hukuksal olarak yapılan bilgilendirmenin ardından yakınlarını kaybeden işçi aileleri düşüncelerini dile getirdiler. 18 yaşında Davutpaşa'da hayatını kaybeden Beytullah Güleç'in abisi Hakkı Güleç, 7 yıldır mücadele yürüttüklerini ve mahkemenin bir sınavdan geçtiğini ifade etti. Çıkacak kararla ya iş cinayetlerine dur denileceği ya da iş cinayetlerinin onaylanacağını vurguladı. Yaşanan her iş cinayetinin zamanla unutulduğunu ve yenisinin yaşandığını dile getiren abi Güleç, devlet yöneticilerinin sorumlular hakkında gerekli cezaları vermediğini belirterek, katliamların yaşandığı işyerleri sahiplerinin mal varlıklarına el konulması, görevli devlet memuru ve yöneticilerin görevden alınması gerektiğini ifade etti. Soma Katliamı’nda AFAD’ın topladığı yardımlarla ailelerin yaralarını saracağını açıklayan hükümet görevlilerinin, bugün taşeron yasaları çıkararak katliamları önleyecekleri yanılgısını yarattığını ortada bir değişikliğin olmadığını vurguladı. Yakınlarını kaybetmelerinin kader olmadığını belirten Güleç, kamuoyunun vicdanını rahatlatacak açıklamalar yaparak toplumu oyalamaya çalışan hükümet yetkililerin, yakınlarını kaybeden ailelerin gerçekten yaralarını saracak maddi ve manevi destek vermesini istedi.
“En büyük suç devlette”
Patlamada hayatını kaybeden Semra Battal'ın kardeşi Çoşkun Battal da, işçi sağlığı ve güvenliği konusunda adımlar attığını söyleyen devletin, bunu uygulamada hayata geçirmediğini, iş cinayetlerinde en büyük suçun devlette olduğunu dile getirdi. İş güvenliği konusunda yeterli personel, eğitim, teçhizat gibi konuların %10 dahi yerine getirilmediğini ifade eden kardeş Battal,
katliamların faturasının işçilere çıkarıldığına vurgu yaptı. Kardeş Battal, Davutpaşa da dahil Ostim patlamalarında devletin hızla binaları yıktırdığını ve kanıtları devlet eliyle karartıldığını belirtti.
Ardından konuşan anne Hülya Battal, kızının üç çocuğuna bakmak için çalıştığını belirterek o dönem 400 TL aylık aldığını, öldükten sonra çocuklarının hayatının karardığını vurguladı. Psikolojik olarak çocukların yıprandığını, Cumhurbaşkanı Gül'ün eşi Hayrunnisa Gül'ün birçok kez geleceğini ve çocuklarla ilgileneceğini belirtmesine rağmen gelmediğini, çocukların kararan hayatını kimlerin geri getireceğini sordu. Anne Battal, işçilerin ve çocuklarının devlet açısından hiçbir değer taşımadığını, sermayenin ise el üstünde tutulduğunu belirtti.
“Sermaye ve devlet ortak cinayet işliyor”
Oğlu Eren'i Zeytinburnu'nda çalışırken iş cinayetinde kaybeden Erdinç Eroğluda söz alarak, Davutpaşa davasında yargılanan Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın'ın Tayyip Erdoğan tarafından, yine davada yargılanan Zabıta Müdürü Feruz isimli kişinin de belediye başkanı tarafından meclis üyesi yapılarak ödüllendirildiğini vurguladı. Kendisinin de halen Zeytinburnu İlçesi’nde ikamet ettiğini, sokak ve caddelerde “Yaşanılabilir bir Zeytinburnu” yazdığını, binlerce tekstil ve deri atölyelerinin olduğu ve ölümlerin yaşandığının ise yazmadığını dile getirdi. TBMM'de grupları olan partilerle görüşmek istediklerini randevu aldıkları halde AKP grubunun kendileriyle görüşmediğini aktaran baba Erdinç Eroğlu, hükümetin cinayetleri bitirmek için uğraşacağına, suçluları ödüllendirdiğini, adeta sermaye ve devletin cinayetleri ortak işlediğini ifade etti.
İşçi ailelerinin konuşmasının ardından karar duruşmasına çağrı yapıldı. 14 Temmuz Pazartesi saat 09.00'da Bakırköy Adliyesi'nde görülecek ve ardından saat 13.00'de dava ile ilgili adliye önünde yapılacak basın açıklamasına çağrı yapıldı.
Basın toplantısı yapılırken, Zeytinburnu'nda bir atölyede patlama meydana geldiği haberinin yansıması da, sorunların halen ortada olduğunu açığa çıkaran bir gerçek oldu.