İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenlerin Adalet Arayan Yakınları ve Yaralananlar, Vicdan ve Adalet Nöbeti için 15. kez Galatasaray Meydanı'nda bir araya gelerek iş cinayetlerinin artarak devam ettiğine dikkat çekti. Volkan Şengel'in annesi “Benim oğlum, makineleri bozuk olduğu için ihmaller yapıldığı için yandı, başka oğullar yanmasın” diyerek sorumluların cezalandırılmasını isterken, Hakkı Güleç ise “Mahkemeye gidiyoruz, öyle kurgulanmış ki, sanki bir tiyatro sahnesindeyiz. Bu ölümlerin altına imza atanlar görevlerinin başında oturuyor, hatta terfi ediyor.” diyerek sorumluların yargılanması için verdikleri çabaya rağmen sonuç alamadıklarını belirterek ailelerin tepkisini dile getirdi.
İş Cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin yakınları 15. kez gerçekleştirdikleri Vicdan ve Adalet Nöbeti'nde kaybettikleri yakınlarının fotoğrafları serdi ve “ İş Kazası Değil Bu Bir Cinayet!”, “Biz Bu İhmali De, İş Cinayetini De Gördük. Tarih İşçiler İçin Acı Tarafıyla Tekrar Ediyor” Ve “Kaza Değil Cinayet Vicdanınız Yok Mu?” pankartlarını açtı.
Basın açıklamasını Esenyurt'ta bulunan Marmara Park İnşaat'ındaki çadırda çıkan yangında yaşamnı yitiren işçilerin Barış Kıyak'ın kardeşi Damla Kıyak okudu. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin raporuna göre 2013 Şubat ayında iş cinayetinde yaşamını yitiren işçi sayısının 50 olduğunu belirtti ve 3 Mart 1992'de Zonguldak Kozlu'da yaşanan grizu patlamasında 263 maden işçisinin yaşamını yitirdiğini hatırlattı. 14'ü inşaat, 8'i metal ve 5'i madencilik iş kolunda olmak üzere 50 işçinin iş cinayetinde yaşamını yitirdiğini hatırlattı.
Madenlerde meydana gelen iş cinayetlerinde yakınlarını kaybeden ailelerin hala cenazelerine ulaşamadığına dikkat çeken Kıyak, Afşin-Elbistan Termik Santralinde meydana gelen göçüğün altında kalan 9 işçinin ve yine Kozan Gökdere Köprü Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nde tünel kapağının patlaması sonrasında sulara kapılarak kaybolan 5 işçinin cenazesinin hala bulunamadığını da hatırlattı ve bunlar için gerekli çabanın gösterilmediğini ifade etti.
İş cinayetlerinden sorumlu olanların yargılanmadığını belirten Kıyak, "Endişeliyiz; bu kadar açık sorumluluklara rağmen canlarımızı kaybetmemizde payı olanların bırakın mahkumiyeti, yargılamaya konu bile edilemeyeceğinden. Biz ısrar ettikçe yetkililerin de işverenlerin de 'işçi güvenliğini' dahada önemsediğini gördük, yaşıyoruz. Oturup beklemek yerine ayaktayız ve buradayız" dedi. İş cinayetlerinde sorumluların yargılanması için açılan davaların sürmesi için dahi avukatlarıyla birlikte zorlu bir mücadele vermek zorunda kaldıklarını belirten Kıyak, sorumların bir türlü yargılanmaması nedeniyle endişeli olduklarını söyledi. “Bizler çocuklarını, eşlerini, kardeşlerini, annelerini, babalarını ve sevdiklerini bu ihmaller zincirinde kaybetmenin ne demek olduğunun farkındayız. Bunları bir başka ailenin yaşamaması, sorumluların yargılanması ve cezalandırılması için çaba göstermekteyiz. Adalet mücadelemizi hepimiz için yürütüyoruz” dedi.
Açıklamanın ardından gazeteci Müjgan Halis'in sorularıyla ailelerin ve avukatların yaşanan iş cinayetlerine ilişkin görüşleri alındı.
SEDAŞ taşeron firmasında çalışırken yanarak yaralanan ve çoğu yoğun bakımda geçen 5,5 aylık tedavinin ardından yaşamını yitiren Volkan Şengel'in annesi söz aldı. Oğlunun Gebze SEDAŞ'ta taşeron firmada çalıştığını, kendisine elektrik tellerinin yoğun olarak bulunduğu bir yerde ağaçlar budamak üzere görev verildiğini, hattaki elektriğin kesilmesi gerekirken başka bir hattın elektriğinin kesildiğini, hatta elektrik olup olmadığını ölçen ekipmanlar verilmediği ve ölçüm yapamadıkları için oğlunun elektriğe kapıldığını aktaran Şengel 26 yaşındaki oğlunun 5,5 ay tedavi gördüğünü ve hiç kendine gelemeden yaşamını yitirdiğini söyledi. Şengel, “Benim oğlum yandı, biz ana baba olarak yandık, başka canlar yanmasın” diye çabaladıklarını ve kendilerine teklif edilen tazminatı kabul etmediklerini da belirtti ve sorumluların bir an önce yargılanmasını istedi.
