Ostim ve İvedik’te 2011 yılında meydana gelen patlamalara ilişkin davanın 14. duruşması bugün 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşma 13 haziran 2013 tarihine ertelendi.
Duruşma öncesi aileler adliye önünde basın açıklaması yaptılar. Basın açıklamasını aileler adına patlamada hayatını kaybeden işçilerden Dursun KAVAK’ın ablası Sibel KAVAK yaptı. KAVAK, mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda sadece gaz şirketinin sorumlu tutulduğunu belirterek, Özkanlar ve Metsan patronlarının, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığının, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın, kusurlu tutulmamasına tepki göstererek ““OSB yönetiminin, Ankara Büyükşehir Belediyesinin, Yenimahalle Belediyesinin, dolum yapan firmaları kontrol yetkisi bulunan EPDK’nın, EMDA adlı gaz dolum şirketinin yanlışlarından, eksikliklerinden ve yasal mevzuata göre sorumluluklarından bahsetse de, onları da kusurlu görmemiştir” dedi.
Kimya Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Akyürek’te bir açıklama taparak OSTİM/İVEDİK davasına müdahil olacaklarını belirtti. Davaya TMMOB Kimya Mühendisleri Odası olarak müdahil olmak istediklerini belirten Akyürek şunları söyledi. ” davayı başından beri hukuk büromuz aracılığı ile izlemekteyiz. Davanın seyrini nasıl etkiler bunu bilemiyoruz. Ama söyleyeceklerimiz teknik personel olan bizler tarafından bu tür kazaların tekrar etmemesi yönünde olacaktır. Eğer herkesin yakından takip ettiği bu davalardan ders çıkarabilirsek tıpkı Esenyurtta AVM inşaatında çıkan yangında, Davutpaşa patlamalarında, Tuzla Tersanelerinde, galvaniz atölyelerinde ölen işçi kardeşlerimiz gibi medyada sıradan hale gelen görüntülere daha farklı bakacağız ve olup bitenlere dur diyeceğiz. ” ”Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 31 temmuz 2012 tarihinde Büyük Endüstriyel Kazaların Kontolü Hakkında Yönetmelik’in yürürlülük tarihini iki yıl erteleyerek olabilecek kazalara maddi kayıplara ve ölümlere altyapı hazırlamıştır.” ” Biz kimya mühendisleri odası olarak dava da çelişkilerin ortaya çıkarılmasını sorumlu belirlenirkende söylediklerimizin dikkate alınmasını belirtiyor, aksi taktirde daha buna benzer birçok kazanın heran yaşanabiliceğini birkez daha hatırlatıyoruz.”
Açıklamaların ardından dava duruşmasının görüleceği 10. Ağır Ceza Mahkemesi salonuna geçildi.
AİLELERDEN SANIK AVUKATLARINA TEPKİ
Mahkeme yeniden ifadelerin alınması ile başladı. Daha sonra bilirkişi raprunun incelenmesine geçildi. Ailelerin avukatları bilirkişi raporunda sadece Ersoy Gaz şirketinin sorumlu tutulduğunu, denetim görevi bulunan kamu idarelerinin ve Özkanlar ile Metsan şirketinin ihmallerinin gözardı edildiğini dile getirdiler. Raporda, mahkemenin sorduğu 7 soruya cevap verilmediğini belirten aile avukatları, raporun yeterli araştırmalar yapılmadan hazırlandığını, raporun bu hali ile bilimsellikten uzak ve hukuka aykırı olduğunu belirttiler. Avukatlar, raporda yer alan “Tedbirler alınsa dahi patlama önlenemezdi” değerlendirmesine de tepki göstererek, “bu değerlendirmenin patlamanın “kader ve kaza” olduğuna işaret ettiğini, yaşananların iş cinayetinden başka bir şey olmadığını, patlamaların olduğu tarihten bu yana yüzlerce iş cinayeti yaşandığını” dile getirdiler.
Ersoy Gaz şirketinin patronu tutuklu sanık Kasım Ersoy’un avukatı, patlamanın işçilerin tüpe anahtarla vururken çıktığını iddaa etmesine işçi aileleri tepki gösterdi. Patlamada oğlunu kaybeden bir babanın “çocuğumu kaybettim ben” sözlerini çarpıtan sanık avukatı kendisine küfür edildiğini iddaa ederek can güvenliğinin olmadığı bahanesi ile savunma yapmayacağını söyledi. Sanık avukatları gelecek duruşmaların kapalı yapılmasını talep etti. Bilirkişi raporuna sadece Özkanlar ve Metsan patronlarının avukatları itiraz etmedi. Sanık Kasım Ersoy’un avukatı, raporun sadece kendilerini suçladığını, fakat buna karşı Kasım Ersoy’un suçlu olduğuna dair bir tespitin bulunmadığını iddia ederek Ersoy’un tahliyesini istedi.
Verilen kısa bir aranın ardından mahkeme heyeti, iki tarafın avukatlarının bilirkişi raporunun yeniden hazırlanması talebini reddetti. Raporu incelememiş olanlar için ek süre verdi. Sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme , gelecek duruşmaların kapalı oturumda devam etmesi talebini ise reddetti. Kimya Mühendisleri Odası’nın davaya müdahil olma talebi, yaşanan patlamalarda herhangi bir mağduriyetin oluşmadığı, bilirkişi raporlarında uzmanların Oda üyesi olduğu ve bu durumda da taraflı olabileceğini göz önünde bulundurularak reddedildi. Ostim İşçi Sağlığı Meclisi üyelerininde takip ettiği duruşma 13 Haziran 2013 tarihine ertelendi.