Soma davası: Mağdur işçilerden bazıları şikayetlerinden vazgeçti

Dün yapılması gerekirken mağdur ve sanık avukatlarının talebi doğrultusunda bugüne ertelenen, Soma maden kazası ceza davasının dördüncü duruşması, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Avukatlar, Ankara’daki bombalı terör saldırısı sebebiyle duruşmanın ertelenmesini talep etmişti.

Davanın dördüncü duruşmasında, facianın tanığı olan mağdur işçilerin dinlenmesine devam ediliyor. Bazı işçilerin, ilk ifadelerinde, "Şikayetçiyiz." demesine rağmen mahkemede şikayetçi olmadıklarını söylemesi tepkiye sebep oldu. 

Ölen madenci yakınları mahkeme salonunda duruma tepki gösterirken Milletvekili Biçer de yaptığı basın açıklamasında, ifadelerini değiştiren işçilerin büyük bir baskı altında olduğunu söyledi.

‘DÜN ŞİKAYETÇİ OLANLAR, ŞİKAYETLERİNDEN VAZGEÇTİ’

CHP Milletvekili Biçer, “Bugün davada çok ilginç gelişmeler oluyor. Bugün müştekiler dinleniyor biliyorsunuz. Bu müştekiler, ilk ifadelerinde, ‘Şikayetçiyiz.’ diyenler, bugün ifadelerini değiştiriyorlar ve şikayetlerinden vazgeçiyorlar. Bugün bunların neden bu noktaya geldikleriyle ilgili elimizde net bilgiler var. Bu süreç içinde hepsi çok yoğun baskı gördüler. Ne yazık ki işsizlik baskısı, işsizliğin kıskacı altında kalan bu müştekiler, bu işçiler, gördükleri bu travmaya, faciaya, neredeyse kendileri de canlarını kaybetme pahasına yaşadıkları olaylara rağmen işsiz kalmakla da şu anda karşı karşıya kaldıkları için, yoksullukla, açlıkla karşı karşıya kaldıkları için, ne yazık ki adeta bununla terbiye edildikleri için şu anda içeride ifadelerini değiştiriyorlar ve 'Şikayetçi değiliz.' diyorlar.” şeklinde konuştu.

‘KATİLE OLAY YERİ TESLİM EDİLMİŞ DURUMDA’

Facianın yaşandığı madenin şirkete teslim edilmesinin büyük bir hata olduğunu söyleyen Biçer, şunları kaydetti: “İlginç olan bir başka konu daha var. Geçen hafta Soma’daydım. Orada TMMOB heyeti, Maden Mühendisleri Odası, TTB’nin de katıldığı ve mahkeme kararıyla madene girip orada tarafsız bir kurul olarak inceleme yetkisi almış bu heyetin madene girmesine izin verilmedi. Bu çok önemli bir nokta. Tarafsız bir kurulun madene girip inceleme yapması, hattâ orada basın açıklaması yapması bile yönetim tarafından engellendi. Faciadan sonra yaklaşık üç dört gün içinde bilirkişi tarafından alınan ilk bilirkişi raporundan sonra oranın anahtarları, bütün yetkisi, olay yerinin bütün kontrolü tekrar şirkete devredildi. Bu çok garip ve aslında çarpıcı bir konu. Bir katil var, hepimizin de gördüğü gibi. Katilin olay mahallinde istediği gibi değişiklik yapabileceğini bile bile olay yerinin bütün yetkisini, anahtarını şu anda katile devretmiş durumdayız. Orada hiçbir tarafsız kurul, hiçbir bilirkişi heyeti, devletin hiçbir kurumu, ilk üç dört gün dışında herhangi bir inceleme yapamadı. İlk üç dört gün içinde de hepimiz biliyoruz ki orada çok yoğun bir gaz ve tamamen madene doldurulmuş kül vardı. Oraya girmek zaten mümkün değildi. Kapısından içeri girmek mümkün değil ki inceleme yapılsın, herhangi bir kanıt bulunsun. O tarihten sonra da bütün deliller karartılmak üzere adeta şirkete teslim edildi. Bence şu anda hukuk faciası işleniyor. Kesinlikle derhal tarafsız kurulların, tarafsız bilirkişi kurullarının, yetkili kurulların girip bir rapor tutması gerekiyor. O tarihten bu yana birkaç bilirkişi raporu alındı ama bunlar da tamamen şirketin parayla özel kuruluşlara yaptırdıkları, tamamen şaibeli bilirkişi raporları. Hiçbirine güvenimiz kesinlikte yoktur. Bunu bir kez daha ifade etmek istiyorum ve geçen hafta TMOBB heyetiyle yaptığımız görüşmede, onların çok net bir şekilde ifade ettikleri gibi olay tarihinden beri yaklaşık 300 kişiye maaşları ödenerek maden temizletiliyor. Madenin temizletilmesi demek, delillerin karartılması demek. Olay mahallinin tamamen gerçeklerden uzaklaştırılması demek. Bugün dillendirmemiz gereken en önemli nokta bu. Birincisi, müştekiler baskı sonucunda ve iş verilme hayalleriyle, vaatleriyle ifadelerinden vazgeçiriliyorlar. İkincisi de derhal madenin tarafsız kurullar tarafından bir bilirkişi raporunun alınması gerekiyor.”

