İstanbul'da 17 yaşındaki genç işçi Eren Eroğlu'nun geçen yıl bir özel hastanenin tabela harflerini tamir ederken yüksek gerilim hattından gelen akıma çarpılarak ölmesine ilişkin davanın ilk duruşması bugün Bakırköy Adliyesi 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Olay günü yaralanan işçi Haydar Sakcı verdiği ifadesinde yüksek gerilim konusunda uyarılmadıklarını söyledi.
TDS Tanıtım Dijital Baskı Merkezi ve Reklam Hizmetleri adlı firmada çalışan Pınar Öz, Erol Mutlu ve Ulucan Köse'nin sıra iki kişinin daha sanık olarak yargılandığı davada Türk Ceza Kanunu'nun 85. maddesine göre taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçundan üç yıldan altı yıla kadar hapis isteniyor. Duruşmada hazır bulunan Pınar Öz, Erol Mutlu ve Ulucan Köse, olayda bir kusurlarının olmadığını iddia etti. Eren Eroğlu'nun öldüğü olay günü yaralanan genç işçi Haydar Sakcı ise yüksek gerilim hattı konusunda uyarılmadıklarını söyledi. Duruşma 13 Kasım saat 9.20'ye ertelendi.
Adalet Arayan İşçi Aileleri tarafından duruşma sonrasında adliye önünde yapılan basın açıklamasında, yüksek gerilim hattı geçen arsada, inşaata izin veren Esenyurt Belediyesi’nin, beş metrelik mesafeyi tapuya şerh ettirmediği için TEİAŞ yetkililerinin, bu ihlale rağmen binaya hastane binasına ruhsat verdiği için İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün de sorumlu olduğu ifade edildi. Anne Nazmiye Eroğlu, adalet beklediklerini söyledi.
Esenyurt’taki Özel Doğa Hospital adlı hastanenin dış cephesindeki iki harf yere düşünce Haydar Sakcı ve Eren Eroğlu tamir için çağrılmış, ‘TDS Tanıtım Dijital Baskı Merkezi ve Reklam Hizmetleri’ adlı şirkette büro elemanı olarak çalışan iki işçi, geçen yıl 31 Ekim’de hastaneye giderek, çatıda tamirata başlanmıştı. Ancak ellerindeki altı buçuk metrelik merdiveni toplamak isterken, üç buçuk metre üzerlerinden geçen yüksek gerilim hattından cereyan sıçramış, o sırada merdiveni tutmakta olan 17 yaşındaki Eren Eroğlu ölmüş, Haydar Sakcı yaralanmıştı.
İstanbul Esenyurt'ta 17 yaşındaki Eren Eroğlu adlı genç işçinin geçen yıl Özel Doğa Hastanesi'nin yere düşen tabela harflerini tamir ederken yüksek gerilim hattına kapılarak yaşamını yitirmesine ilişkin davanın ilk duruşması bugün Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
Mahkemeye ulaşan bilirkişi raporunda, Eren Eroğlu'nun ölümünde büyük ihmal olduğu ortaya çıktı.
Raporda, Eroğlu'nun iş cinayetinden 8 gün önce işe girdiği, hiçbir eğitim almadan, hiçbir koruyucu malzeme verilmeden çalıştırıldığı, iskele kurulması gerekirken yalıtkan nitelikteki alimünyum merdivenle işe gönderildiği belirtildi.
Bilirkişi raporunda, hastanenin işletme müdürü Ulucan Köse, üzerlerinden yüksek gerilim hattı geçtiğini göz önünde bulundurarak, işçilere çatıya çıkmamaları konusunda uyarı yapmadığı için kusurlu bulundu. Ayrıca TDS Tanıtım Dijital Baskı Merkezi ve Reklam Hizmetleri adlı şirketin mesul müdürü Erol Mutlu da 17 yaşındaki işçiyi vasfına uygun olmayan işte çalıştırdığı, iş güvenliği eğitimi ve kişisel koruyucu malzeme vererek kazanın meydana gelmesinin önüne geçmediği, yeterli denetim ve gözetim sağlayarak işçilerin yüksek gerilim hattına yaklaşmasını sağlamadığı, araya yalıtkan konarak emniyetli bir mesafe oluşturmadığı için kusurlu görüldü.
