Fransa merkezli Yves Rocher kozmetik grubu Paris’te yargılandığı sulh ceza mahkemesinde Türkiye’de ortaklığı bulunan Flormar’a karşı “kurumsal özen yükümlülüğü”nü yerine getirmediği gerekçesiyle mahkum oldu. Mahkeme işçilerin tazminat talebini ise Flormar ile ortaklığını 2019 yılında sonlandırdığı gerekçesiyle reddetti.
2018-2019 yıllarında Flormar’da işçiler ağır çalışma koşullarına ve özellikle kadınlara karşı sistematik ayrımcılık ve cinsiyetçi tutumlara karşı Petrol-İş sendikasında örgütlendikleri için işten çıkarıldılar. İşten atılan çoğunluğu kadın 130 işçinin direnişi Paris’te de yankı buldu ve Yves Rocher mağazaları önünde direnişe destek eylemleri yapıldı.
Flormar direnişi 2019 yılı 8 Mart’ında sonlandı. İşçiler kısmi kazanımlar elde ettiler ama en önemlisi kendileri ve sınıf kardeşleri için mücadeleye önemli bir iz bıraktılar.
Daha sonra 81 eski işçi ve Petrol-İş sendikası, Paris asliye ceza mahkemesinde ana şirket Yves Rocher grubu hakkında dava açtılar. Mahkeme Yves Rocher grubunun 27 Mart 2017 tarihli “kurumsal özen yükümlülüğü”nden ileri gelen sorumluluklarını yerine getirmediği sonucuna vardı. Bu yükümlülük Fransız şirketlerinin yabancı ülkelerdeki ortak veya yan şirketlerinde insan haklarına uyulmasına dönük önlemler almasını zorunlu kılıyor.
Mahkeme Yves Rocher grubunun Türk ortağının bünyesindeki işçilerin haklarının çiğnenmesinde sorumluluğu bulunduğunu açıkladı. Karara göre elinde çok sayıda bilgi ve kaynak mevcut iken Yves Rocher’nin bu hak ihlallerinden haberinin olmaması mümkün değildi. Bu nedenle mahkeme, şirketi altı eski işçiye kişi başı 8 bin euro ve Petrol-İş’e 40 bin euro tazminat ödemeye ve işçileri destekleyen Fransız derneklerine sembolik olarak “bir euro” ödemeye mahkum etti.
Bir Fransız şirketi ilk kez böyle bir mahkumiyetle karşı karşıya kalıyor. Dolayısıyla tarihi bir karar olduğu değerlendiriliyor. Karar bundan sonra çok uluslu şirketlerin cezasızlık durumuna karşı mücadelede bir imkan sayılabilecek.
Bununla birlikte mahkeme işçilerin çoğunluğunun tazminat talebini reddetti. Çünkü öyle ya, 2019 Mart’ından bu yana Flormar’la protokolünü sona erdirmişti!.. İşçiler aslında 2019 yılında Flormar’dan ancak 300 günlük bir direniş sonucu tazminatlarını alabilmişlerdi. Yves Rocher’den hesap sormaktan ise asla vazgeçmemişlerdi. Protokolü kabul etme sebepleri bir işçinin deyimiyle açlık yüzündendi.
Diğer işçilerin işçi sağlığına verilen zarar ve kadın işçilere yönelik ayrımcılığın tazmini talepleri ise mahkeme tarafından delil yetersizliği gerekçesiyle temelsiz buldu.
Karar için tarihsel denilmesine rağmen hiçbir yaptırımın olmaması, “kurumsal özen yükümlülüğü” konusunu suda bırakmaya devam ediyor.
https://www.asso-sherpa.org/affaire-yves-rocher-turquie
Çeviren: Nilgün Güngör
