Soma Katliam davasında açığa çıkanlar

Soma Katliamı'na ilişkin davanın dün görülen 8'inci duruşmasında ortaya çıkan gerçekler, iş cinayetlerinin sıçramalı bir seyir izlemesinin nasıl bir arka plana sahip olduğunu bir kez daha gösterdi. Duruşmada delillerin konulduğu sondaj poşetlerinin açılmasıyla delillerin nasıl bir keyfilikle hazırlanıp, karartıldığı açığa çıktı. Dahası sanıklardan ikisinin delillerin toplanmasına katıldığı anlaşıldı. 
 
Soma gibi büyük bir katliamda bile delillerin karartılması konusunda bu denli cesaret gösterenlerin daha küçük katliamlarda neler yaptığını/yapabileceğini siz düşünün. Bu tablo aynı zamanda Soma gibi bir katliamda bile bu cesaretin gösterilmesinin sınıf hareketinin güçsüzlüğüne duyulan güvenden beslendiğini de gösteriyor. Sendikaların ve genel olarqk sınıfın örgütlenme düzeyini... 
 
Sondaj poşetlerinden yansıyan keyfilik ve pervasızlık!

Soma Kömür İşletmeleri ve Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) görevlilerinin yaptığı ‘korat sondaj’çalışmalarında alınan numuneler bilirkişi gözetiminde özel poşet ve sandıklar içerisinde Maden Teknik Arama’ya (MTA) gönderilmişti.
 
 

MTA uzmanları kamera kayıtları altında sandıkları açıp 16 tutanak tuttu. MTA uzmanlarının tutanaklarından, Soma maden faciasını aydınlatmak üzere, sonuçları bilirkişilere gönderilecek numunelerin konulduğu sondaj poşetlerinin içinin su aldığı, numunelerin ıslandığı, sondaj dışı örneklerin alındığı ve hatta içerisinde numune olmadan boş numune poşetlerinin sandıklara konulduğu tespit edildi.
 
DHA'nın haberine göre bugün yapılan duruşmada katliamda hayatını kaybeden madencilerin aileleri adına söz alan avukat Sercan Aran, delillerin kasıtlı yok edildiğini söyleyerek şöyle konuştu:
 
Bu açıkça suçtur. Sondaj numuneleri özensizce alınmış, sondaj poşetleri korunmamış bir kısmı su almış ve numuneler ıslanmıştır. Sondaj poşetlerine sondaj dışı el ürünü örnekler konulmuş ve deliller değiştirilmiştir. Aynı şekilde numune poşetlerinin içerisinde örnekler yok edilerek deliller yok edilmiştir.
 
Sanık delil toplamış!
 
Sanıklar Halil Sarı ve Ümit Şahin’in kendi yargılandıkları davada numune aldığını, buna ilişkin tutanakları gördüklerini belirten Aran, bunun ceza usülüne aykırı olmanın yanında delillerin güvenliğini de tehlikeye attığını kaydetti. 
 
 
 
Aran şöyle devam etti:
 
Yine sanık şirketin çalışanları tarafından ve dosya kapsamında sanık olma ihtimali bulunan Türkiye Kömür İşletmeleri yetkilileri tarafından karotlu sondaj yapılmasının delil güvenliğini tehlikeye atmak bir yana yok etme durumu bulunduğundan derhal durdurulması talebinde bulunmuştuk. Ancak mahkeme bunu reddetti. MTA tarafından tutulan tutanaklardan da açıkça anlaşılacağı üzere sondaj numuneleri özensizce alınmış, deliller değiştirilmiş ve karartılmıştır.
 
Sonuçlardan çıkan aleyhte sonuçları kabul etmeyeceklerini kaydeden Aran, karotlu sondajları gerçekleştiren Soma A.Ş. ve TKİ yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiğini söyledi.
 
‘Bacalar yapılsa can kayıpları azalırdı’
 
Ailelerin avukatlarından ÇHD Genel Başkanı Avukat Selçuk Kozağaçlı ise Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’nin, TKİ’ye sunup onaylattığı planların hiçbirisinin uygulanmadığını söyledi.
 
Revize planlarının sadece yeni üretim sahası almak adına yapıldığını da vurgulayan Selçuk Kozağaçlı,
 
Metanlı sahada üretim yapılacağına yönelik başvuruda bulunulmuş, bunun için yapıcak harcamalar sıralanmış ve yeni Alana istenmiş. TKİ bunu üretim alanını vermiş. Ancak metanlı denilen sahada hiç üretim yapılmamış. Metan dranajı yapılmayan alanda üretim yapılmış. Planlarda verilen taahütlerini hiçbirisi yerine getirilmemiş. Metana dranaj tesisi kurulacak denilmiş kurulmamış. 6 milyon TL’ye mal olacak denilmiş, 200 bin Euro harcanmış. Taahütlerin hiçbirisi yerine getirilmediği için katliam yaşandı. 
 
dedi. 7 Mayıs ve 9 Mayıs tarihlerinde metan dranajlarının sensörlerde görüldüğünü, facia günü de aynı gözlemin yapıldığını söyleyen Selçuk Kozağaçlı, “Metanlı bölgelerde tehlikeli şekilde arkada boşluklar bırakılıp çalışıldı. Eğer planlarda yer alan havalandırma bacası yapılsaydı can kayıplarının büyük bir bölümü olmayacaktı” dedi.
 
Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı, ailelerin avukatlarının taleplerini aldıktan sonra duruşmaya ara verdi. 
 
Duruşma 9 Ağustos'ta
 
Bilirkişi raporu hazırlanmadığı için 8. duruşma bugün sona erdi. Duruşma 9 Ağustos’a ertelenirken mahkeme heyeti Soma A.Ş. ve TKİ yetkilileri hakkında sondaj çalışmasındaki skandalla ilgili suç duyurusu talebini reddetti. Heyet bilirkişi heyetine talimat yazılması ve bu konu ile ilgili rapor hazırlanmasına karar verdi.