HDP MİLLETVEKİLİ DOĞAN: FACİANIN YAŞANDIĞI MADENDE HİÇ ÖNLEM ALINMAMIŞ

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden Soma maden kazası ceza davasına katılan eski bakan ve HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, tanık ifadelerine göre facianın yaşandığı madende hiçbir önlemin alınmadığının açıkça ortaya çıktığını söyledi.

Davasının dördüncü duruşmasında, tanıkların dinlenmesine devam ediliyor. Bu arada bir açıklama yapan Milletvekili Doğan, “Görgü tanığının ifadesini dinledik. Gerçekten iş sağlığı ve güvenliği açısından hiçbir önlemin alınmadığı, hattâ madenle ilgili iş kazasının, o iş cinayetinin meydana gelmeden önce gaz, yanma ve benzeri kazaya neden olan hususlar ortadayken hiçbir önlemin alınmadığı, açıkça görgü tanığı tarafından ifade edildi. Çok ilginçtir, şirket avukatları da bu görgü tanığı konusunda ifade ettiği konuları çarpıtmak, o görgü tanığını zorlamak amacıyla da saçma sapan sorular sordu. Buradaki esas mesele, iş sağlığı ve güvenliği anlamında hiçbir tedbirin alınmadığı, ölçümlerin yapılmadığı, gazlarla ilgili ölçüm cihazlarının olmadığıdır. Özellikle bu görgü tanığı, dinamit kutusu taşıyor ve başka işlerde de çalıştırıldığı ortaya çıkıyor. İş sağlığı ve güvenliği anlamında zaten bir dinamitçinin, sadece dinamit işinde çalıştırılması gerekiyor. Burada tamamen iş sağlığı ve güvenliği anlamında hukukun tanınmadığı, yönetmeliklere uygun davranılmadığı ve iş müfettişlerinin zaman zaman bu işi kontrole geldiğinde işyerinde tedbir alındığı ifade ediliyor; taşeron tarafından, çavuşlar tarafından, ‘Müfettiş gelecek, şöyle yapın, böyle yapın’ anlamında. Orada iş sağlığı ve güvenliği anlamında hiçbir tedbirin alınmadığı, bu cinayetin temel nedeninin de bu olduğu açıkça görülmektedir.” dedi.

Duruşmada zaman zaman gerginlik yaşanmasını da değerlendiren Doğan, “İşveren avukatlarının, bu işi farklı mecralara taşıdıkları açıkça görülmekte. Bu açık bir cinayet, katliam. Bunun hiçbir şekilde kabul edilebilir bir yanı yok. Maalesef avukatlığın da böyle bir yanı var galiba meslek itibariyle.” şeklinde konuştu.