'GİSAN gibi olmasın'

11 işçinin yaşamını yitirdiği Esenyurt davasının 4. duruşmasında aileler, sanık sayısının artırılmasını ve bütün sorumluların bir an önce yargılanmasını istedi. Şantiyede "iş güvenliği danışmanı" olarak bir ay çalışan Şinasi Oymak'ın tanıklığı, şantiyede hiçbir işyeri güvenliği önleminin alınmadığını, işçilere eğitimlerin bile verilmediğini gözler önüne serdi.
 
11 işçinin yaşamını yitirdiği Esenyurt davasının 4. duruşması, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüldü. İşçilerin aileleri, duruşma öncesi adliye önünde basın açıklaması yaparak bütün sorumluların bir an önce yakalanıp yargılanmasını sitedi.

"Esenyurt'u unutmadık unutturmayacağız" yazılı pankartının açıldığı eylemde işçilerin aileleri adına Marmara Park AVM projesinde yaşamını yitiren işçi Barış Kıyak'ın kardeşi Damla Kıyak açıklama yaptı.

Kıyak, Kozlu'da madenlerde yaşamını yitiren 9 maden işçisini ve iş kazalarında yaşamını yitiren işçileri anarak "Hikaye hep aynı. İstanbul/Davutpaşa, Zonguldak/Karadon, Ankara/Ostim-İvedik, Bursa/Kemalpaşa, Esenyurt, Tuzla, Kozlu. Ve binlerce işçi hiçbir güvenlik önlemi alınmayan işyerlerinde, gerekli eğitimler yapılmadan, ihtiyaçları olan koruyucu donanımlar kendilerine verilmeden, sigortasız, güvencesiz olarak istihdam edilmektedir" dedi.

'SANIK SAYISININ ARTTIRILMASINI İSTEYECEĞİZ'
 
Kıyak, Tuzla'daki GİSAN tersanesi davasını hatırlatarak, bu davanın da GİSAN gibi olmaması için mücadelelerine devam edeceklerini ifade etti. Bu duruşmada tanıkları dinleyeceklerini ve sanık sayısını yeterli görmediklerini ifade edeceklerini söyleyen Kıyak şöyle devam etti: "Davada sanık sayısını yeterli görmediğimiz için ve gerçeğin yalnızca peşinde olduğumuz, o gerçeğin açığa çıkması bütün sorumluların yargılanması için; Yapı Denetim Şirketleri, Marmara Park A.Ş'nin Türk vatandaşı ortağının, Marmara Park A.Ş ile Kayı İnşaat arasındaki sözleşmede adı geçen görevlilerin mahkemeye çağırılmalarını isteyeceğiz. Kayı İnşaat'ın taşeronu Kaldem firmasının bir yıldır yakalanamayan ortağı Mehmet Altun'un elini kolunu sallayarak ortalıkta dolaşmasına rağmen neden hala yakalanamadığını soracağız. Etkili çaba göstermeyenler hakkında işlem yapılmasını, ECE firması ile Marmara Park A.Ş arasındaki ilişkinin belgelerini isteyeceğiz."

Kıyak son olarak Marmara Park'tan, Kayı İnşaat'a, Kaldem'den, Miratek'e, Tapas'dan Sanat Yapı Denetim'e ve diğer sorumlulara kadar yargılamanın adil ve etkin sürdürülmesi için elerinden geleni yapacaklarını kaydetti.

'OLAY GÜNÜ ÖĞRENDİM ÇADIRDA KALDIĞINI'
 
4. Ağır Ceza Mahkemesi'de görülen davada ise müdahil tanık Şinasi Oymak dinlendi. 2011 yılının Haziran ayında Kaldem tarafından "iş güvenliği danışmanı" olarak işe alandığını söyleyen Oymak, işyerinde işyeri güvenliği önlemlerinin yetersiz olduğunu söyledi, "Benimle birlikte çalışacak yanıma bir inşaat mühendisi vermeleri gerekirken, tekniker yardımcı olarak verildi. Haftada bir gün olmak üzere 3-4 hafta çalıştım. İşçilere iş güvenliği eğitimi vermem gerekiyordu ancak işçileri bir araya toparlayamadığımız için eğitim verilemedi. Eğitim ortamı sağlanamadı. Gerekli eğitimi veremedim. Bu nedenle işten ayrıldım" dedi.

Şinasi Oymak'tan sonra Marmara Park'ta hayatını kaybeden işçi Ahmet Yağal'ın kardeşi Sebahattin Yağal söz aldı. Yağal, olay tarihinde yurt dışında olduğunu ve olayın oluş şeklini görmediğini belirterek, şunları ifade etti: "Abimle yaptığım telefon konuşmalarında işyerinin koşullarının çok kötü olduğunu, bu nedenle ayrılmayı düşündüğünü söyledi. Bunun için arabasını satılığa çıkararak benim yanıma gelmek istiyordu. Sanıklardan şikayetçiyim ve davaya katılmak istiyorum."

Seyfettin Topal'ın oğlu Selami Topal da olay tarihinde Fatsa'da olduğunu, babasıyla yaptığı görüşmelerde babasının sürekli işyerinden şikayet ettiğini ve olay günü çadırda kaldığını öğrendiğini belirterek, sanıklar hakkında şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini ifade etti.

'SANIK AVUKATI SORUMLULAR İŞÇİLER DEDİ'
 
Sanık avukatları müvekkillerinin tutukluluk süresinin gözönünde bulundurularak tahliyesini isterken, Sanık Abdullah Altun'un avukatı Mehmet Akif Dönmez, "Ben 7 yıl şantiyede çalıştım. Bizim Türk işçilerde bana birşey olmaz' mantığı olduğu için ne kadar güvenlik önlemi alınsa da uymuyorlar. Müvekkilim gerekli tedbirleri almasına rağmen bazı işçiler bu tedbirlere riayet etmediğinden dolayı olay vuku bulmuştur" dedi.

Müdahillerin avukatları ise Av. Mehmet Akif Dönmez'in açıklamalarına tepki göstererek, bütün sorumluların yargılanması için; yapı denetim şirketleri, Marmara Park A.Ş.'nin Türk vatandaşı ortağı, Marmara Park A.Ş. ile Kayı İnşaat arasındaki sözleşmede adı geçen görevlilerin mahkemeye çağrılmasını istedi. Avukatlar ayrıca Kayı İnşaat'ın taşeronu Kaldem'in ortağı Mehmet Altun'nu yakalanarak getirilmesini, ECE firması ile Marmara Park A.Ş arasındaki ilişkinin belgelerinin istenmesini talep etti.

Sanıkların tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, duruşması 1 Mart 2013 tarihine erteledi.