Marmara AVM’deki iş cinayetinde hayatını kaybeden Ahmet Yağal’ın eşi kendisine davadan vazgeçmesi karşılığında 40 bin lira teklif edildiğini belirtti. Patronların hâlâ sorgulanmadığına dikkat çeken acılı eş, "Teklif ettikleri 40 bin lira bana eşimin getirdiği kuru ekmeğin yerine geçebilir mi?" diye sordu.
Esenyurt’taki Marmara Park Alışveriş Merkezi’nin inşaatından çalışan 11 işçi geçtiğimiz yıl bugün kâr hırsı nedeniyle yanarak yaşamını yitirmişti.
220 milyon avroluk Marmara Park AVM’deki toplu iş cinayetinde hayatını kaybeden Ahmet Yağal’ın eşine açtığı davadan vazgeçmesi için 40 bin lira teklif edildiği öğrenildi.
Milliyet Gazetesi’nden Damla Yur’un haberine göre, Ahmet Yağal’ın eşi Selma Yağal, eşini kaybettiğinde hamileydi. Yangından 7 ay sonra dünyaya gelen oğluna eşinin adını veren Selma Yağal, aradan geçen 1 yılda yargı sürecinin ne kendisini ne de diğer işçilerin yakınlarını memnun etmediğini söyledi. Hâkim karşısına çıkanların firma yöneticilerinden çok alt kademe çalışanlar olduğunu savunan Yağal, davalı tarafın avukatlarından gelen bir telefonla acısının katlandığını belirtti.
“İşsiz kalma korkusuyla inşaatı bırakamadı”
Telefonda kendisine “40 bin lira verelim, şikâyetinizden vazgeçin” denildiğini iddia eden Yağal, gözyaşları içinde şunları söyledi: “Bana tazminat parası vereceklerini hatırlatıp duruyorlar. Teklif ettikleri 40 bin lira bana eşimin getirdiği kuru ekmeğin yerine geçebilir mi? O para çocuğumun yarım kalan baba deyişini tamamlayabilir mi? Bu acı parayla ölçülmez. Acıma acı katıyorlar.”
Eşinin yaklaşık bir yıldır çalıştığı inşaata korkuyla gittiğini anlatan Yağal, “Eve hep morali bozuk geliyordu. 13’üncü katta kaplama yaparken onu koruyan bir sistem olmadığını söyleyerek bana hep veda cümleleri kuruyordu. Çalışmak istemiyordu ama işsiz kalma korkusuyla bırakamadı. İnşaat sırasında 1 arkadaşını da düşme sonucu kaybetmiş, çok sayıda arkadaşının da yaralandığına şahit olmuştu ” diye konuştu.
“Patron ve genel müdürü sorgulamadılar”
Davada patron ve genel müdürün sorgulanmadığını vurgulayan Selma Yağal, “Hiçbir sonuç bana eşimi geri getiremez ama asıl suçluların sokakta gezmesini kaldıramıyorum” dedi. Yağal sözlerine şöyle devam etti, “Mahkeme çıkışı bir çocuğun ağladığını gördüm. 11 işçiden birinin çocuğu sandım meğer tutuklu yargılananlardan birisinin kızıymış. Suçsuz insanlar yargılanıyor, asıl suçlular ortalıkta geziniyor” diye konuştu.
“İşçiler ölürken bile suçlanıyor”
Yapı Denetim Firması: “Denetleme mahallimizde bir sorun yok.” Esenyurt Belediyesi: “Sorumluluk bizde değil." Çalışma Bakanlığı: “Cevap veremeyiz” dediği ve hiçbir denetimin yapılmaması, gerekli tedbirlerin alınmaması sonucu işçilerin adeta ölüme sürüklendiği olayda patronlar değil, işçiler yargılanıyor.
Davayı takip eden İşçi Ölümlerine Son Platformu üyesi avukat Gökçesu Özgül de, ceza davalarında şikâyetten vazgeçilmesi halinde cezaların indirime uğraması nedeniyle yakınını kaybeden ailelere para teklifi yapıldığını söyledi. Özgül, “Sanık avukatları işçilerin elektrikli eşya çalıştırmak suretiyle yangına sebep olduklarını iddia ediyor. Ölürken bile suçlanıyorlar” dedi.
TMMOB: 11 işçi kâr hırsı nedeniyle öldürüldü
İşçilerin ölümüne yol açan şantiyede işçi güvenliğine dair tek bir önlemin alınmadığı olay sonrası hazırlanan raporlarda ortaya çıkmıştı. TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Esenyurt’ta 11 işçinin ölümünün ardından yaptığı incelemede, işçilerin barınmaları için güvenlik önlemlerini hiçe sayan koşullarda çadır ve konteynırların kullanıldığı vurgulanmıştı.
Ayrıca elektrik tesisatında sorun bulunduğunun tespit edildiği raporda, “Kablo cinsleri, kullanılan elektrik güçlerine göre seçilen kablo kesitleri ve bağlantı biçimleri ve bunlara bağlı malzeme seçimleri sorunludur” ifadesine yer verilmişti.
Patronların ticari kaygılarının, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almasının önüne geçtiğinin belirtildiği raporda, işveren firmanın, müteahhit firmanın, taşeron firmaların, yapı denetim firmasının, enerji dağıtım şirketinin ve ilgili birimlerin sorumluluklarını yerine getirmedikleri ve kusurlu oldukları tespit edilmişti. Raporda, gerekli denetimleri yapmayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ve ilgili birimlerinin, Büyük Şehir Belediyesi’nin ve ilgili birimlerinin ölümlerden dolayı sorumlu olduğu da belirtilmişti.
11 işçiye mezar olan AVM faaliyette
Denetimsizlik ve ağır ihmaller sonucu 11 işçinin inşaatı sırasında kaldıkları çadırlarda çıkan yangın nedeniyle yanarak yaşamını yitirdiği Esenyurt-Beylikdüzü’ndeki Marmara Park AVM 18 Ekim 2012 tarihinde “büyük bir organizasyon” ile açılmıştı.
Ece Türkiye tarafından Beylikdüzü-Esenyurt bölgesindeki AVM inşaatında çalışan işçiler, insanlık dışı bir alanda çadırlarda kalırken, büyük bir denetimsizlik sonucunda ölüme gönderilmişlerdi. Van, Ordu ve Sivas’tan gelen yaklaşık 300 işçinin kaldığı, insanlık dışı koşullara sahip olan şantiyede işçiler 15’er kişilik çadırlarda kalıyorlardı.
Başlangıcından bu yana tek bir denetimin dahi yapılmadığının öğrenildiği inşaatın her bir bölümü için ayrı ayrı taşeron firmaların kullanıldığını ortaya çıkmıştı. Buna göre çamur içindeki alanda çadırlarda kalan işçilerin tamamı KALDEM adlı taşeron firma bünyesinde çalıştırılıyordu. Aynı bölgede bulunan ve prefabrik evlerde kalan işçiler ise, DESAT adlı taşeron firmada çalıştırılıyordu.
Büyük bir vahşet sonucunda hayatını kaybeden işçilerin bağlı olduğu KALDEM adlı taşeron şirketin, faciayı öğrenir öğrenmez, işçilerin sigorta girişini yaptırdığı ortaya çıkmıştı.