Avukat Meryem Aslı ise taşeron firmanın yargılanması sürecine henüz başlandığını ve sorumluların yargılanması için çaba harcadıklarını fakat asıl iş sahibi SEDAŞ hakkkında takipsizlik kararı verildiğini belirtti.
Esenyurt'ta MarmaraPark İnşaatı'nda yaşamını yitiren Heybetullah Güelç'in ağabeyi Hakkı Güleç patlamanın üzerinden 5 yıl geçtiğini ve işçi ölümlerinin halen devam ettiğini belirtti. Sorumluların yargılanması için verdikleri uğraşı kısaca aktaran Güleç, beş yılın sonunda ancak 22 Şubat'ta görülen 5. duruşmada Zeytinburnu Belediye Başkanı'nın sanık olarak yargılanması aşamasına gelindiğini söyledi. Zeytinburnu Belediye Başkanı'nın ise çelişkili ifadeler verdiğini ve Büyük Şehir Belediye Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı'nın sorumlu olduğunu iddia ettiğini ve sorumluluğun bu şekilde birbirlerine atıldığını belirterek ülkede adaletin olmadığını belirtti. Yaşanan olayın ardından sorumluların yargılanması için uğraş verdiklerini fakat mahkemeler, bilirkişi raporları aşamalarında öyle bir çok engelle karşılaştıklarını ifade eden Güleç “Mahkemeye gidiyoruz, ama olaylar öyle kurgulanmış ki, sanki tiyatro sahnesindeyiz. Bu ölümlerin altına imza atanlar görevlerinden alınmıyor, koltuklarında oturuyor, hatta terfi ediyorlar.” diyerek sorumluların yargılanmamasına tepkilerini dile getirdi.
Esenyurt Marmara Park inşaatında yaşamını yitiren Seyfettin Topal'ın ağabeyi İsa Topal ve Barış Kıyak'ın kardeşi Damla Kıyak ve BEDAŞ'ta yaşamını yitiren Erkan Keleş'in ağabeyi de sorumluların yargılanması için açtıkları davalar hakkında bilgi verdiler.
Van depreminde Bayram Otel'in enkazı altında kalarak yaşamını yitiren gazeteci Cem Emir'in babası Mehmet Ali Emir sorumluların yargılanması için Adalet Bakanlığı'na gittiklerini ve soruşturma önergesi için TBMM'de grubu bulunan partilerle görüştüklerini, bilirkişi raporunu gösterdiklerini aktaran baba Emir, yaşanan ölümlerle ilgili olarak sadece Bayram Otel sahibi Tevfik Bayram'ın yargılandığına dikkat çekti. Emir, Van Valiliği ve AFAT'ın da bundan sorumlu olduklarını vurgulayarak cinayette payı olanların cezalandırılmasını istedi.
Arka Sıradakiler dizisinde set işçisi olarak çalışırken yaşamını yitiren Selin Erdem'in annesi Hacer Erdem ve babası Musa Erdem de söz alarak sorumluların yargılanması için verdikleri çabayı aktardı. Hacer Erdem “Biz kızımızı kaybettik, onu bir daha göremeyeceğiz, ama hiç değilse bundan sonra başka ana babalar bu acıyı yaşamasın” dedi.
Son olarak davaların takibini sürdüren avukatlar adına Bir Umut Derneği'nden Av. Erbay Yucak dava süreçleri ile ilgili bilgiler verdi.
Davutpaşa davasında Zeytinburnu Belediye Başkanı'nın davaya dahil edildiğini ve ifadesinin alındığını, Selin Erdem davasında trafik kazası olarak gösterilen olayın bilirkişinin verdiği raporla artık iş kazası olarak yeniden yargılama sürecine başlanacağını, BEDAŞ ve SEDAŞ davalarında davaların Asli Ceza'dan, Ağır Ceza Mahkemeleri'ne sevk edildiği bilgilerini veren Yucak, ailelerin iş kazaları ve iş cinayetleri konusundaki takiplerinde ısrarcı olmalarının önemine dikkat çekti. 15.Vicdan ve Adalet Nöbeti Mart ayının ilk Pazar günü yapılacak eyleme destek verilmesi ve iş cinayetlerine, iş kazalarına karşı duyarlı olunması çağrısıyla bitirildi.