Katledilenler suçluymuş!

 
AKP’nin sermayecileri, Soma davasında tıpkı Erdoğan gibi ‘İşin fıtratında bu var’ diyerek ölenleri suçluyor.

301 kişinin toprağın altına gömüldüğü Soma Katliamı’na ilişkin davada şirket sanıkları yalan ve çelişkilerle dolu ifadeler veriyor. AKP’nin yöntemini kullanan sanıklar, tüm suçu katledilenlere ve madende can veren mühendis Mehmet Efe’ye yıkarak kurtulmaya çalışıyor.
 
Katliamı ölen mühendise yıktılar
301 madencinin can verdiği Soma işçi katliamına ilişkin 45 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasının dördüncü oturumu Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülmeye devam etti. İddianamenin okunması tamamlanan duruşmada sanık ifadelerine devam edildi. Duruşmada tutuklu 3 sanık ile tutuksuz sanıkların savunmaları alındı. Duruşmayı katliamda yakınlarını yitiren işçi aileleri ve avukatları da duruşmayı takip etti. Duruşmanın önceki oturumlarında iddianamede yer tanık beyanları ile çalışma koşulları ve güvenlik tedbirlerini inceleyen raporlar, katliamın nasıl göz göre göre yaşandığını ortaya çıkarmıştı. Duruşmada kendilerini savunmaya çalışan sanıklar, suçu kendisi de madende hayatını kaybeden iş güvenliğinden sorumlu Maden Mühendisi Mehmet Efe’nin üzerine atmıştı. Dünkü duruşmada da Soma davası sanıklarından Emniyet Teknikeri Mehmet Ali Günay Çelik, savunmasında haklarındaki suçlamaları reddedip, tüm sorumluluğu Mehmet Efe’ye yükleyince ailelerin tepkisi ile karşılaştı. İş Güvenliği Uzmanı Yasin Kurnaz ise, savunmasında herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini iddia etti.

‘Kömür değil metan yanması’

Mehmet Ali Günay Çelik, diğer sanıklar gibi asıl sorumlunun katliamda ölen Mehmet Efe olduğunu iddia etti. Çelik, katliam günü madende üç vardiya amirin görev yaptığını, sensörler ve defterler arasındaki farklılığı kontrol etmediklerini kaydetti. Tanık ifadelerinde geçen S panosunda havalandırma sorunu olup olmadığını hissetmediğini öne süren Çelik, kendisinden önce konuşan sanıkların “katliamın nedeni yangın değildi” sözlerini yalandı. Çelik hakimin sorularına çelişkili ifadeler vermesi salonda gülüşmelere neden oldu. Çelik önce “Yangın yoktu” derken sonra “Alevler vardı söndürdük” dedi. Çelik, madende yangın çıktığını ağzından kaçırdı. Çelik, kömür yanması değil metan yanması olduğunu iddia etti. Sanık ifadelerinde sık sık ölen baş mühendis Mehmet Efe’nin suçlanması üzerine mahkeme başkanı Çelik’e, “bu kadar büyük bir madende her şeyden tek başına Mehmet Efe mi sorumluydu?” diye sordu. ‘Evet’ yanıtı alan mahkeme başkanının “Bugüne kadar Mehmet Efe’ye hangi sorunu ilettiniz?” sorusuna Çelik “hiçbir şeyi” diye yanıt verdi.

Herkes üzerine düşeni yapmış

Çelik’in ardından İş Güvenliği Uzmanı Yasin Kurnaz’ın savunmasına geçildi. İş Güvenliği Uzmanı Yasin Kurnaz ise, savunmasında herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini iddia etti. Daha sonra mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi. Verilen ara sırasında aileler, sanıklara “Kendinizi asın. Canlarımızı aldınız” sözleriyle tepki gösterdi.

İddianameden

İddianamede, tutuklu 8 şüphelinin “olası kastla öldürme” suçundan 301 kez 20 yıldan 25 yıla, “Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçundan öncekine göre bir artarak 162 kez 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor. Tutuksuz 37 şüphelinin ise “Taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor. Bunlardan 25’inin cezalarının, “Bilinçli taksir” olduğu gerekçesiyle TCK’nin ilgili maddesi gereğince üçte birden yarısına kadar artırılması talebinde bulunuluyor.
 
 
Aileler: Yalan söyleme
Önceki gün dava duruşmasında savunma yapan Üretim Teknik Müdürü İsmail Adalı, iş güvenliğinden sorumlu kişinin maden faciasında yaşamını kaybetmiş olan maden mühendisi Mehmet Efe olduğunu iddia etmişti. Bütün işçiler tarafından “bizi zorla ocağa indirdi” diye suçlanan Adalı, “Savcılıktaki organize şemasını da kabul etmiyorum. İş Güvenliği’nden sorumlu Mehmet Efe’dir. Benim yanlızca üretimle ilgili yetki ve sorumluluğum var. Olay günü sensorlara baktım, hepsi normaldi, sonra bir anda sensorun yükseldiğini gördüm. Yangın olduğunu anladım. Kontrol merkezinde Olcay Er’e ocağın boşaltılması gerektiğini ve herkese haber vermesi gerektiğini söyledim. Daha sonra ocağın girişine gittim ve kimsenin girmemesi için nöbetçi bıraktım. Daha sonra ocağa girdim. Olay yeri olan U3’e gittim. Gidince çok sıcak bir ortamla karşılaştım. Yangının orada olduğunu anladım. Sevk talimatı verdim” dedi. Adalı’nın bu sözlerine mahkeme salonunda bulunan aileler, “Yalan söyleme, olduğunuz yerde kalın dedin” diyerek tepki gösterdi.