21 işçinin yaşamını yitirdiği Davutpaşa davasında karar verildi. Mahkeme heyetinin Zeytinburnu Belediye Başkanı ve diğer sanıklara verilen karara itiraz eden aileler kararı Yargıtay'a taşıyacaklarını belirtti. Kararın tatmin edici olmadığını belirten aileler "Müdürlerin ceza aldığı bir yerde belediye başkanının ceza almaması kabul edilebilir değildir" dedi.
Zeytinburnu Davutpaşa'da 7 yıl önce meydana gelen ve 21 işçinin yaşamını yitirdiği patlama ile ilgili görülen davanın karar duruşması 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Patlamada yaşamını yitirenlerin aileleri, avukatları ile davada tutuksuz yargılanan işçi Hasan Altay ve Zeytinburnu İmar ve Şehircilik eski Müdürü Şevket Yıldırım ile sanık avukatları duruşmaya katıldı. Diğer sanıklar duruşmaya gelmedi.
Ailelerin avukatlarından Av. Gökhan Küçük, Zeytinburnu'nun 1947 yılında sanayi bölgesi olarak kurulduğunu hatırlatan Küçük, 1947'den 2014'e kadar 80 bin işçinin çalışma güvenliği eksikliği nedeniyle öldüğünü belirtti. "20 yıldır belediye başkanı olan Murat Aydın nasıl olur da bölgenin eksikliğini bilmez" diyen Küçük, Zeytinburnu'nda son yaşanan patlamanın fotoğraflarını gösterdi ve "Bunlar yaşanmaya devam ediyor" dedi.
Av Berrin Demir ise "Belediye Başkanı hasta bahanesiyle mahkemeye sahte rapor sunarak gelmezken, aynı gün sosyal medyada Çırağan Sarayında katıldığı yemeğin fotoğraflarını paylaşıyor savcılık makamı ise hiçbir şey yapmıyor. Yine aynı başkan yeterince denetim yapmak için personel olmadığını söylerken davaya 30 tane zabıtayla katılıyor. " dedi.
Avukatların savunması sonrasında sanıklar arasında yer alan ve patlamadan yaralı kurtulan Hasan Altay söz aldı. Altay, "Savunma avukatlarına katılıyorum. Suçlular cezalandırılmalı. Benim de suçum varsa cezamı çekmeye razıyım. Mahkemeden adil bir karar bekliyorum. Yedi senedir yaralıyım, yaralarım iyileşmedi" dedi.
Sanık avukatları savunması ise ailelerin tepkisini çekti. Sanık avukatının "Kaza elimdir fakat, acıya göre yargılama yapmıyoruz. Sanıkların üzerine atılacak taksir var ise emir ve nizamlara uymamaktır. Keza mivekkillerim ellerinde fırsat olmasına rağmen mahkemeden hiçbir belge gizlememişlerdir" dedi. Bunun üzerine 18 yaşındaki Heybetullah Güleç'in ağabeyi Hakkı Güleç, "Sizin 18 yaşında kardeşiniz ölseydi, anneniz, babanız ölseydi aynı savunmayı yapar mıydınız. Ölen işçilerin aileleriyle empati yapın biraz" dedi. Güleç'in tepki göstermesi üzerine mahkeme heyeti Güleç'i salondan çıkardı. Avukatların müdahalesi sonucu, Güleç tekrar duruşma salonuna alındı.
YEDİ YIL SONRA GELEN KARAR
Mahkeme heyeti, ailelerin asıl sorumlu olarak gördüğü Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı eski Bölge Müdürü Atakan Tanış ile işçi Hasan Atalay hakkında beraat kararı verdi. Mahkeme beraate "Üzerlerine atılı suçların sabit olmaması ve yeterli delilin bulunmaması"nı gerekçe gösterdi.
Zeytinburnu Belediyesi Zabıta Müdürü Feruz Kutsal ile Ruhsat ve Denetim Müdürü Rüstem Tekin'e "Taksirle öldürmek" suçundan 9'ar yıl hapis cezası verdi, ceza 7'şer yıl 6 aya düşürüldü.
Dönemin İmar ve Şehircilik Müdürleri Servet Kına ve Şevket Yıldırım'a ise 5'er yıl hapis cezası verildi. Mahkeme, bu cezaları da 30'ar bin 400 TL adli para cezasına çevirdi.
Bina sahipleri Resul Koçyiğit ile Remzi Koçyiğit hakkında 6 yıl hapis cezası veren mahkeme, Zeytinburnu Belediyesi İmar ve İskan Müdürü Hatice Küçük Akyüz'ü 18 bin TL para cezasına çarptırdı.
"DAVALARINI KAN PARASINA SATMASINLAR"
Aile avukatları duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yaptı. Kararı Yargıtay'a taşıyacaklarını söyleyen Ailelerin Hukukçuları Heyeti'nden Erbay Yucak "Müdürlerin ceza aldığı bir yerde belediye başkanının ceza almaması kabul edilebilir değildir. Böyle bir durum için temyize başvuracağız. Denetim görevini yerine getirmemek için sebep olunan cinayetler bakımından da başlangıç niteliğinde bir karar olarak düşünmekte fayda var. Bu dolayısıyla Soma'yı da, Esenyurt'u da, Ostim'i de etkiler. İşçilerin toplu olarak hayatını kaybettiği bu davalarda denetim sorumluluğun cezalandırılmasının altını çizen bir karardır. Biz bunu hafif bulmamıza, bütün soumluların yargılanmadığı itirazlarımıza rağmen kararın bu tarafını da görmek lazım" dedi. Erbay, ailelerin ve onlara destek verenlerin 6,5 yıldır süren mücadelelerinin bu kararın bile çıkmasında payının büyük olduğunu söyledi.
Patlamada yaşamını yitiren Gülhan Çabuk'un eşi İdris Çabuk ise "Davamızı takip ederek az da olsa kurum çalışanlarının ceza almasını sağladık. Yakınlarını iş cinayetlerinde yitirmiş ailelere sesleniyorum. Kesinlikle davalarını üç-beş kuruşa, kan parasına satmasınlar. Devletin vereceği o adi leş parasına satmasınlar. Siyasilerin TV kanallarında söyledikleri yalanlara kanmasınlar. Çalışmıyor olsanız bile bir iş cinayetine kurban gitmeyeceğiniz anlamına gelmiyor. 12 Temmuz'da Zeytinburnu'nda yaşanan patlamada bu şekilde 3 kişi hayatını kaybetti" dedi.