13 yaşındaki Emine yoksullukla boğuşan bir ailenin kızıydı... Çalıştığı tekstil atölyesinde hayatını kaybeden Emine, geçen yıl ölen babasının mezarını bayramda ziyaret edecekti
Yoksul bir ailenin kızıydı Emine. Babasını geçen yıl trafik kazasında kaybetmiş, 13 yaşında okumaktan da, çalışıp ailesine destek olmaktan da vazgeçmemişti. Ölüm, onu 20 lira kazanabilmek için çalıştığı tekstil atölyesinde yakaladı. Nereden geldiği belli olmayan tek bir kurşun, omuzundan girdi, Emine’nin ölümüne neden oldu...
Emine yaşasaydı biriktirdiği parasıyla aldığı otobüs biletiyle bayramda çok sevdiği babasının mezarına gidecekti. Bayramı göremedi Emine ama çok sevdiği babasına mezarda kavuştu. Önceki gün Mardin’de babasının yanında toprağa verildi.
Destek olmak istedi
13 yaşındaki Emine Demirel, Mardin’de dünyaya geldi. 8 kardeştiler. Ailesi geçim sıkıntısı çekince 2011’de ‘taşı toprağı altın’ diye İstanbul’a gelmeye karar verdi. Beyoğlu’nda Hacı Ahmet Mahallesi’nde bir eve yerleştiler. Baba bir çikolata fabrikasında bulduğu iş ile ailesini geçindirmeye çalışırken anne evdeki bir engelli çocuk ile yaşıyor, 7 çocuk da okula gidiyordu. Tek gelirle geçinmeye çalışan aile İstanbul’da da umduklarını bulamamışlardı.
Tüm bunların üstüne Emine’nin babası memleketini ziyaret etmek için İstanbul’dan Mardin’e akrabaları ile giderken geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. Babanın çalışması ile sağlanan gelir de artık gitmiş, yaşam onlar için daha zor olmuştu. Okulu biten 2 kız çocuğu mahallerinde bulunan bir tekstil firmasında işe başladı, büyük olan erkek çocuk ise askere gitti. Bakıma muhtaç olan engelli çocuk ile anne ilgilenirken, 3 çocuk da okullarına devam etti. Babalarının hayatını kaybetmesinden sonra iki ablanın kazancıyla zar zor geçinen ailesine destek olmak istedi Emine.
Tezgâhın üstüne yığıldı
Emine ne okumaktan vazgeçti ne de yaşadıkları geçim sıkıntısına kayıtsız kalabildi. Sabahları Piri Reis İlköğretim Okulu’na, öğlenleri de ablalarının çalıştığı tekstil fabrikasına giden Emine günlük işçi olarak çalışmaya başladı. Günlüğü 20 lira kazanan Emine bu parayla kendi ve diğer 3 kardeşinin okul masraflarına destek olmaya çalışıyordu. Geçtiğimiz Salı günü yine tekstil atölyesine gitti ve çalışmaya başladı. Her şey normalken bir anda çalıştığı tezgahın üzerine yığıldı. Arkadaşları Emine’nin omzundan kanlar aktığını gördü. Hemen Okmeydanı Araştırma ve Eğitim Hastanesi’ne kaldırılan Emine tüm çabalara rağmen kurtarılamadı.
Babasının yanına defnedildi
Emine’nin kısacık, zorlu, yürek burkan hayatı, nereden geldiği belli olmayan bir kurşunla son bulmuştu. Emine o kadar sıkıntı arasında biriktirdiği parayla Mardin’e otobüs bileti almıştı, bayramda babasının mezarını ziyaret edecekti. Emine babasına kavuşmak için bayramı beklerken, cenazesi önceki gün Bahçelievler Mahallesi’ndeki mezarlıkta babasının yanına defnedildi.
Emine’nin eniştesi Abdurrahman Tutuş, “Haftaya pazar otobüsle Mardin’e gidecekti. Biletini kestirmişti. Mutluydu babasının mezarına ziyaret edeceği için. Bayram ziyaretinden önce babasının yanına cenazesi gitti” dedi.
‘Neşeli bir çocuktu’
Demirel ailesinin akrabası Zerge Tutuş, Emine’yi, “Kuzenimin kızıydı. Babasının ölümü onu çok etkiledi. Önceden de hep maddi sıkıntıları vardı, hiç rahat yüzü görmediler ama bu yıl kadar kötü değildi. Emine olgun bir çocuktu, benim kızımla Piri Reis İlköğretim Okulu 8. sınıfa gidiyorlardı. Emine sabah okul öğlen işe gidip okul harçlığını çıkarıyordu. Kardeşlerinin okul masrafları da onun kazandığı 20 liradan karşılanıyordu. Tüm o zorluklara rağmen neşeli bir çocuktu” diye anlattı.
‘Burada hep silah sesi var’
Emine’nin eniştesi Abdurrah Tutuş, son zamanlarda bölgede silah seslerinin eksik olmadığını da söyleyerek, “Burası sahipsiz bir yer. Tarlabaşı yıkıldıktan sonra oradan çıkarılan herkes bu çevreye geldi. Yeni komşuları tanımıyoruz bile. İçlerinde iyi olan da vardır, bir şey diyemem ama yaklaşık 1 yıldır tatsızlıklar oluyor burada. Hacıhüsrev’den hep silah sesleri geliyor. Geçen sene bir komşumuzun camına girmişti kurşun. Hiçbirimizin can güvenliği kalmadı artık. Başka yere de taşınmak zor, ne yapacağımızı da bilmiyoruz” diye konuştu.
‘Yorgun kurşun’ kurbanı
Emine’yi öldüren kurşunun, Hacıhüsrev Mahallesi’nde iki çete arasında süren çatışmalardan birinden seken kurşun olduğu iddia edildi. Polis yaptığı incelemede, Emine’nin ‘yorgun kurşun’la hayatını kaybettiğini belirledi. Emine’nin olay sırasındaki duruş açışı ve merminin küçük kızın omzuna giriş açısını hesapladıktan sonra, merminin girdiği tekstil atölyesi penceresinden lazerle atış açısı ölçüm incelemesi yaptı. İncelemede kurşunun teksil atölyesinin karşısındaki tepede bulunan ve kuş uçuşu 200 metre uzaklıkta bir evden ateşlendiği tespit edildi. Cinayet Büro Amirliği ekipleri tespit edilen evde bulunan G.Y. adlı kadını gözaltına aldı. Yapılan incelemede evin balkonunda 9 mm çapında bir boş kovan bulundu. Evin balkonunun, tekstil atölyesini tam cepheden gördüğü belirtildi. Sorgusu yapılan G.Y. gönderildiği adliyede serbest bırakıldı.