Hazırlanan iddianamede savcılık, bilirkişilerde saptanan iki ismin yanı sıra TDS'de görevli üç ismi daha suçlu görerek, beş kişiye dava açtı. İddianamede, tabelanın daha önce ustabaşı Emin Telbisoğlu tarafından monte edildiği, monte edilirken iskele kurulduğu, fakat tamir için işçilere alüminyum merdiven verildiği, iki işçinin de bu merdivenle çalışmaya mecbur bırakıldığı belirtildi. İddianamede, beş sanık için Türk Ceza Kanunu'nun 85. maddesine göre "taksirle ölüme sebebiyet vermek" suçundan üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası istendi.
Davanın bugün görülen ilk duruşmasına tutuksuz sanıklar Ulucan Köse, Pınar Öz ve Erol Mutlu ile ölen Eren Eroğlu'nun babası Erdinç, annesi Nezahat ve kız kardeşi Kübra Evrim Eroğlu katıldı.
Tutuksuz sanık Pınar Öz yaptığı savunmada, Eroğlu'nun çalıştığı şirketin ortağı olduğunu, aynı zamanda şirketin finans ve muhasebe işlerine baktığını söyledi. Öz, imalat ile diğer sanık Erol Mutlu ve ustabaşının ilgilendiğini, kimin nereye gideceğini bu kişilerin belirlendiği belirtti.
Tutuksuz sanık Erol Mutlu ise kendisinin söz konusu şirkette müdür olarak görev yaptığını ifade ederek, "Feridun Taktak, beni arayarak daha önce Doğa Hospital'a yapmış olduğumuz tabelada bir sıkıntı olduğunu, bakmamız gerektiğini iletti. Ustamız Emin Telbisoğlu'na talimat vererek, gidip bir bakmalarını istedim. Olayın olduğu gün bir diğer sanık olan Pınar Öz ile bir toplantımız vardı. Ustayı olay yerine kimin gönderdiğini bilmiyoruz. Olayın olduğunu, şirkete döndüğümde öğrendim" diye konuştu.
Hastane yetkilisi tutuksuz sanık Ulucan Köse de olay günü hastanenin mesul müdürü ile toplantı yaptıklarını, daha önce söz konusu firmaya reklam tabelası işi yaptırdıklarını, bu tabeladaki 2 harfin düşmesi nedeniyle tamir edilmesi gerektiğini anlattığını söyledi. Köse, tamirat işine kimin geldiğini, olayın nasıl meydana geldiğini bilmediğini ifade etti.
Duruşmada söz alan Eren Eroğlu'nun babası Erdinç Eroğlu, "Hastane yakınında geçen enerji nakil hakları 1971 yılından beri aktifdir. Enerji aktifken binaya izin verilmiş. Bu yasaya aykırıdır. Bu nedenlerle Esenyurt Belediyesi'nden şikayetçi oldum. Aynı şekilde TEİAŞ hakkında da suç duyurusunda bulundum. Böyle bir yapıya hastane ruhsatı veren Sağlık Müdürlüğü hakkında da suç duyurusunda bulundum. Fakat mevcut dosyada savcının herhangi bir çalışmasını göremedik" diye konuştu.
Yaşanan kazada yaralanan Haydar Sakcı, iş cinayeti sırasında kendisinin de orada olduğunu belirtirken, yüksek gerilim hattı konusunda hiç kimsenin uyarısı olmadığını söyledi. Sakcı, sorumlulardan şikayetçi olduğunu belirtti.
Alınan ifadelerin ardından mahkeme heyeti, ölen Eren Eroğlu'nun babası Erdinç, annesi Nezahat ve kız kardeşi Kübra Evrim Eroğlu ile olayda yaralanan Haydar Sakcı'nın davaya müdahil olma talebini kabul etti. Mahkeme davayı ileri bir tahe erteledi.