İstanbul’da Tuzla Gemi Tersanesi’nde geçen yıl yaşanan iş cinayetinde, vinçle malzeme arasında sıkışıp dört buçuk metre yükseklikten düşerek ağır yaralanan ve 20 gün sonra yaşamını yitiren Tamer Şeyhun ile ilgili davada, bilirkişi raporu açıklandı. Bilirkişi, işçi sağlığı ve güvenliği açısından 'işverenin sağladığı koşullara itiraz etmediği' gerekçesiyle, ölen işçiyi kusurlu bulurken, işvereni sorumlu tutmadı. Raporda, 23 Ocak'taki duruşmada işveren aleyhine ifade verdiği için işten çıkarılan vinç operatörüne işaretçilik yapan Veysel Sarğut adlı işçinin ise yüzde 60 kusurlu olduğu ileri sürüldü.
İşten çıkartılan işçilerin avukatı Tamer Doğan, raporun taraflı olduğunu belirterek, delillerin karartıldığına dikkat çekti
İş cinayetinin ardından soruşturma aşamasında yapılan ilk bilirkişi incelemesinde, tersanede iş sağlığı ve güvenliği kültürü ve iş organizasyonunun oluşturulamadığı, ikaz-uyarı cihazları ve gezer vincin bakımlarının yapılmadığı için Seyhun’un ölümüne sebebiyet verildiği belirtilmişti. Ardından işveren vekili Mustafa Torbalı, lojistik sorumlusu Özgür Akın, iş güvenlik uzmanı Sait Öztürk, armadör (işaretçi) Veysel Sarğut, koordinasyon sorumlusu Ahmet Ata, iş güvenliği ve sağlığı formeni Metin Yılmaz ve proje müdürü Güney Erhan hakkında TCK’nın 85. maddesine göre 'taksirle ölüme sebep olma' iddiasıyla iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.
BİLİRKİŞİ PATRONU AKLADI
Mahkemenin talebi üzerine olay yerinde yaklaşık iki ay önce keşif yapıldı. İşçilerin ifadelerini ve ilk bilirkişi raporunu dikkate almayan bilirkişi; Metin Yılmaz, Ahmet Ata, vinç operatörü Hakan Keskin'in yanı sıra, yaşamını yitiren işçi Şeyhun'un da yüzde 10 kusurlu olduğuna kanaat getirdi. Bilirkişi, Tamer Şeyhun'un "kendisine işverence verilen işi yerine getirirken kendi güvenliği açısından sıkışma ve düşme riski olan bir bölgede, işverenin sağladığı koşullara itiraz etmeksizin tedbirsiz ve dikkatsiz çalıştığını" öne sürdü. Raporda “İşverenin işyerinde gerekli tedbirleri almış olduğu görülmektedir” denilerek işveren aklanırken, işveren lehine ifade vermediği için işten atılan işçi Veysel Sarğut ise yüzde 60 oranında kusurlu bulundu.
Raporda, "Olayın önceden öngörülebilir ve önlenebilir nitelikte bir iş kazası olduğu, olayda herhangi bir kasıt olmadığı, tedbirsizlik, dikkatsizlik ve ihmal sebebiyle yüksekten düşme sonucu meydana geldiği açıkça anlaşılmaktadır" ifadeleri kullanıldı.
AVUKAT DOĞAN: RAPOR TARAFLI, İTİRAZ EDECEĞİZ
İşçilerin avukatı Tamer Doğan, bilirkişi raporunun taraflı olduğuna dikkat çekerek, olay yerinde keşif yapıldığı gün yaşanan çarpıcı bir detayı anlattı. Avukat Doğan, şu ifadeleri kullandı; “Keşif sırasında bilirkişi, 'Bu sirenler mi?' diye Veysel Sarğut’a sordu. Veysel de bu sirenlerin yeni ve kaliteli sirenler olduğunu, olay günü daha büyük ve eski model sirenlerin kullanıldığını söyledi. Bilirkişi, üç kez Veysel’e ‘emin misin’ diye sordu, Veysel de üç kez emin olduğunu dile getirdi, olay günü bulunan sirenlerle bu sirenlerin aynı kalite ve modelde olmadığının altını çizdi. Ardından bilirkişi, işveren temsilcisine dönerek, 'doğru mu söylüyor?'' diye sordu. İşveren temsilcisi de ‘evet’ yanıtını vererek, 'arızalı olan her şeyi değiştiririz' diye de ekledi. Yani sirenlerin arızalı olduğunu kabul etti. Bunun üzerine bilirkişi, eski sirenlerin getirilmesini istedi. Ancak İşveren temsilcisi söktükleri sirenleri hurdaya attıklarını söyleyince bilirkişi de ‘olay yeri inceleme yapılacak olan bir yerden nasıl delil karartırsınız!’ diyerek tepki gösterdi. İşveren temsilcisi de bilirkişiyi ‘detaylı arama yapılacağını düşünmedik’ şeklinde yanıtladı."
Bu olayın tutanağa geçmesini istediğini kaydeden Tamer Doğan, keşif sırasında sirenlerin çalışıp çalışmamasının ölümü belirlemediği, işçinin siren sesini duymayabileceği, uçağın geçiyor olabileceği, çok gürültülü bir ortam olduğu yönünde bir tutumun sergilendiğine de dikkat çekerek, rapora itiraz edeceklerini söyledi. Doğan, mahkemeden bu rapora dayanılarak karar verilememesini ve yeni bilirkişi incelemesi isteyeceklerini kaydetti.
Patron aleyhine konuştu ‘ahlaksızlık’tan kovuldu!
* * *
İşçiler sirenlerin çalışmadığını söylemişti
İstanbul Anadolu Adliyesi 65. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki davanın 23 Ocak’ta görülen ilk duruşmasında Veysel Sarğut baskı nedeniyle daha önce işveren lehine ifade verdiğini belirterek, “İşverenin avukatının kurguladığı senaryoyla ifade verdim. Suçu Tamer’e atmak istediler. Vincin sirenleri çalışmıyordu. Operatör bakmış olsa ya da vincin sirenleri çalışsaydı kaza olmazdı” demişti. Sarğut bu ifadesinin hemen ardından işten çıkarılmıştı.
Aynı işyerinde çalışan Eyüp Ayan da, 27 Şubat’taki davanın ikinci duruşmasında tanık dinlenmiş, kazanın olduğu gün 300 tonluk vincin boyadan dolayı sirenlerinin çalışmadığını, siren ve ikaz lambalarının da bantla kapatılmış olduğunu gördüğünü söylemişti. Boyanın olaydan iki gün önce yapılmaya başlandığını kaydetmişti. Eyüp Ayan da bu ifadesinin ardından Sarğut gibi işten çıkarılmıştı. İşe iade davası açan işçiler uzun süredir Tuzla Gemi A.Ş. önünde direnişlerini sürdürüyor.
Ne olmuştu?
İstanbul Tuzla’da faaliyet gösteren Tuzla Gemi Endüstri Anonim Şirketi’ne ait tersanede, 23 Şubat 2014’te meydana gelen kazada 34 yaşındaki Tamer Şeyhun adlı işçi, havuzlanan geminin güvertesine lastik asarken, ayaklarının arasında bulunan gezer vincin aniden hareket etmesi sonucu vinçle kızak havuzu arasındaki korkuluklara sıkışmış, ardından da dört buçuk metre yükseklikten havuz güvertesine düşerek ağır yaralanmıştı. Şeyhun, kaldırıldığı hastanede 15 Mart 2014’te ölmüştü.